Telefonun ekranını açtım ve mesajı gördüm. "Hemen benimle okulun bahçesinde bulusmalisin bu çok önemli.- Harry"
Ne kadar yüzsüz bir çocuk bu. onun yüzünden birileri beni kaçırıyor. Bana umrunda olmadığımı söylüyor ve şimdide buluşmaya çağırıyor. GİTMİCEM İŞTE! -Hadi ama kızım gurur yapma, önemli bir şey olabilir.- Nasıl bir iç sessin sen! Benim için çalışmalısın. Kapa çeneni! (İç ses bir arkadadimdan alıntıdır.)
Ne oldugnu gerçekten merak ediyordum. O yüzden ona kendimi gostermeyecektim ama oraya gidecektim
Üzerime birşeyler geçirip dışarı çıktım. Etraf karanlık ve soğuktu. Korkuyordum ama merakım daha baskın geliyordu.
Okulun bahçesine geldiğimde bir çalının arkasına sindim ve beklemeye başladım. Biraz sonra Harry geldi. "Amy, orda mısın? Amy. Kahretsin, gelmemiş!" diye sessizce bağırdı (Evet sessizce bağırdı:D ) ve küfürler savurarak arkasını donmutuki karanlığın arasından iki gölge üzerine doğru yürümeye başladı. Harry geriye doğru adımlar atıyor, aynı zamanda gözünü iki gölgeden ayırmıyordu. Daha sonra farklı bir çalının arkasına oturdu. Hafifçe başımı eğip ona baktığımda orada değildi. Buda neydi böyle. Yok mu olmuştu. Ah ne saçmaliyorum ben. Daha sonra kafamı golgelere cevirdigimde onlarda orada değildi. Yavaşça seslendim."Harry?" Ses yok. Tam okuldan çıkacaktım ki arkamdan birinin ismimi söylediğini duyup döndüm. Harry'i gördüğümde ona doğru koştum. "Bu da neydi? O adamlar kimdi? Yuzlerini göremedim. Kimsin sen ve benden ne istiyorsun!? Senin gibi bir belaya bulaşmak istemiyorum. " dedim sinirle ve kaşlarımı en sert şekilde çatıp Harry'e baktım. "Sadece sana şunu söylemek için çağırdım. Yaşadıklarımızı unut. Senden hoşlandığım falan yok. Ben kızları tavlar kullanır ve bir kenara atarım. Benden uzak dur. Gördüklerinden kimseye bahsetme ve bidaha benimle konuşma". İçim burkulmustu. Karnimda tırtıllarin dolaştığını hissedebiliyordum. Gerçekten tam olarak böyle hissediyordum. Karnima bir tekme yemiş gibi olmuştum. Neden bu kadar hayal kırıklığına uğradığımı anlamadim ama bende ondan nefret ediyordum. "Bende sana bayılıyordum zaten. " dedim ve arkamı döndüğümde büyük elleriyle kollarimi tutup beni kendine çevirdi Fazla yakindik. "Birşey daha söylemem gerekiyor." dedi. Tam ellerine vuracaktim ki arkamdan gelen araba sesiyle arkamı döndüm. Bu Scott'ı. Beni nasıl bulmuştu? Burada olacağımı nereden biliyordu. Hızlıça Harry'nin ellerinden kurtuldum ve arabaya koşup bindim. Scott arabanın kendi tarafındaki kapısını araladı dışarı kafasını çıkardı ve ağız hareketleriyle Harry'e birseyler söyledikten sonra arabaya bindi.
"Scott ben gerçekten bir şey yap-"
"Hıhı evet tabii Amy. Gecenin köründe buluşup kollarına yapışan da benim zaten. Seni kaç defa uyarmam gerekiyor. Bu çocuktan uzak duracaksin anladın mi beni?"
Kafamı hafifçe salladiktan sonra
"Beni nasıl buldun?" Eve geldiğimde annem uyuyordu ve odama çıkıp yattığımda seni fazla üzmüş olabileceğimi düşündüm ve odana gelip kapıyı tıklattım. Ses gelmeyince hafifçe araladim ve yoktun. İçeri girdim. Telefonun komidinin üzerinde açık bir şekilde duruyordu ve mesajı görüp geldim." dedi Oysaki telefonumu aldığımdan eminim. Ceplerimi kontrol ettim. Yoktu ama evden çıkarken ekrani kapatıp cebime koyduğuma yemin edebilirim.
Scott elini yavaşça cebine soktu ve telefonu çıkarttı. Bana uzatti" Ortalıkta bırakılmaması gereken birşey daha" dedi ve uzatti. Hafif kizardigimi hissediyordum. Ayrıca gozlerimde suluydu ama nedeni uykusuzluktu. Bunu kullanarak kendimi acındırıp affettirebilirdim. Gözümü sıkıca kapattım ve bir damla gözyaşı yanagimdan suzuldu. Zorlayarak burnumu çektim ve elimin tersiyle gözümü sildim Scott bana döndü ve "Aglama ama küçük Haidi. " dedi ve bana sarıldı. Bu son üç gündür hissettiğim en güzel duyguydu. En güzel andi ve suan zamani durdurmak istiyordum.
Eve geldiğimde odama çıktım telefonumdan Harry'nin numarasini silip telefonu kapattım. Yatagima girdim ve anında uykuya dalmış olmalıyım. Gözlerimi açtığımda heryer siyah-beyazdı ve sadece ben vardım. Çalılıkların içinde beyaz bir ev vardı ama çalılıkların grimsi tonu benim dikkatimi daha çok çekmişti. Etrafımdaki herşey beyaz ve siyahın tonlariydi. Gri şeyler çoğunluktaydı. Arkamda kirilan bir dal sesi duydum ve o tarafa döndüm. Harry'di. Bir rüyada olduğum çok belliydi. "Bir dakika, galiba rüya görüyorum." diyebildim. Harry gözlerini iyice açarak bana döndü ve"Eminmisin? Yasadiklarin ruyaysa? Gerçek olan buysa?" dedi ve yaklaşmaya başladı. Yaklaştıkça görüntü netlesiyordu. Çevremden yeşil şeylerin açık gri tonlarında olması gerektiğini anlamıştım ama Harry'nin yeşil gözleri simsiyahti. İrislerini boyamissiniz giydi. beyaz ve siyah gözler. Beyazligin içine bir mürekkep damlamis gibiydi. Ama her yeşil şey griyse onun gözleri neden siyahti. Tamamen siyah giyinmiştı. Benim üzerimde ise beyaz askılı kabarık bir elbise vardı. "Rüyada olduğuma eminim Styles. Yoksa bunu yapabilir miydim sence?" dedim ve bir taş alıp evin camını parçaladım. Kırık camlardan birini aldım ve koluma bir çizik attım. Kan kırmızı akıyordu. Herşey siyah beyaz fakat kan kırmızıydı. Aldırmadım. İstersem heryeri mor bile yapabilirdim. Burası benim ruyamdi. "Gördün mu ? Acımıyor bile." dedim ve Harry'nin gözlerine gozlerimi diktim.
"O halde bunu yapmamda bir sakınca yok." dedi ve koşarak yanıma gelip beni kendine bastırdı. Bu bir ruyaydi. Ağabeyim yoktu ve istediğimi yapabilirdim. Sadece ben biliyor olacaktım, sadece ben yaşayacaktım.
Harry'den önce davranıp dudaklarına egildim. "Nasıl olsa sadece ben bileceğim" dedim ve dudaklarimi dudaklarına bastirdim.
Hiçbir tepki vermiyordu. Sadece ben onu öpüyordum o da zorunluymuş gibi sadece belimi tutuyordu. Kafamı çektim ve yavaşça kaldırdım. Harry koluma bakiyordu. Hala kaniyordu ama acımıyordu. Kolumu üzerimdeki beyaz elbiseye sildim ve elbisem tamamen kırmızı olmuştu. Çevremdeki herşey kirmiziydi. Harry hala siyah giyimli siyah gozluydu. Lens takmayı dusunmeliydi. Siyah göz onu gerçekten çekici yapıyordu. "Bak artik her yer kırmızı oldu." dedim. O hala koluma bakıyordu. "Kolumda birşey mi var dedim ve kolumu gördüğüm an şoka ugradim. Simsiyah kan akıyordu ve çevredeki siyah olan sadece üç şey vardı. Bunlar Harry'nin gözleri, giysileri ve benim KANIMdı.
Arkadaşlar. Sizleri gerçekten çok seviyorum. Mükemmel bir giriş oldu bu . İleriki zamanlarda hikayemin okuyucularının artmasini diliyorum. Diğer hikayem "Just Us" a bakmayı unutmayın. Onun konusu Supernatural'den örnek alinmistir ve karakterler Supernatural oyuncularidir. Bakmanızı tavsiye ederim Ayrıca hikayemi okudugunuz için çok teşekkürler Vote'lamayi unutmayın ve okuyucu sayısı 55'i gectiginde yeni bölüm gelecek. Sizi seviyoruum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Trust Me (Güven Bana)
FanfictionHarry Styles her zaman kötü çocuktu. Derin gamzeleri, yesil gözleri ve kıvırcık çekici saçları beni kendine çekiyordu. Buna engel olmaya çalışırken onu daha iyi tanımaya başladım ve onun hayatında bir keşfe çıktım. Merhaba arkadaşlar; Bu ikinci hika...