Gözlerimi yavaşça açınca bulanık görüntü netleştiğinde, yanımda uyumakta olan Hakanı gördüm ilk olarak. Bunu görmek beni mutlu etmiş bir o kadar da şaşırtmıştı. İlk defa beraber uyuduğumuz bir gecenin ardından uyandığımda yanımdaydı. Arkası dönüktü ve yüz üstü uyuyordu. Siyah saçları beyaz yastığa dökülmüş, ahenk içinde dağılmıştı. Bir süre sadece bu görüntüyü izledim. Gözlerim çıplak sırtına kaydığında, hafif esmer teninin ne kadar da çekici olduğunu fark ettim. Sırtı pürüzsüzdü ve son zamanlarda spor yaptığı belliydi, epeyce kaslanmıştı. İçimden güçlü bir dokunma isteği gelmişti ama onu uyandırmak da istemiyordum. Sonunda dayanamayarak parmak uçlarımla hafifçe sırtına dokundum ve usulca kaydırdım parmaklarımı. Yumuşaktı... Bu yumuşaklık içime dalga dalga yayıldı. Hakan'a dokunmak, hala ilk defa dokunduğumda yaşadığım hisleri yaratıyordu bende. Parmaklarımı sırtından çektikten sonra hafifçe kıpırdamıştı. Sanırım uyanmak üzereydi. Biraz daha kıpırdadıktan sonra yüzünü bana döndü ama hala uyuyordu. Mükemmel bir biçimde şekillenmiş yüzünü izledim bir süre. Yüzüne düşmüş saçları usulca yüzünden uzaklaştırdım. Gözlerini çevreleyen siyah kirpikleri uykusunda ona masum bir hava vermişti. Yüzünde ara sıra görünen o çocuksu masum ifade uyurken de ortaya çıkıyordu demek ki. Onu ilk defa uyurken izliyordum ve bunu yapmak gerçekten keyifliydi. Yine kendimi tutamayıp hafifçe yanağına ve dudaklarına dokundum. Bu sefer uyanmıştı yavaşça gözlerini açtı.
-Uyandığımda ilk seni görmek müthiş bir şey, dedi uykulu sesiyle.
-Evet, bence de. Ama senin aksine ben ilk kez yaşıyorum bunu...dedim sesim oldukça kırgın çıkmıştı.
Yanağını okşayan elimi alıp dudaklarına götürdü ve öpmeye başladı. Defalarca öptü... Her bir öpüşü kalbimde küçük bir heyecana ve çarpıntıya yol açıyordu. Her bir öpücükte adeta havalanıp uçuyordum. Yumuşak dudakları doğrudan ruhuma dokunuyordu sanki. Bu kadar mutlu olmak normal miydi acaba? Neredeyse 30 yaşına gelmiş bir adamdım artık, hala bu kadar heyecan yaşamak normal miydi? Başka bir adama bu kadar aşık olmak normal miydi?
Bir süre sessizce birbirimizi izledikten sonra, Hakan elini omzumda gezdirmeye başladı.
-Ben acıktım, dedi.
Evet, ben de acıkmıştım. Sonra yüzünde neşeli bir ifade belirdi.
-Beraber kahvaltı hazırlamaya ne dersin? Normal çiftler gibi, dedi heyecanla.
-Normal çiftler kısmından emin değilim ama kahvaltı hazırlamalıyız.
-Neden normal çift olamıyoruz ki? dedi sitemli bir tonla.
-Birincisi ikimiz de erkeğiz, ikincisi normal çiftler birbirini yılda iki kere görmez.
-Doğru, normal bir çift olamadığımız için üzgünüm. İkimizin de erkek olması konusunda bir şey yapamam. Ama her sabah beraber uyanmak, kahvaltı yapmak, akşam yemeğini beraber yemek, gece olunca beraber uyumak, tüm bunları sana veremediğim için üzgünüm.
-Üzgün olmana gerek yok, şimdi yanımdasın önemli olan bu.
-Bundan sonra hep yanında olacağım. Söz veriyorum hepsini telafi edeceğim.
Bir şey söylemedim. Bu konu benim için fazla üzücüydü. Sırt üstü uzandım. 3 yıldan fazla zamandır birbirimizi tanıyorduk ama toplamda birlikte olduğumuz zaman saatlerle sınırlıydı. Bir süre sessizce bekledikten sonra Hakan çenemden tuttu ve yüzümü kendisine doğru çevirdi.
-Neden bir iz bırakmadan ortadan kayboldun Kerem? Benden intikam mı almak istedin?
-Yalnız kalmaya ihtiyacım vardı. Tek sebebi bu...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KAÇAK
RomanceHer gün restorana gelen gizemli müşteriyi takip etmeye karar veren Kerem'in hayatı bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır. BoyxBoy
