17. Bölüm

39K 1.2K 59
                                        

"Korkuyorum. "  diye sadece fısıldadım aynada ki görüntümüze bakarken. 

"Neden ? " 

"Ya iyi bir anne olamazsam. Ya bana bir şey olur da... "  devamını getirememiştim. Korkuyordum. korkularım vardı. Ben bunlarla yüzleşmeden çocuk sahibi olamazdım. 

°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●

İçimden düşüncelerimi bir kenara itekledikten sonra arkamı döndüğüm de Mirza beline havlu bağlamış bir şekilde duruyordu. 

" Şey... sen üstünü giyin. Bende kahvaltı hazırlayayım. " dedikten sonra gözlerinin içine baktığım da gülümseyerek bana bakıyordu.  Eğilip alnımdan öptükten sonra arkasını dönüp dolaba ilerledi.

" Bence de kahvaltı yapalım. " dedikten sonra elindeki küçük havlu ile saçlarını kurutmaya başladı. Gözlerimi devirdikten sonra odadan çıkmıştım. Soğuk nevale...  Aşağıya indikten sonra bir kaç oda gezdikten sonra mutfağı bulabilmiştim. İlk ocağa çay suyunu koyduktan sonra buzdolabından çıkardığım kahvaltılıkları da birer tabağa yerleştirdikten sonra arkamda bulunan masaya yerleştirdim. tabak , çatal , bıçakları da yerleştirdim. Sanki fazlası ile boş duruyordu sofra...  Aslında Mirzanın bekleyeceğini bilsem poğaça veya kek yapardım ama bekleyeceğini düşünmüyordum. Dolaba ilerleyip başka neler yapabilirim diye bakınırken belime dolanan kollar ile yerimde sıçradım. Tabi ki arkamda ki kişi Mirzaydı ama bir anda sarılınca insan korkuyordu. Kendimi geri çekmek istediğim de bu sefer o kendine çekmişti. Tabi ki de Mirza ile güç yarıştırmayacağım. 

" Larin dışarı çıkacakmış ama Kenan izin vermiyor. "

" Ee ? " 

 " O da demiş Arya da gelsin ? Gidecek misin ? " diye sorduğun da içimden düşündüm. Gidecek miydim ? Daha doğrusu gidecek ruh halinde miydim? Hayır. 

" Şey... O buraya gelse , evde takılsak. Hiç dışarı çıkasım yok. " dediğim de başını olumlu anlamda salladı. 

" Ben arayıp söyleyeyim. "  dediğinde başımı olumlu anlamda salladım.  En iyisi kahvaltıdan sonra Almi'yi de arayıp ona da haber vereyim. Çayın altını kıstıktan sonra masanın kenarında bulunan sandalyeyi çekip oturdum.  Gözlerimi yavaşça kapattıktan sonra gözümün önüne gelen görüntüler ile gülümsedim. Küçücük bir kız çocuğunun ellerinden destekleyip paytak adımlar ile karşımızda bulunan Mirza'ya ilerliyorduk. Omzuma değen el ile gözlerimi açtığım da sanki bir iki dakika içerisinde uyuyup uyanmışım gibi hissetmiştim. 

" Arya ? İyi misin ? " diye konuşan Mirzaya bakıp gülümsedim. 

" İyiyim , sadece fazlasıyla uykum var . "  dedikten sonra sandalyeyi çekip oturdu.

" İstersen Kenan'a haber vereyim. Sen bugün dinlen. " dediğin de başımı olumsuz anlamda salladım. 

" Gerek yok . Ben iyiyim . Hem akşam Kenan ile Ahmet'e de söyle bize gelsinler. Yemek falan yeriz. " dediğimde başını onaylamaz bir şekilde salladı.

" Gerek yok ! " 

" Gerek yok mu ? Neden ! "  dediğim de bana bakıp tabağına kahvaltılık doldurmaya başladı. 

" Şimdi gelecekler ; yemek işi, hizmet falan derken daha fazla yorulacaksın. O yüzden hiç gerek yok. " dedikten sonra tabağına gömülmüştü. Sandalyeden kalkıp altını kıstığım çayı bardaklara döktükten sonra masaya geri döndüm.  Bardağın birini Mirzanın önüne bıraktıktan sonra diğer bardağı da masaya bırakıp sandalyeye oturmuştum. 

Mardin DoktoruBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin