Ben geldim... İlk olarak Hepimizin başı sağ olsun. Haberleri falan izleyince insanın tüyleri diken diken oluyor. Ya aslında çok söyleyeceğim şey var ama bunları cümleye aktaramıyorum. Sadece şunu söyleyeceğim Çok üzgünüm. Tek temennimiz bir daha böyle bir gün yaşamamak...
°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●
Vatan için yaşayıp öldünüz; siz toprağa değil, kalplere gömüldünüz.
°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●
"Önemi yok... Bu arada yarın seninle bir yere gideceğiz haberin olsun ! " dediğinde şaşırmıştım. Nereye gidecektik ki ?
"Nereye gideceğiz ? "
" Göreve başlama zamanınız gelmedi mi DOKTOR HANIM ? "
°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●°●
"Yani yarın işe mi başlıyorum ? " diye içimde tarifi olmayan bir heyecan ile sordum.
"Yarın sadece imza işini hallederiz. Bir hafta sonra başlarsın. Bu sürede de odanı falan düzenlersin. " dediğinde çok mutlu olmuştum. Yüzümde ki gülümseme ile Mirzaya sımsıkı sarıldım. Çok mutlu olmuştum. Kendimi geri çekmeye çalıştığım da Mirzanın kolları buna engel oldu.
"Mirza bırakır mısın ? " dediğim de sanki daha fazla sıkabilir gibi daha da çok sarıldı. Başımı kaldırdığım da Mirzanın ormanı andıran yeşil gözlerine odaklandım. Çok güzellerdi.
"Neden bırakacakmışım ? "
" Neden bırakmayacaksın ? " diye ona soruyla cevap verdiğim de yüzünde eşsiz bir gülümseme belirdi. Oda da çalan Melodik ses ile Mirzanın kollarından kıvrak bir şekilde çıkıp komodinin üzerinde bulunan telefonumu elime aldığım da Alminin aradığını gördüm.
" Kim arıyor ? " diye soran mirzaya bakıp cevap vermeden yeşil ikonu kaydırıp kulağıma götürdüğüm de ağzımı kıpırdatıp sadece ' Almi ' dedim.
" Söyle... Almi de yarın gelsin hastaneye ! " dediğinde başımı sallamıştım.
"Arya ! " diye bağıran Almi ile dikkatimi telefona verdim.
"Efendim ? "
"Naber ? "
"İyi... sen ? "
"Bende çok iyiyim. Ee ne yapıyorsunuz ? " diye sorduğunda koltukta oturmuş Mirzaya göz attım.
"Hiç oturuyoruz. Sen ne yapıyorsun ? " derken yatağın kenarına oturdum.
"Hiç... Yemeğe gidiyorum... Yani gidiyoruz . "
"Kiminle ? " diye şok olmuş bir şekilde sormuştum.
"Şey... Ahmet ile ya. Dün düğün de iddaa'ya girdik. O yüzden yemeğe gidiyoruz. " Dediğinde yanında Ahmetin varlığı ile sorguya çekemezdim .
"Peki.. sonra nasıl olsa anlatırsın . Unutmadan yarın hastaneye gidecekmişiz imza işi için . " dediğimde Almi ' hım' gibi sesler çıkardıktan sonra konuşmaya başladı.
"Tamam o zaman yarın gelirim. Birde ben bir kaç günlüğüne İstanbul ' a gitmeyi düşünüyorum."
"Neden ? " dediğimde derin bir nefes almıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mardin Doktoru
General FictionMezopotamya'ya tepeden bakan ama bir o kadar da mütevazi Mardin . Onlarca farklı kültürü, dili, dini aynı yerde harman etmiş , ve birbirine karıştırmadan yaşatmış Mardin . Dışı seni , içi beni yakan Mardin. *** İnsanlar hayatlarında nel...
