!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Umarım beğenirsiniz. Yeni kitabım "Kamp Ateşi" ne de göz atarsanız çok mutlu olurum. Çok teşekkür ederim ! İyi okumalaar :) <3
!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Bölüm 17:
Telefonumun binlerce kez titremesiyle uyandım. Biri trilyonlarca mesaj yağdırıyordu. Hepsi Scott'dandı. Mesajları okumak yerine direk aradım.
- Şey Cara ben üzgünüm. Dünkü söylediklerimden. Senden nefret etmiyorum sadece kızgınım.
- Etmeye hakkın var. Hakettim.
- Hayır. Sadece aşıktın. Herneyse bu konuya çok dalmak istemiyorum. Bu akşam bir şeyler yapalım mı ? Hadi bunu bir özür olarak sayabilirim.
- Scott bilmiyorum. Biraz tuhaf olmaz mı ?
- Sadece arkadaş olarak söz veriyorum. Sadece bir kafeye gideriz. Şaşalı şeyler de olmaz. Tamam mı ?
- Tamam o zaman.
- 6'da size yakın olan Starbucks'ta o zaman.
- Tamam. Görüşürüz.
- Görüşürüz
Telefonu kapattıktan sonra hazırlanmaya başladım. Scott'la buluşmadan önce bunu Dash'e ısındıra ısındıra anlatmam gerekiyordu. Bu yüzden hızla duş alıp saçımı köpükle doğal dalgalı haline bıraktım. Üzerime siyah dar pantolumu ve beyaz tuniğimi giydim ve evden çıktım. Direk Dash'in evime doğru gittim. Giderken ikimiz içinde kahfe aldım. Biraz stresliydim ama Dash anlayış göstercekti bundan emindim. Gösterirdi di mi ? ( tabiki HAYIR ! ) Evinin önüne geldiğimde baya uzun süre zilini çaldım. Hala uyanmadığı belliydi. Neredeyse gidecektim ki uykulu gözlerle kapıyı açtı. Beni görünce yüzünde tatlı bir gülümseme oluştu. Ona doğru yaklaştım ve kahveleri düşürmemeye çalışarak ona sarıldım ve küçük bir öpücük verdim.
"Günaydın."
"Günaydın." Sesi kısık ve tatlı bir şekilde çıkıyordu.
"Şikayetçi olduğumdan değil de bu saatte burada ne işin var ?"
"Hiç seni çok seviyorum."
Kapıyı kapatırken bana seksi bir şekilde gülümsedi.
"Bunu yutmam."
Ona yaklaştım ve olabildiğince dikkat dağıtıcı bir şekilde onu öptüm.
"Şey en azındam bunu kahvelerimizi bitirene kadar erteleyebiliriz."
"Ahh...Ölümcül bir hastalığa yakalandım dimi ?"
Kafasına hafifçe vurdum.
"Gerizekalı şey."
Masum bir şekilde ellerini havaya kaldırdı.
"Tamam. Tamam kızma."
Kahvelerimizi bitirdik.Ve uzun uzum sohbet ettik. O kadar güzel bir an yaşıyorduk ki bunu bozmak zorunda olmaktan nefret etmiştim. Ama artık eve gitmem gerekiyordu.
"Şey artık söyleyim mi ?"
Kafasını koltuktaki şişko yastığa gömdü.
"Hayır. Hayır. Hayır ! Duymak istemiyorum."
"Dash... Hadi ama."
"Ne kadar kötü ?"
"Hangimizin açısından ?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KABUL ET : Seviyorsun !
Romance"Benim bir sevgilim var." "Bu benim için engel değil " Kulağına doğru yaklaştım ve fısıldadım. "Benim için öyle"
