BÖLÜM 14

4.6K 192 465
                                        


Merhaba canlarım ciğerlerim. Geç geldik biliyorum bunun için özür dilerim. Hepinizi tek tek öpüyorum.

İyi okumalar birtanelerim.

Gece pek uyuyamamıştım. Yapılacak daveti düşündüm. Orada Selçuk'la yakın durmam lazımdı. Sonuçta herkes bizim aşk evliliği yaptığımızı sanıyordu. Pot kıramazdım.

Sabaha karşı daldığım uykudan alarmın sesiyle uyanmıştım. İrkilerek saate baktım ve kalkıp odadan çıktım. Selçuk'un odasına geçtiğimde hala uyuduğunu gördüm. Giyinmek için dolaptan yeni kıyafet aldım ve sessizce kendi odama geçtim. Üzerimi değiştirdikten sonra yüzümü de yıkayıp saçlarımı topladım. Önce banyodan sonra da odadan yine sessizce çıktım. Nazlı'nın kaldığı odanın önüne gelip yavaşça kapıyı araladım. Uzun zamandır arkadaştık ve aramızda bunun lafı olmazdı. Aralıktan kafamı soktuğumda odanın oldukça düzenli olduğunu gördüm. Gülümseyerek içeri girdim. Nazlı yatağı toplamış, kıyafetleri de katlayıp yatağın üzerine koymuştu. Cadıydı, bazen çok konuşur beni sinir ederdi ama çok iyi kızdı benim dostum. Bu düşüncelerle gülümsemem büyüdü. Vakit kaybetmeden odadan çıktım. Ufuk'un odasına da aynı sessizlikle giriş yaptığımda kardeşimin mışıl mışıl uyuduğunu gördüm. Başucundaki sehpada duran telefonunun tuşuna bastım. Ekran açıldığında şaşırmamıştım çünkü kardeşim hala alarm kurmaktan bihaberdi.

Galiba bunun sorumlusu bendim. Pimpirikli biri olduğum için erken kalkar, kardeşimi uyandırırdım. Kardeşim bu yüzden alarm kurma alışkanlığı kazanmamıştı. Ancak ben severek uyandırıyordum onu her sabah ve emindim ki ilerideki eşi de -isteğim Nazlı olması- onu severek uyandıracaktır. Ne kadar sert durmaya çalışsa da çok sevimliydi. İnsanın yanaklarını sıkası geliyordu yahu!

Silkinerek kardeşimi övmeyi sonraya bıraktım. Yanına yaklaşıp yatağın boş tarafına oturdum ve saçlarını okşadım.
"Ufuk? Ablacım hadi uyan." Mırıldanarak yan döndü. Elinin birini yastığın altına koydu, uyumaya devam etti. Gülümseyerek yanağına bir öpücük kondurdum ve sesimi değiştirip Nazlı'nın taklidini yaptım.
"Ufuk? Birtanem hadi uyan işe geç kalacaksın. Hadi kızımızla oğlumuz seni kahvaltı sofrasında bekliyor." Yüzündeki geniş gülümsemeyle mırıldandı:
"Boşver beklesinler. Gel biraz daha uyuyalım." Şakasına yaptığım şeyin yönü başka şeylere kayıyordu. Kolumdan tutup gözleri hala kapalıyken beni yatağa çekmeye çalıştı. Direniyordum ama yanaklarını sıkacak kadar çok sevdiğim kardeşim bunun yanında güçlüydü de. Kaşlarımı çatarak elimi çekmeye çalıştım. Başaramayınca diğer elimle 'Ya Hak!' diyerek tokadı yapıştırdım.

"LAN!" Ufuk yataktan işte böyle haykırarak kalkmıştı. Hemen elimi ağzına kapatıp susturdum. Gözlerini açtı. Beni görünce kaşlarını çatarak bakışlarını odada gezdirdi.
"Oblo?" Elimi ağzından çektim ve gülümsedim.
"Günaydın kardeşim, hadi kalk sabah oldu. İşe geç kalmak istemezsin değil mi?"
Ve onu şaşkın bakışlarıyla başbaşa bıraktım.

Sıra Selçuk'u uyandırmaktaydı. Endişeliydim, ellerim terlemişti. Sanki başbakandı yahu! Kızım kocan o senin, hadi elini korkak alıştırma. İçsesim de tam lazım olduğu zamanlarda teşrif eder zaten. Haklıydı kocamdı ama yabancı bir erkekti ne de olsa. Çekinmem normaldi.
Daha fazla düşünmeden odaya girdim. Yüzüstü yatmıştı. Başını sağ tarafa çevirmiş, kollarını yastığın altına sokmuştu. Hafif aralık dudakları ve dağınık saçlarıyla oldukça yakışıklıydı. Adamı biraz daha översen işe geç kalacak. Hem çekiniyorum diyorsun hem de adamı yiyecek gibi bakıyorsun ben anlamadım. İçsesimin yine olaya dahil olmasıyla utandım. Silkindim ve kendimi aşka kaptırıp kaptırmamam konusundaki ikilemde şimdilik kaptırmamayı seçtim. Yatağın boş olan kenarına oturdum. Selçuk hiç de kitaplarda okuduğum adamlar gibi diken üstünde uyumuyordu. Bildiğin derince ve huzurlu uyuyordu. Elimi saçlarını okşamak için kaldırdığımda bir anda gelen 'Ne yapıyorum ben?!' düşüncesiyle durdum. Amacım onu uyandırmaktı ve bunu her 'çakma' eşin yapacağı şekilde yapmalıydım. Boğazımı temizledikten sonra seslendim.
"Selçuk? Hadi uyan sabah oldu." Derin uyumasına rağmen seslere duyarlı olacak ki mırıldanarak kıpırdandı. Şimdi yüzü bana dönük olacak şekilde yan yatıyordu.
"Anne bugün okula gitmek istemiyorum. Biraz daha uyusam olur mu?"

ANLAŞMABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin