Babam çıktıktan sonra bir süre daha abla larımın yanında oturup sonra kalktım. Doğrudan odama çıktım. Odama girmeden kapıdan içeri baktım. Odamı ilk gördüğüm an aklıma geldi. Ne kadar da mutlu olmuştum.
Ne kadar güzel hayallerimiz vardı... şimdi istediğim tek birşey vardı oda biran önce burdan gitmekti.
Odama girdim ve dolabımı açtım. İçerisinden sadece eski evimizden getirdiğim eşyaları yatağıma koydum. Bavulumun nerde olduğunu biliyordum. Annem yatağımın altına koymuştu. Demiştiki birgün tatile gidersek hazırda dursun.
Eyilip yatağının altındaki bavulumu çıkardım. Yerden kaldırmadan fermuarını açıp yatakdaki herşeyi içine attım. Biraz zor olsada kapattım. Bavulumu kaldırıp odamdan çıktım. Sonra son birkez daha arkamı dönüp odama bakıp kapıyı kapatdım.
Ablalarımın yanına geri döndüğümde halen aynı yerlerinde oturmuş ağlıyorlardı. Buğra ve Ateş yanlarında onları teselli ediyorlardı.
Ben hazırım. Toparladım eşyalarımı.
Funda ablam gözyaşlarını silip bana sert bir bakış attı.
Sanem: gerizekalı! Ne meraklıymışsın hemen taşınmaya. Mal hiç anne aklına geldimi? Aptal ha aptal! Anne geldiğinde bizi bulamazsa? Bunu hiç düşündünmü?
Buğra: hey, sakin ol!
Ateş: sizde hazırlanmaya başlasanız iyi olur.
Funda: Sanem, haklılar. Hazırlanmaya başlamamız lazım. Daha çok işimiz var.
Ateş: birkaç birşeyleri verin arabama koyayım..
Sanem sakin bir şekilde: ozaman ilk kıyafetlerimizi toparlayalım Ateşin arabasına yerleştirelim.
Ateş bavulumu arabasına götürdü diğer üçüde yukarı kıyafetleri toparlamaya çıktılar.. Ben uzun süre olduğum yerde kaldım. Sonra ses duyunca başımı kaldırıp baktım. Ateş ve Buğra birşeyler taşıyorlardı. Onlar kapıya doğru giderken Bende abla larımın yanına çıktım. Çok geçmeden buldum ikisinide. Babam ların odasında dolaptan kıyafetler çikariyorlardı. Beni farketmemişlerdi.
Sanem: ya ben bu evde yaşamak istiyorum.
Ya Sanem, artık mızlamayı bırak da toparlan! Bende bu duruma üzgünüm.
Kapıyı tıklayıp içeri girdim. Yardım lazım mı?
Sanem: Eren sıkma canımı!
Funda: Sanem! Yeter et! Eren, sen eşyalarını toparladınmı?
Ben fazla birşey koymadım. Bir kaç kıyafet.
Ablalarım annem ve babamın kıyafetlerini hazırlarken bende yanlarında oturuyordum.
Funda: babamı aradım. İstediğiniz mobilyaları ayarlayın aşağa kapının önüne indirinebildiğinizi indirin gerisini ben geldiğimde halledeceğim dedi.
Abla, bir daha geri gelmeyecek miyiz?
Sanem: Ne mutlu sana değilmi?
Ablama cevab vermemek için cama doğru kafamı çevirdim. Hava gri gibiydi. Sanırım yağmur yağacak.
Funda: bulutlar bile üzgün burdan taşınmamızı istemiyor.
Buğra: yatakları indirdik şimdi?
Abla larım hangileri olduğunu gösteriyorlardı ve sırayla eşyaları indiriyorlardı. Hava iyice kararmıştı.
Buğra daha sonra gelip annemlerin yatağına attı kendini: geberdim ya, off... ne kadar yoruldum be. Funda ablam yanına oturdu. Sanem ablam da gelip yere oturdu. Bi kısa süre sonra içeri Ateş girdi.
Yorulduk be... o hava nasıl kötü gözüküyor. Birazdan şimşek atmaya başlar.
Dedi ve cama doğru gitti. Bir süre sonra belkide bir kaç saniyeydi bize doğru döndü ve yüzü bembeyaz dı.
Funda: Ateş?
Birden koşmaya başladı. Biz biran şaşırarak arkasından baktıktan sonra koşmaya başladık. Diğerleti Ateş diye bağrıyorlardı. Ateş birşey deneden kapıdan çıktı. Biz kapıyı açtığımız da arabaya binip gitmişti.
Buğra: ne oldu lan buna?
Sanem: bilmiyorum ki camdan baktı ve koşmaya başladı.
Funda: çıkıp bakalım ne gördü diye.
Hep birlikte yukarı çıktık, bizimkiler camdan bakında dondu kaldılar.
Ne oldu? Bana da söyleyin.
Sanem titrek sesle: bunlar kim?
Bupra: zo-ombi!
Zombi ney? Birileri mi evimize girmeye çalışıyor?
Ablalarim çığlık atıp ağlamaya başladılar.
Neoldu? Banada deyin.
Buğra bağırarak: hortlak bunlar. Aşağıdaki cam ve kapıları kilitleyelim. Önüne birşeyler koyalım. İçeri girmemeliler.
Üçü birden aşağıya koştular bende cama tırmandım.
