20 yıl sonra
İşden erken çıkınca alışverişe gitmeye karar verdim. Alışverişten nefret etmeme rağmen mecbur olduğum için gidiyorum . Çünkü bunu da Aynur ablama yüklüyemezdim.
Market de aklıma gelen herşeyi aldım. Tabiki Aynur ablamın sevdikleri şeyleri. Özelikle cips. Hiç dayanamaz cipse.
Daha sonra bir sürü poşetlerle eve döndüm.
Aynur abla, nerdesin? Şu poşetleri elimden al sana.
Dur dur, geliyorum. Bir saniye.
Ellerim koptu deyip poşetleri yere bıraktım . Sonra Aynur ablam ile mutfağa taşıdık.
Biraz kızgın bir dikde Aynur ablam: Yine ne aldın bu kadar?
Ne bileyim abla, Sen ne lazım diye demeyince bende aklıma gelenleri aldım.
Çok abartmışsın bu kadar şeyi sen ne ara yiyeceksin deyip kafasını salladı.
Açıkcası biraz vicdan azabı diyip güldüm .
Aynur ablam poşetleri boşaltdıktan sonra sofrayı kurdu. Bugün birlikte akşam yemeyi yiyecektik.
Bak Erenciğim, bak tatlım. Eniştende bende kırk kere söyledik sana sen rahart ol. Bize yük değilsin ki.
Biliyorum ama birde yarın işden sonra patronlara davetliyim.
Evet, çok güzel. Belki seni kız kardeşiyle tasnıştırıllar.
Beni bi kahkaha tutdu. Sakinleştik ten sonra dedim ki: abla, ne diyorsun? Birincisi o daha yeni onsekiz olacak ben yırmıyedi yaşındayım 2. Onu 11 yaşında görmüştüm abla çok çirkin bir kızdı. Öyle böyle değil.
Aynur abla sert bir şekilde: Eren, o zaman daha çocukmuş. Hem onu geçtim de artık evlenmen lazım yaşın geldi.
Üfff abla başlama yine. Bak ne diyeceyim yarın ben yokum , Sen güzel akşam yemeyi yap. Şimdi yeğenlerim gelecek onlara aldığım. Tatlıları da verirsin.
Çok şımartıyorsun bunları.
Yok be ablam sizden başka kimim var benim.
Eren, tüm aile seninle görüşüp sana yardım etmek istiyorlar bunu biliyorsun.
Ben alaylı bir şekilde:
Tabii ki ne demezsin. Ben ailemi kayıp ettiğimde kimse yoktu senin annen ve baban dışında.
Neyse canım yine başlamayalım. Hadi yemeğini bitir.
Yemek yedikten sonra birlikte otutup sohbet ettik.
Sanem ablamı yatırtıkdan sonra Aynur ablam eve giiti.
Ertesi gün sabah kalkıp kahvaltımı yaptım. Üzerimi giyinip Aynur ablam gelene kadar Sanem ablamın yanına gidip oturdum. Çok üzülüyordum ablamın bu haline. Metehan abim bir müjdem var dedi çok sevineceksin. Çok merak ediyorum ne diye.
Ben kendi kendime düşünürken içeri Aynur abla girdi.
Günaydın paşam geç kaldım kusura bakma.
Günaydın abla tam vaktinde geldin deyip kalkıp eşyalarımı aldım. Ben çıkıyorum akşam görüşürüz.
Ha Eren, enişten dediki kaç da gelmek isterse o saatde gelsin. Yarın enişten evde nasıl olsa. Yani sen kafana göre takıl.
Sağolun hakkınızı ödeyemem dedim ve çıktım evden. Aslında böyle erken gitmeme gerek yoktu ama benim temizlik işcisi olduğumu düşündükleri için hep erken çıkıyorum evden.
İş yerim ıssız yerde. Büyük bir alan bize ait. Hem spor yapıyoruz hemde bazı yeni çıkan silahları deniyoruz. Talimat falan yapıyoruz.
Yani anladınızmı benim mesleyimi?Evet, ben bi canavar avcısıyım!
Hiç kimse bilmiyor hiç kimse tahmin bile etmiyor. Aileme ne olduğunu da kimse bilmiyor herkes evde yangın çıktı sanıyor.
Uzun süre askerlik yaptıktan sonra... tamam tamam uzun derken dört sene. çocukluğum dan beri bana sahiplenen Metehan abim artık hazırsın diyip beni işe aldı. Sonra birde kendi ekibine alınca dünya benim oldu.
