"TELEFON KAPATMA VAKASI "

84 17 3
                                        

Rüya'nın ağzından

Dün akşam Hazal ağzı kulaklarında gelmişti eve. Tabi ki o gelesiye kadar beklemiştik. Her ne kadar yarım saat diye belirttiği zaman dilimi iki saate kadar dayansada.

Büyük bir sırıtışla gelip önce direk bize sarılmıştı. Ben bu aralar Hazal'ın bu kadar mutlu olduğunu hatırlamıyordum. 

Binlerce kez teşekkür etmişti ayrıca. Aldığı en güzel hediye olduğunu söylemişti. Aylin ile Azranın emeğini yok sayamazdım. Yaptığı kek ve kurabiyelerden Özgür'e vermişlerdi çünkü Özgür'ü ikna etmek kolay olmamıştı.  Ev arkadaşına bile şantaj yoluyla yardım etmişti çocuk.

Bir hafta boyunca evi Umut toplayacaktı ve zaten Umutta seve seve kabul etmişti.

Olayın üzerinden tam bir hafta geçmişti ve Hazal bu bir haftadır, bir mutluydu bir pozitifti, sormayın gitsin.

Çok şükür ki regli olayından da kurtulmuştum. Ne yazık ki bu sefer de Azra'ya vurmuştu piyango, şans işte.

Bugün hep beraber bir şeyler yapacaktık. Yani bizim grup, Umut ve ev arkadaşı Özgür! Bu arada Özgür'ün Aylin'e nasıl baktığı ayrı konu, onu da farketmedim değil ama.

"Heeeyy Rüya, sana sesleniyorum iki saattir bi' tepki versene be kızım! "

"Dalmışım ne var ya"

"Denizde miyiz de dalıyorsun be kuşum? "

"Aylin sen bu aralar Hazalla falan mı takılmaya başladın? Hayır bu kadar kötü ve kalitesiz espriler anca ondan çıkabilir de."

"Bir iki şey kulağıma aşina olmuş olabilir, sonuçta aynı evde yaşıyoruz. Neyse neyse, sen benim rimelimi gördün mü ya? İki saattir bakınıyorum, bulamadım. "

"Görmedim ama yoksa ortalıklarda benimkini kullan, akşam bakarız bir daha, buralarda bir yerlerdedir. Uçmamıştır merak etme."

"Şimdi annemin sözünü daha iyi anlıyorum. 'Kızım herhangi bir şeyini sabit bir yere koymadıkça onu arasanda bulamazsın' derdi hep. Ne kadar da doğru söylemiş ama!"

"Aynen, zaten annelerin klasik ama gerçekçi lafları arasında geçer hep" lafından sonra gülüştük.

"Eee nereye gidiyoruz bakalım? " diye söze girmiştim birkaç dakika sonra.

"Bilmem, Umut bir şeyler ayarlamış, yani biliyorsunuz o burayı bizden daha iyi biliyor. Biz nereye gitsek yollar hep karışık olduğu için otobüs yerine taksiye biniyoruz ve bu bizim için eksi bir durum."

"Yalnız 'bilmem Umut ayarlamıştan' başladın, bize olan taksi zararıyla bitirdin Hazal. Sende ki nasıl bir kafa bende istiyorum."

"İnsan kafası canım ama sana pek uyacağını sanmam, malum zombiler beyin yiyor güvendesin" diyerek göz kırptı Aylin.

"Hey hey Aylin bu kadar iğrenç bir espriyi kaldıramayız cidden. O yüzden bulaşık işi senin" diyerek kollarından tuttum ve onu mutfağa sürükledim. Sitem edip, yapmamak için ısrar etmeye çalışsada mutfağa soktum ve kapıyı arkasından kapatıp, "O işleri bitirmeden buradan çıkma" dedim.

Aslında bilerek Aylini seçmiştim çünkü hem eli hızlıydı, hem de az bulaşık vardı zaten!

Salona döndüğümde "İş tamamdır." diyerek ellerimi birbirime çırptım ve gülümsedim.

"İş falan bitmedi Rüya çünkü salon senin" diyerek pis pis sırıttı Azra.

Aman Allahım!

Fark ettim de salon berbat halde!

Herkesin milyonlarca parça eşyası var. E tabi biz bu evde dört kız kaldığımıza göre, bunun dört katı demek!

SİLSİLEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin