"TAM BİR KANKA"

121 22 0
                                        

~ 1 SENE ÖNCE ~

Uçaktan indiğimizde Antalya'ya neden daha önce gelmedik diye düşünüyordum. Tamam amcamlar burada oturuyordu ama arkadaşlarla gelmek daha farklı bir duyguydu. Liseden 4 kız olarak gelmiştik ve eğlence bize gör kırpıyor gibiydi. 2 haftalık tatilimizi doyasıya geçirmeyi planlıyorduk. Bize kalsa daha çok kalırdık ama ailelerden verilen izinleri en fazla bu kadar uzattırabilmiştik. Hiç öyle başına buyruk bir kız olarak takılmazdım, takılmazdık.

"Rüyağğğ, biz cidden Antalyada mıyız lan?" derken bir yandanda elindeki valiziyle koşmaya çalışıp, etrafında dönüyordu. Gerçekten Hazal bazen çocuklardan bile çocuk olabiliyordu.

"Evet Hazal da burada abartılacak bir yer göremiyorum. Ne bu neşe?"

"Arkadaşlarımla geçireceğim ilk tatil ve Antalya desem ?" diyerek kahkaha attı. Bende dayanamayarak güldüm.

"Benimde sizinle ilk tatilim. Sizinle dediğim arkadaşlarımla ilk tatilim, gerçekten heyecan verici" derken hem etrafı inceliyor hemde boş taksi arıyordum.

"Neyse kızlar ben boş bir taksi gördüm." diyen Aylin'e 'my hero' bakışımı atmıştım. O da o arada işaret yaparak taksiyi bize doğru çağırmıştı.

Öncelikle otelde falan kalmayacaktık tabii ki. Yani tamam eğer ev tutmasaydık bir fikir olabilirdi ki, bu fikir en en en aşağılarda olurdu. Zaten bizim bir evimiz vardı.

Taksiye valizleri koyduktan sonra ben, Hazal, Aylin arkaya; şu aralar aşk acısı çeken ve uçaktan indiğimizden beri konuşmayan Azra'da öne oturmuştu. Kimse şimdilik Azra'ya bulaşmıyordu çünkü aşk acısı nedir biz bilirdik. Ahhh asi görller(!)

Yolculuk bittiğinde taksi parasını kırıştırarak verdik ve evimize çıktık. Sitelerde genellikle yabancılar yaşıyordu ve bu yüzden dışarısı sessizdi. İşte bunu sevmiştim!

Daire dördüncü kattaydı. Asansörle çıktığımızda Azra anahtarı çıkartarak kapıyı açmaya çalıştı. Birkaç kere denemesi üzerine "Lanet olsun. Kapı bozuk kızlar! " diyerek anahtarı yere fırlatmıştı.

Kimsede ona "bozuk olan kapı değil, senin moralin." diyememişti. Zaten aklı olan demezdi de.

Aylin yere eğilerek anahtarı yerden alıp tek hareketle kapıyı açmıştı ve yine herkes hiçbir şey demeden içeri geçmişti.

Ev çok pis değildi ama çok temiz de değildi !

Buda demek oluyordu ki iş başa düşmüştü.

~¤~¤~

Tatile geldiğin bir yerde daha ilk günden temizlik yapmak nedir diye sorarsanız siz cevaplamadan ben söyleyeyim: Berbatt!

Herkes doksan yaşında nineler gibi kamburu çıkmış şeklinde durup elleriyle bellerini tutarak kendilerini bir yerlere atmışlardı. Bende dayanamayarak kendimi koltuğa attım.

"Kızlar yeter ama ya oflayıp pufladığınız. Bitti ışte akşama film izliyoruz." derken duşa doğru yol alıyordum.

Azra "Hiç aklından bile geçirme Rüya, duş benim." diyerek ayaklanıyordu ki, el hareketi yaparak güldüm ve kapıyı sertçe kapayıp, kilitledim. Zaten ben ne istersem yapacağımı bilirlerdi. Kararlarımdan çok zor dönen biriydim. Beni kararımdan caydırabilecek kişi ya annem olabilirdi yada konuşmasıyla insanı çok aşırı etkileyebilecek biri. Çok aşırı diyorum çünkü herkes konuşur, kimse döndüremez kafasını yaşıyorum.

Duştan çıktığımda yarım asır falan geçti diye düşündüm çünkü salon daha derli topluydu ve hiç ses gelmiyordu. Banyoya girdiğimde çok ağır davranan biriydim, kızlardan biri çocuk peydahlamış bile olsa şaşırmazdım doğrusu.

SİLSİLEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin