Artık yeni bir hedefim almam gereken bir intikamım var. Kimsenin bilmediği bir özelliğimle karşılaşacaksın Savaş Bey.
Hiç olaylar yaşanmamış gibi eve gittim. Ama kalbim, acı çekiyor. Nefes alamıyorum. Buna nasıl dayanacağım. Güvendiğim tüm erkekler kalleş çıkmak zorunda mı? Evdekilere, bu olaydan bahsetmedim. Anlatmazdım. Ne tepki vereceklerini tam kestiremiyorum. Acaba Meriç'e söylemeli miyim? Bel ki gider o pisliği öldürür. Ama ben abime kıyamam. Onu hapishanelere gönderemem. Meriç boynumu görünce şok geçirdi. Nasıl olduğunu o sormadan ben anlattım. Abim ilk kez beni tebrik etti. Dikişleri kontrol etti. Daha sonra temizledi. Temiz bir bandaj yapıştırdı. Abimden yarına bana gelirken mantar tahtası almasını istedim. İntikam ateşi cayır cayır yanıyor.
***
Sonunda aylar sonra sınav sonuçları açıklandı. Evet! İstediğim bölüme gidebilirim. Hukuk fakültesine. Sonunda anne sana olan sözümü tutacağım. Senin hep istediğin şeyi yapacağım Avukat olmak. Özge de iyi bir aşçı olacak. Abimle en iyi üniversitelere bakıyorduk. Araştırmamız sonucunda sonunda iyi bir üniversite bulduk. Kayıt işlemlerini abim üstlenecek.
Yukarı odama çıktım. Canla başla kimsenin görmesini istemediğim, intikam perdesini açtım. Savaş hakkında ne biliyorsam hepsi burada. Tahtanın ortasında REVENGE yazılıydı. Yani İNTİKAM. Bu kelime benim değişmemi sağladı.
"Masal! Bak kim geldi?". Abimin sesiyle hızlıca aşağıya indim. Gelen benim tek kuzenim Mirza. O benden iki yaş büyük. Onu görür görmez kuzen selamlaması yaptık. Önce eller sonra ayaklar sonra da sarılma. Benim yanağımı sıktı. Bu küçüklükten gelme bir alışkanlık. Ben nefret etmeme rağmen benim zeki kuzenim yapmaktan vazgeçmiyor. O benim yol göstericim. Ona abime bile anlatamadığım o lanet günü ve intikamımı anlatacağım. Meriç sonunda evden çıktı. Özge aşçılık mülakatına gitti. Sonunda evde yalnız kaldık.
-Mirza, sana anlatmam gereken çok kötü bir olay var.
-Anlat bakalım benim minik yarasam.
-Ciddi ama. Hayatımda ilk kez abimden bir şey saklıyorum.
-Desene çok kötü bir şey. Ciddiyim anlat.
-Ya Mirza, ben çok kötü tutuldum...
-Aya mı güneşe mi?
-Dalga geçme. Adı Savaş.
-Ee bunun neresi kötü.
-Ayrıca ondan intikamda alıcam!
-Düzgün anlat şunu.
-Çok uzun bir hikaye fragmanını geçeyim. Bu beni annemgilin mezarına götürdü. Bende buna tokat attım. Abime anlattım. Onunla konuşmam gerektiğini söyledi. Evine giderken bir kavgaya karıştım. Boynumda ki izi görüyorsun. Sonra bir şekilde Savaşın evine girdim. Ona ne söylediysem beni dinlemedi. Sonra giderken bana sarıldı ve beni sevdiğini söyledi. Daha sonra da benimle oyun oynadığını. Beni bir yarış motosikleti için kullanmış.
-O şerefsizin hemen adresini ver bana!
-Mirza! Yapma şunu.İşte o gün intikam alacağıma söz verdim. Bu konuda bana yardım edecek misin?
-Sen ne diyorsun küçük farem. Ben her zaman seninleyim. Plan ne?
-Gel benimle.
Biliyordum. Benim kuzenim her zaman benimle. Onu odamda hazırladığım tabloyu gösterdim. Anlamayan gözlerini bana dikti. Oturması için sandalyemi uzattım ve elime aldığım uzun çubukla polis edasıyla anlatmaya başladım. "görmüş olduğun bu adam Savaş Acar. Acar lisesinin sahibinin oğlu. İki tane şirketleri var. Yazılım şirketi. O iş sende. Zaten biri batmak üzere. İki kardeşler. Kardeşinin adı Barış. Tam bir gece adamı. Her gece magazinde. Hatta bir kız, bundan şikâyetçi olmuş. İki gün karakolda kalmış. Pazar günleri her zaman bowlinge gidiyor. İş onun için işkence. Gezmeyi seviyor." dedim. Mirza bana meraklı gözerle " peki ya bukalemunumuz nerelere gidiyor?" bukalemun mu? Taktığı isim ilk kez birine uydu. Çok beğendim. Daha fazla meraklandırmadan anlatmaya devam ettim. " bukalemunumuzun işi gücü yarışlar diye bilirim. Haftanın iki günü spor salonuna gidiyor. Kendine özel evinin bahçesinde bir yer var. Burada kendisiyle yarışıyor. Bazen babasının şirketine gidiyor. Yarışlarda iki kez kaza yapmış. Annesi yok. Tam bir bukalemun. Ortama göre kişiliği değişiyor. Magazin gündemine hiç düşmemiş. Araştırdığım bir kaynağa göre Miray diye bir kızı sevmiş. Onu kazada kaybetmiş. Ne kadar doğru bilmiyorum. Araştırmalarıma göre bu polis olmak istiyormuş. Evindeki parkur bundan dolayı var." Ben lafımı bitirdiğimde Mirza başını sallayarak " bak küçük kurbağam bu bilgilerle nasıl intikam almayı düşünüyorsun? Bunlar çöp bilgiler. Başka bilgin yok mu?" dedi. Ben aylardır bunları araştırıyorum ve bunlara çöp dedi. OO olamaz bunu söylemeyi nasıl unuttum? " daha önemli bir bilgi var elimde. Ama bunu benimle oynarken anlatmıştı. Doğrumu bilmiyorum." İyice meraklandı ve " en ufak bir detayını atlamadan anlat" dedi. Nefesimi aldım ve sesimi kalınlaştırarak anlatmaya başladım. "annesi intihar etmiş. Tecavüze uğramış. Bizim bu bukalemun, kendisi yüzünden olduğunu düşünüyor. Daha sonra bu annesine söz vermiş o adamları bulup kendi elleriyle öldürecekmiş. Ama adamları hala yakalayamamış." Mirza muzipçe sırıtarak "işte bu iyi bir bilgi. Demek bizim ev kedimiz bu yüzden aslan olmak istiyor." Mirza'nın betimlemesi çok saçma. Nereden buluyor bunları acaba? Mirza telefonuna yazılım şirketinin adını yazdı. Daha sonra ortak olmak istediğini söyledi. Yarın görüşmeye gidecek. İlk işlem sanırım başarıyla devam ediyor. Bende daha fazla bilgi bulmak üzere annesini araştırmaya başladım. Anlattıkları doğru çıktı. Bana söylediği tek gerçek bu sanırım. Bakalım yarın iş teklifine ne diyecekler.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
SAVAŞIN MASALI (TAMAMLANDI)
Teen Fiction"Her şey gerçekleri öğrendiğimde başladı... intikam duygusu ilklerime kadar işlemişti... Her nefes alışımın tek bir sebebi var; intikamımın ona acı verdiğini izlemek..." ZORLU BİR İNTİKAMIN GETİRDİĞİ AŞK; İNSANA GEÇMİŞİ DÜŞÜNDÜRMEDEN MUTLU EDEBİLİR...