Rose (Chaeyoung)
Bugün ki iş gününü, yarılamıştım. Ortama ve iş arkadaşlarıma iyice alışıyordum. Sehun ve Lisa diye iki arkadaş edinmiştim. Sehun, şirkette yazılım ve teknolojik arızalarla ilgileniyordu.
Eğer bilgisayar ya da telefon bozulursa, herkes Sehun'un yanına koşuyordu. Bana da bilgisayar kullanmayı öğretiyordu. Şirkette, ayda bir güncelleme yapılıyormuş ve yine bu işi de Sehun görüyormuş.
Lisa ise program tasarlayıcısı, benimle aynı yaşta genç bir kız. İkiside ailesiyle yaşıyormuş. Lisa'nın annesi bugün için yemek bile göndermişti. Aklıma benim ailem gelince, ister istemez hüzne boğulmuştum...
Şu an Yoongi, önemli bir toplantıya girmişti. Bende o sırada, kendi odamda yazılımları öğreniyordum. Sehun, bana yazılımları kullanmayı öğretmişti. Şu an ise öğrendiklerimi pekiştirmek için biraz çalışıyordum.
Fazla zor değildi ama alışmam gerekiyordu. Tam o sırada odaya birden, sabah tanıştığım kırmızı saçlı kız Yoora girmişti.
Korkutucu görünüyordu. Sanırım sinirliydi. Kapıyı kapatıp, önümde ki koltuklardan birine oturdu. Yayıldı ve sağ bacağını, sol bacağının üzerine attı.
Elimde ki kalemle oynarken, gülümsedim ve "Selam, Yoora." diye karşılık verdim onun bu saygısızca girişine.
Bu hoş değildi. Kapıyı çalarak girmesi gerekirdi. Görmezden gelmeye çalışıyordum ama büyük saygısızlık!
İmayla "Selam, Chaeyoung" diye yanıt verdi. Odamı süzerken, gözleri penceremden görünen Yoongi'nin masasına kaymıştı. Gözleri dolunca, şaşırmıştım.
"Boomslang'ı gördün mü?"
Böyle bir soru beklemiyordum. Yine şaşırdım ve elimdeki kalemi, masaya bıraktım.
"Evet." diye yanıtladım sorusunu.
"Seni neden ısırmadı?"
"Bi-bil-mem. Ne-neden ısırsın ki?"
"Peki onu hiç gülümserken, gördün mü?"
"Yı-yılanı mı kastediyorsun?"
"Evet."
"Evet, gülümsedi. Üzerimde dolandı. Beni öptü ama... ama sen nerden biliyorsun bunları?"
Sustu ve cevap vermedi. Sadece "Yılan bile sevdiyse, gerçekten masum birisin." diye bir şey mırıldandı. Söylediği şeye anlam verememiştim ama gözlerinde bir acı var gibiydi.
Acı çekiyor olmalıydı, yazık... Buna üzülmüştüm. Nazik bir sesle, "İyi misin Yoora? Su getirmemi ister misin?" diye sordum. Alayla güldü ve "İyi biri olabilseydim, beni de severdi ama artık seninle gözü kör olmuş. Beni görmez." dedi ve ayağa kalktı.
Tam o sırada içeri, Yoongi girdi. Toplantıdan çıktığı için ciddi bir yüz ifadesi vardı. Yoora, Yoongi'yi görünce gülümsedi ve "Ben gidiyorum." dedi.
Yoongi, "Nereye?" diye sordu. Yoora, "İşim bitti. Eve gitsem iyi olucak." dedi yapmacık bir yorgunlukla.
Yoongi, umursamazca başını salladı ve tuttuğu kapı kolunu itip geçmesi için Yoora'ya yol verdi. Yoora üzgünce, bir bana birde Yoongi'ye baktı, sonra da kapıdan çıkıp gitti.
Yoongi, kapıyı kapatıp bana doğru yaklaşmaya başladı. Dudaklarıma bakarak, yaklaştığı için hafiften korkuyordum. Sandalyemi geriye doğru kaydırırken, refleks olarak ayağa kalktım.
Ama o, yanıma geldiğinde beni omuzlarımdan bastırarak oturtmuştu. Üzerime eğilip, iyice dibime girdi. Hadi ama işteydik, şimdi mi yapacaktı? Olmaz...
Ellerimi göğsüne yerleştirip, durması için ittirdim ama hiç kıpırdamadı. Hatta bu onu daha da eğlendirmişti. Gülümsedi ve dudaklarıma iyice yaklaştı.
"İşteyiz Yoongi..."
Ama ne fayda, çoktan yapışmıştı. Alt dudağımı emerken, karşılık vermiyordum. Dudağımı ısırdı ama yine de karşılık vermedim. Şimdi içeri biri girse ne kadar utanırım...
Off Yoongi, çabuk ol...
Dudağımı geri çekmeye çalıştım ama izin vermedi. Dayanamadığım için üst dudağını biraz emdim ama hemen bıraktım. Dudaklarını ayırdığında, ikimizde birbirimize hafif sinirliydik.
Ben, bunu işteyken yapmış olmasına sinirlenmiştim.
Oysa, ona karşılık vermediğim için sinirlenmişti.
"İşteyiz Yoongi." dedim itiraz dolu sesimle. Göz devirdi ve kapıya doğru gitti. Kapıyı kilitledi ve tekrar yanıma geldi.
Şaşkınca ağzım açık, onu izliyordum. Yanıma geldiği gibi tekrar dudaklarıma yapıştı ve bu sefer sertçe öpmeye başladı.
Karşılık veriyordum ama çok yavaştım. Onun hızına yetişebilmek mümkün değildi zaten. Hırslı öpücüğü uzun süreden sonra bitmişti ve ayrıldığında nefesimi düzene sokmak zor olmuştu.
Gözlerindeki o yorgun ifade artık yok olmuştu. Gülümsüyordu ve mutlu görünüyordu. Tek bacağını, masanın üzerine koyarak yarım bir şekilde oturdu.
Yorgunluğunu, benimle atıyor gibiydi. Bunu görebiliyordum. Tıpkı onun beni sevdiği gibi bende onu çok seviyordum. Ama aklımı bir şeyler kurcalıyordu. Boomslang ve Yoora hakkında bilmem gereken, çok şey varmış gibi hissediyordum..
💮💮💮💮💮💮💮💮💮💮💮💮
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BOOMSLANG // YoonRose
FanfictionEĞER BİR BOOMSLANG YILANI TARAFINDAN ISIRILIRSANIZ, VÜCUDUNUZUN BÜTÜN DELİKLERİNDEN KAN FIŞKIRIR. (Gerçek bir bilgidir) ~ Chaeyoung, anne ve babasını trafik kazasında kaybettiğini sanıyordur. Ailesini kaybedince ortada kalan Chaeyoung'a amcası sahip...
