-Günaydın çocuklar.
Gülümseyerek bizimkilerin yanına gittiğimde Jimin'de peşimden gelmişti. Bizimkiler bana karşılık verirken banka oturdum ve Jimin'de yanıma oturdu.
-Kook nerede?
Etrafıma bakındığımda Kook'u görememiştim.
-Benden kaçıyor.
Yoongi hyungun söylediği şeyle kahkaha attım.
-Korktu.
-Harbi hyung niye bizi sabahın köründe uyandırıyor ya!
Sitem ettiğimde Hoseok hyung bana göz devirdi.
-Sabahın köründe değildik Tae.
-Herneyse.
Yanımdaki Jimin'e baktığımda gözlerini birine dikmiş baktığını gördüm. Bu kadar dikkatli bir şekilde birine bakması ilgimi çekmişti ve bende bakışlarımı Jimin'in baktığı yöne çevirdim. Bizim yaşımızda, yakışıklı bir çocuğu gördüm. Jimin bu yakışıklı çocuğa mı bakıyordu? Çocuk kafasını çevirip Jimin'e baktı ve göz kırptı. GÖZ KIRPTI? JİMİN'E? BENİM SEVGİLİME? Sinirle bakışlarımı Jimin'e çevirdiğimde bakışlarını çocuktan çekmişti. Dudaklarımı dişlerken kolumdan dürtülmemle Hoseok hyunga döndüm.
-Bizi dinliyor musun sen?
Jimin'in bana baktığını fark ettim fakat dönüp ona bakmadım.
-Dalmışım hyung.
Kafasını iki yana sallayıp önüne döndüğünde çantamı koluma takıp ayaklandım.
-Ben gidiyorum hyung, birazdan zil çalıcak.
-Bir şeye mi sinirlendin sen?
Kafamı iki yana sallayıp okula doğru ilerledim. Hayır, kesinlikle bir kız gibi Jimin'e trip atmıyorum. Jimin bana yetişmesin diye hızlı adımlarla okula doğru giderken birden birine çarpmamla çarptığım kişi düşmesin diye belinden tuttum. Şaşkınca kıza bakarken kızda şaşkınca bana bakıyordu. Şaşkınlığımı üzerimden atıp kızı kaldırdığımda hemen özür diledim.
-Sorun değil, gerçekten.
Sorun değil diyordu ama okul forması kahve olmuştu.
-Ah ne yapalım? Şey yapalım, sen benimle gel ben sana beden dersi için bulunan eşorfmanlarımı vereyim, olur mu?
-Pekala.
Kızla beraber okulun içine doğru ilerlerken kız için endişeleniyordum.
-Yandın mı?
Kız kafasını iki yana salladığında kahve lekesi ne bakmak için kafamı üzerine çevirdiğimde açık olan düğmelerinden teni görünüyordu ve kızarmıştı.
-Yanmışsın işte.
Elimle üzerini gösterdiğimde gözlerini kocaman açtı ve eliyle orayı kapatmaya çalıştı.
-Ah, ben üzgünüm, amacım şey değildi.
-Sorun değil anlıyorum.
Kızın yanakları kızardığında ne yapacağımı şaşırmıştım. Elimi enseme götürüp mahçupca kaşıdım.
-Gerçekten çok özür dilerim.
-Sorun değil dedim, hem çok özür diliyorsun.
-Evet, biraz fazla diledim sanırım.
Dolapların olduğu yere gelince dolabımı açtım ve içinden eşorfmanlarımı çıkarıp kıza uzattım.
-Eğer yardıma ihtiyacın olursa söyle.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Brother ➳ Vmin
FanfictionKardeş olmak... Hayatına aniden yeni birinin dahil olması, ne garip birşeydir değil mi? Hayatına asla sevmem dediğin birinin dahil olması ve bütün hayatını değiştirmesi garip, bir yandan da güzeldir. Tabi bu duyguyu tek hissedenin sen olmadığın süre...
