4.5~Sevgili~

920 96 120
                                        

Annem ayakkabılarını çıkarıp eve girdiğinde bende ayakkabılarımı çıkarıp peşinden girdim. Merdivenlere ilerlerken gördüğüm kişiyle donup kaldım. O da beni fark ettiğinde hızla ayağa kalkıp yanımıza geldi.

-Büyükannen nasıl oldu Taehyung?

Onun da üzgün olduğunu biliyordum ama ona üzülmüyordum. Bize acı çektiren kendisiydi ve üzülmeyi hak etmişti.

-İyi.

Gözlerini kaçırdığında merdivenlere ilerledim ve odama çıktım. Odamız hala onun gibi kokuyordu. Gözüm istemsiz dolduğunda gözlerimi tavana çevirip göz yaşların geri gitmesini sağladım. Artık onun için üzülmeyecektim. O beni bırakıp gitti. Neden gittiği önemli değil, önemli olan gitmesi. Birgün geri gelecekti elbet fakat geri geldiğinde artık eskisi gibi onu seven bir Taehyung bulamayacaktı.

Kafamı sallayıp düşüncelerimden kurtulduğumda dolabıma ilerledim ve kıyafetlerimi bavula doldurdum. Özel eşyalarımı da bavuluma koyduktan sonra en güzel zamanlarımı geçirdiğim odaya son kez baktım. Beraber uyurduk yatağımda, onun kokusu bana huzur verirdi ama artık yoktu.

Son kez odaya yayılmış kokusunu derince içime çektim ve odadan ayrıldım. Merdivenlerden inerken annem ve Bay Park kendi aralarında konuşuyorlardı.

-Taehyung.

Son basamaktan da inip ellerimi dizlerime koydum ve soluklandım, kim bu kadar dik merdiven yapmıştı ki?!

-Efendim.

Ellerimi dizlerimden çekip doğruldum.

-Senin için bir ev ayarladık.

Kafamı iki yana sallayıp kaşlarımı çattım.

-Hayır, istemiyorum.

-Taehyung lütfen en azından bunu kabul et.

Pekala neden daha fazla reddedeyim ki? Para vermeden ev alıyorum işte eheheh.

-Pekala.

Annem gülümseyerek elini omzuma attı.

-Al bu anahtarın.

-Teşekkürler.

Anneme son kez sarılıp Bay Park'a baktım. Hayır, onu affedemezdim, o içimde büyük bir acı oluşturmuştu. Ona son kez bakıp kapıyı açtım ve evden ayrıldım. Evet, artık yeni hayatıma başlama zamanı.

2 hafta sonra;

Okul bahçesinde boş ders nedeniyle hyunglarla oturuyorduk. İki öğretmenimiz evlenmişti ve balayı nedeniyle tatile çıkmışlardı dolayısıyla bizim de derslerimiz boştu.

-Pekala, çıkışta gidiyormuyuz?

Hevesle Kook'a baktım.

-Hyung sıkıldım artık ya!

Onun bu sitemine güldüm.

-Kaybetmekten mi?

-Evet! Bana veriyorsunuz Hoseok hyungu, siz oluyorsunuz Yoongi hyungla tabi yenersiniz bizi.

Kook göz devirdiğinde sırıtarak elimi omzuna attım.

-Tamam, benimle bir takım olmana izin veriyorum.

Omzumdan itip beni kendisinden uzaklaştırdı.

-Seninle değil, Yoongi hyungla takım olmak istiyorum, sen kötü oynuyorsun.

-Ha?

Sahte bir sinirle omzuna vurdum.

-Ben çok iyi oynuyorum bir kere.

Brother ➳ VminBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin