Otuz doqquz

15.8K 1.1K 4.8K
                                        

Oğlum sen yandın. Kelimeye sahbet getir.

Sadece beş saniye içinde adamın üstüne aynı anda on kişinin çullanmasını öfkeden gözlerime perde inmiş bir şekilde izliyordum. Cidden bu kadar kişi benim tarafımda mıydı? Ya da rakip takımın gücünü görünce cephe değiştirmiş olma ihtimalleri de vardı, çünkü babamlar şu an öyle bir gaza gelmişlerdi ki bu potansiyelle On Beş Kişiye Saldırdım şarkısının klibinde oynayabilirlerdi.

Bu arada ortalık karıştı derken şaka yapmıyordum. Resmen sadece bir tokatla salavat zinciri oluşturmuştum ve düğündeki herkes birbirine giriyordu. Uruk-Hai'lerin orklarla birleşmesi gibi uzaktan bizim için gelen destek birliklerini görünce adam ve yandaşlarının yüzünde 'yarra yedik' ifadesi oluştu ama onları çember içine aldığımız için kaçamadılar.

Onlar güç kaybederken tabii ki ben de dövüş çemberinin ortasında kaldığım için perişan ediliyordum. Deyim yerindeyse biri ağza, biri burna giriyordu ve kına yakma merasimi yarıda kalan zavallı gelin de, savaş çığlığı atarak yırtıcıları etrafımıza topluyordu.

Soluklanabilmek için sağ kanatta bir masanın arkasına çömüp siper alan Anıl babam bana seslenince başımı ona çevirdim. "Anılcan, çık kavgadan kenarda bekle."

"Olmaz baba sizi bırakamam. Kimine göre yalanım kimine göre kralım ben adamına göre adamım."

"Siktirtme şimdi raconunu dayak yiyorsun aptal herif."

"Her sözümde racon aramayın, racon yapmak için konuşmuyorum, konuşuyorum racon oluyor."

"Çık lan şu kavgadan!"

Çok fazla mafya filmlerinin etkisinde kaldığımı fark ederek gerçekten sinirlenmiş görünen Anıl babama baktım. "Tamam babacım kızma..."

"Senin herif nerde?" diye sordu.

"Şimdi buluruz." dedim ve yumruğumu ağzıma götürüp herkesin duyabileceği bir şekilde bağırdım. "Çarlıs, bu cam kırılmış!"

"KIRIK FALAN YOK DEDİM!" diye bir ses geldi ileriden.

"Aha orada."

"Onu da yanına al, arabaya binip kapıyı kilitleyin."

"Ama siz ne olacaksınız?"

Karşılık vermek yerine bana başıyla 'de siktir' der gibi bir hareket yaptı.

Mesaj ancak bu kadar yerine ulaşabilirdi.

Çarlıs'ın yerini saptadıktan sonra babam arabanın anahtarını bana atıp diğerlerine yardıma gitti ve ben de ağzımı gözümü kaplayan kanlardan önümü görmeye çalıştım. Arkadaşlar, hayatım boyunca her tür haltı yemiş biri olarak söylüyorum, daha önce dayağın böylesini yememiştim...

Kalabalığın arasından sıyrılarak bir nefes aralığı bulmaya çalışırken, o anki sıkışıklıkta Bahar'ın ninesinin bana dayadığını fark ettim.

Hemen arkama döndüm. "Teyze yuh ama artık."

"Oğlum ne oldu?"

"E teyze değdirdin geçtin şu an bana, farkında değil miyim sanıyorsun?"

"Ne değdirdim ayol?"

"Fermuara sıkışmış taşşak gibi zorluyorsun bildiğin."

"Oğlum ben seni arkadan gelen saldırılara karşı korumaya çalıştım..."

"Ya SWAT savunma hattı mısın sen? Şu vantuzlarını benden uzak tut gözünü seveyim ya." 

Teyze yanımdan geçip bulduğu ilk boşluktan sıvıştı ve ben de sakinleştirici bir nefes alıp Charles'a ulaşma çabasıyla kalabalığı yararak ilerlemeye devam ettim ancak bu sefer de götümde bir el hissettim.

yan rol • bxb Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin