Jimin'den.. Bay Kim dersten çıkınca, kantine gidip orada oturmuştuk. Yoongi hyung saatine bakıp ayaklanmıştı.
Jennie : Nereye?
Yoongi : Rose'nin yanına. Öğlenden sonra geleceğimi söyledim.
Jennie bana bakıp, sessizce benim gitmemi söylemişti.
Jimin : Hyung.. İstersen ben gidebilirim?
Yoongi hyung kaşlarını çatmış bana bakıyordu.
Lisa : Bence de, sen burda kal Jimin gider.
Yoongi : Neden Jimin'in gitmesini istiyorsunuz?
Herkes bir anda susmuş, başını yere eğmişti.
Yoongi hyung derin bir nefes aldı.
Yoongi : Peki, ama gidince Rose beni arasın. Ona iyi bak. Okul çıkışı geleceğiz zaten.
Jimin : Teşekkürler hyung.
Hızla ayağıya kalkıp, diğerlerine el salladım. Sınıftan çantamı aldım ve müdür'ün odasına girdim. Başım ağrıyor bahanesiyle izin aldım ve okuldan çıktım.
Mutluydum. Hem onu görecektim hem de onu özlemiştim. Adımlarımı hızlandırdım. Eve yaklaştığımda Seulgi'yi gördüm. Rose'ye bağırıyordu.
Koşarak onların yanlarına gittim. Seulgi elini kaldırmış Rose'ye vuracekken kolundan tuttum.
Jimin : Hemen, burdan gidiyorsun!
Seulgi : Jimin lütfen beni dinle. Ben seni çok seviyorum.
Jimin : Seulgi hemen burdan git.
Sert bir şekilde konuştum. Tuttuğum kolunu bıraktım. O da, yavaşça gitmeye başladı. Uzaklaşınca hızlıca Rose'ye sarıldım. O da, ellerini boynuma sardı.
Rose'den.. Jimin bana sarılınca ellerimi boynuna sardım. Kokusunu içime çektim. Çok güzel kokuyordu.
Benden ayrılıp yüzümü avuçladı.
Jimin : İyi misin? Sana bir şey yaptı mı?
Rose : İyiyim Jimin, bir şey yapmadı.
Tekrar beni kendine çekip sıkıca sarıldı. Ben de ona karşılık verdim.