Kızlarla konuştuktan sonra şu içmek için mutfağa gittim. Kızların dediklerini düşündüm. Gerçekten de hoslaniyormuydum. Ama insan kendini bilirdi. Hayır yoktu öyle birşey.
Suyumu içtikten sonra oda ya geçerken yukarıdan ses duydum. Tam merdivenlere doğru yöneldiğimde Özgür ile karşı karşıya geldim. " daha uyumadın mı" diye sordu. Hayır dercesine kafamı salladım. O muhtemelen şu içmek için kalkmıştı. " sen niye uyumadin" dedim. " uyudum " dedi. " nasıl uyanabildin geri" dedim. " uyandım işte" dedi. Anlaşma tarzı biraz garipti. Kısa ve öz. Benim yaptığım yete geçti. Yanına oturdum. " film izler misin " dedi. " evet " dedim. Televizyon kumandasında uzandı. Benim o tarafta olduğu için üzerime doğru eğildi. Ne kadar kendimi çekmeye çalışsam da yine de yakındık birbirimize. Geri çekildiğinde rahatlamıştım. " önerdiğin bi film var mi" diye sordu. Tabi ki de vardı en sevdiğim film " five feet apart" dedim. Bana baktı ve filmi açtı. Uzun süren filmin sonunda birbirimize sarılıyo bulduk. Bunun farkına vardığımızda hemen çekildik. Saate baktığımda 2'yi 48 geçiyordu. " uykun var mı" diye sordu. " Yok" dedim. " acıktın mi " diye sordu " yaani " dedim. Gülmüştü. Elimden tuttu ve beni mutfağa sürükledi. " krep yer misin" diye sordu. Gülümseyerek cevap verdim" evet " dedim. " gel yardım et o zaman" dedi. " ne yani sen biliyo musun krep yapmasını" dedim. Gülmüştü. Gülüşü çok güzeldi. Hemde sağ yanağında küçük bi gamzesi vardı. Herşeyiyle muhteşemdi. O krep yaparken bi süre onu izledim. Arada bi göz göze geliyoduk. Onunla böyle olacağımız kimin aklına gelirdi ki. " dolaptan çikolatayı çıkar" dedi. Dolabı açtığımda bi çok şeyle karşılaştım. Çikolatayı bulduğum gibi kaptım o da masayı ayarlamıştı. Karşılıklı oturduk. O benden önce davranmıştı. Yemeye başlamıştı. Bende başlamıştım. " mükemmel olmuş ellerine sağlık" dedim. Bana gülümseyerek baktı. Bi süre sohbet ettik bi taraftan da krepin içine çikolata dürüp yedik. Ben masayı toplarken o bulaşık yıkama ya başlamıştı. Ben gülmemek için kendimi zor tutuyodum. Oysaki o kendi haline gülüyordu. Masayı toplama isim bitince beraber bulaşıkları yıkadık. Oda ya geçtik. Zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım. Saat 4'e geliyordu. " ben kaçar " dedi. " iyi uykular " dedim. " iyi geceler " dedi. Aslın da hiç uykum yoktu ama uyumak zorundaydım.
Sabah güzel bi şarkı eşliğinde kalktım. Yanlış bilmiyosam şarkı 'ilk tek son aşkım ol' evet ismi bu olmalıydı. Eskilerden bi şarkıydı ama güzeldi. Demekki Özgür de böyle slow şarkı seviyordu. Dün yatmadan önce Özgür den aldığım kıyafetleri değiştirmek için yukarı çıktım. Kendisi mutfakta kahvaltı hazırlıyordu. Üzerimi degistirdim saçımıza at kuyruğu yaptım ve aşağı indim. Kahvaltıyı hazırlamıştı. Herşey güzel görünüyordu. " bırakta çayı ben doldurayım" dedim. Al dermiş gibi uzattı. Çayı koyduktan sonra güzel bi kahvaltı yaptık ama hiç konuşmadık. " biz kızlarla buluşacağız o yüzden ben çıkıyorum" dedim. " iyi " dedi. Ceketimi felan aldım çıktım." Eve istersen bırakım " dedi. Ama " hayır" dedim. " tamam" dedi. " görüşürüz " dedim. Gözleri gözlerime kilitlendi. Bende hızlı bi şekilde arkamı döndüm ve gittim. Bi yandan mutlu bi yandan içimde bi sıkıntı vardı. Bilmediğim bi şeydi. Eve geldigimde annemler evde yoktu. Deren odasına çekilmiş biriyle konuşuyordu. Derenin yanına gittim. " şşt napıyon kız" dedim. Sus dercesine elini işaret etti. Ben de güldüm " iyi o zaman iyi konuşmalar ben çıkıyom " dedim. Telefonu kendinden uzaklaştırarak " nereye " dedi. " arkadaslara la buluşacağım resim atarım" dedim. " tamam o zaman erken gel" dedi. Kafa salladım ve odama gittim. Gusülde düş aldık tam sonra hazırlandım. Üzerime kırmızı boğazlı bi kazak altıma tam dar olmayan siyah pantolon başıma kırmızı tonunda bi bere . Kırmızı ve siyah uyumunu seviyodum. Telefonu elime aldım ve Eylülü aradım. Hemen açmıştı.
" napıyon gülüm uzun zaman oldu" dedim. " bende bizi unuttun sandım" dedi. Ikinizde güldük " hiç öyle şey olurmu unutmadım aklimadasiniz " dedim. " öyle Ardayla dışarı çıkacağız bi hava alalım dedik" dedi. Mutlu olmuştum . " iyi bakem selam söyle " dedim. " sen napıyon yeni arakadaşlar felan" dedi. " var Nur,Seçil,Gül,Mert,Berke ve Özgür " dedim. " ooo bak şuna bizi satmış" dedi. " aa yok öyle bisey sizin yeriniz bende çok farklı ama görsen onlarda çok iyi" dedim. O da mutlu olmuştu çünkü sesi çok iyi geliyodu" iyi bakem öyle olsun zaten de öyle olmak zorunda neyse biz çıkıyoz en kısa sürede tekrar konusak" ded " tamam ama sen ara benim dakka yok " dedim. Ikinizde gülmüştük" tamam gülüm seni seviyom " dedi. " seni seviyom gülüm allaha emanet ol " dedim. Ve kapattık.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
~GÖZLERİN GÖZLERİME~
Teen FictionSımsıkı boynuna sarılıp, kokusunu içine çektikten sonra ; kulağına " seni çok seviyorum" demektir aşk... ❤🖤💙 ________ Arkadaşlar kitabımı yıldızlarmısınız rica etsem 😊😊😊😊🙏🙏🙏