31

1.9K 53 6
                                    

Vote (oy) vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın

İyi okumalar :)

Asya

Demir elinde bir kaç malzeme ile bir şeyler yapıyordu. Hayret dolu sesle Demir? dedim.

'Asya. Niye geliyorsun içeride dursana.'

Sen gelmeyince merak ettim. Ne yapıyorsun?

'Annemden bir tatlı tarifi öğrenmiştim. Yaparım, birlikte yeriz diye düşündüm. Hem sen de tatlıları seviyorsun.'

Ha? Tatlı yapmayı da mı biliyor?

Aa şey tamam ben ne yapabilirim? Yardım edeyim mi?

'Hayır gerek yok. Hem bitti sayılır. İçeride canın sıkıldıysa sandalyeye oturabilirsin. Bir şey istiyorsan söyle getireyim.'

Offff. Şuan kendimi çok aptal gibi hissediyorumdum. Birlikte yapabilirdik. Sessizce sandalyeye oturdum.

Su verebilir misin?

Hemen işini bırakıp su doldurdu ve yanıma geldi. Suyu içirtti. 2 saniyelik bakışmamız sonucunda boğulabilirdim.

Teşekkür ettim o da işine dönerek tatlıyı buzdolabına koydu.

'Eveeet burada işimiz bitti. Haydi içeri geçelim. Konuşalım.'

Konuşalım mı? Ne konuşacaktık. Hem ben konuşmak istemiyordum ki. Düşüncelerimi Demir'in sesi kesmişti.

'Asya. Konuşmak derken sen ne istiyorsan onu konuşuruz. Sakin ol'

Düşüncelerimi ele geçirmesi yetmezmiş gibi şimdi de aklımı okuyabiliyordu.

Tamam. Zaten sıkıldım haydi gidelim.

İçeri gidip tekrar geçici yatağıma oturdum. Demir de yanıma oturdu. Sonra bundan vazgeçip karşıma oturmayı tercih etti. Ben ona o bana bakarken sessizliği ne zaman  bozacağını düşünüyordum. Çünkü ben bozamazdım. Sanırım o da sessiz kalmak iyi diye düşünüyordu. Yoksa niye şuan susup otursun de-

'Asya.' Sessizlik bozuldu.

'Önce istersen sen konuş. Sonra ben konuşayım.' Dedi.

Ben ne konuşacağım ki?

'Bilmem. Aklından ne geçiyorsa söyle işte. Ben de öyle yapacağım çünkü. Söyleyeceklerini filtrelemezsen çok sevinirim' deyip küçükçe güldü.

Eee şey yani nasıl başlanır bilmiyorum ki.

'Önce sakin ol. Gerisini hallederiz.'

Tamam. Önce şeyden başlayalım o zaman. Bana mesaj attığın günden.

Bu sandığımdan daha zor olacaktı. Gerginlikten ölecekmişim gibi hissediyordum. Ama devam ettim. Çünkü nereye kadar susacaktım.

Neden mesaj attın Demir? Nereden tanıyorsun beni? Ve nereden biliyordun o gün orada olacağımı? Ceket-mektup meselesi var bir de. Hangi ara koydun onları? Hiç hissetmemiştim. Az çok mektupta bir şeyler yazmıştın ama senin ağzından duysam daha iyi olur.

'Tek tek cevaplayayım hemen. Mesaj atma nedenimi artık anlamış olduğunu düşünüyorum çünkü sen zeki bir kızsın. Seni seviyorum Asya.' Direkt söylemesine şaşırdım.

'Mektupta söylediğim gibi seni ilk sahilde gördüm. Bir işim vardı. Dönüşte sahilde yürürken kafamı manzaraya çevirmiştim. O sırada seni gördüm, hayatımda göründüğüm en güzel manzarayı, bir daha da kafamı başka tarafa çeviremedim. Tuvalini eline almış resim yapıyordun. Dünyadan soyutlanmıştın ve çok huzurlu görünüyordun. O gün orada sen gidene kadar bekledim. Uzun zaman sonra kalbimin çalıştığını hissettirdin bana. Her gün oraya gelip seni bekledim. Belki gelirsin ve manzaramın tadını çıkarırım dedim. Geldiğin zamanlarda seni izledim. Sen bilmesen de seninle konuştum, birlikte manzarayı izledik, deniz kıyısına gidip birlikte denizi izledik. Ama sonra... sonra seni bir daha göremedim. Her yere baktım. İş haricinde sürekli oradaydım ama yoktun. Aradım... Her yerde seni aradım yoktun. Çok korktum. Seni de kaybettim sandım. Sonra yine sahilde olduğum bir gün Doğu aradı. "Abi geç oldu artık gel" dedi. Hava kararmıştı ben de eve dönüyordum. Eve çok az kalmışken kaldırımda seni gördüm.'

Bay D / Yarı TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin