[tamamlandı]
Güney Kore'nin yeşil çay başkenti olarak bilinen Boseong ilçesi, her zaman huzurlu ve sakin bir yerdi. Yaşıtlarının çoğunun sıkıcı olmasından dolayı yakındığı ilçede Jin, endişelenmeden yaşamayı seviyordu.
Ancak, dağın tepesindeki orman...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
•
Seokjin aceleyle kendisini toplarken, bakışları hemen önünce yerde uzanan çocuğun üzerinde dolaşırken kelimeler boğazına yapışıp kalmıştı.
Jimin sadece bir çift siyah pantolon giyiyordu ve bu muhtemelen bir insan olarak giydiği son şeydi. Çünkü şimdi üzerinde kesinlikle küçük duruyorlardı, ayak bileklerinin yukarısındaydı ve düğmesi açılmıştı.
Jin, Jimin'in daha önce nasıl göründüğünü bilmiyordu, ama şimdi kesinlikle sıska değildi, gövdesi yıllarca kurt formunda sıkışmış olmasına rağmen yine de iyi gelişmişti.
Görünüşe göre, kurt formundayken beslenmesi ve eğitilmesi, insan vücudunu da etkilemişti. Kollarında belli belirsiz görünen kaslar aldığı her derin nefesle birlikte kayıyordu.
Yüzü oldukça ve genç ve canlı duruyordu, yanakları yuvarlak, dudakları dolgundu ve bu yeni çocuk ona genişlemiş, dehşete kapılmış, gözlerle bakarken titriyordu.
Bu anda Jin, umutsuzca Taehyung veya diğerlerinin Jimin'e bakmak için burada olmasını diledi, çünkü onun uzun süre sonra insan vücuduna dönünce neler hissedebileceğini anlayabilecek kişi o değildi. Bunu hayal bile edemezdi.
Göğsünde çırpınan rahatsız edici bir his onun Jimin'in uzandığı yere doğru tökezleyerek ilerlemesine neden olurken, nefesi boğulurcasına boğazından sıkış kalıyordu. Altında ezilip kaldığı bu içgüdü, tamamen Jimin'i koruma ihtiyacından doğmuştu.
Üzerindeki gömleği çabucak, tereddüt etmeden çıkardı ve Jimin'i yerden kaldırdıktan sonra sonra omuzlarına attı. Ona sıcaklık ve rahatlık sağlamak istediği için küçük olanın yanına daha da yaklaşıp onu kucaklamıştı.
Bir an için Jimin'in vücudunun onun temasları ve sarılması karşısında gergin bir hale bürünmesinden korksa da, birkaç saniye içinde Jimin kolları arasında gevşemiş ve burnunu göğsüne gömerek boğulmuşçasına birkaç nefes alıp vermişti.
Jin saçlarının arasına doğru mırıldanarak ona daha sıkı sarıldı.
"Şşş, ben buradayım. Her şey iyi olacak Jimin. Sen çok cesursun, benim hayatımı kurtardın..."