Unresced Monster

691 72 54
                                        

Boş beleş geçiş bölümü

"Şu lanet olası minik yaratık ne zaman susacak?" Ashton başını tutarak geldiğinden bu yana ağlayan çocuğa bakarken ben Gloria'yı izliyordum.

Ashton'ın yanında tezgaha yaslanmış bir şekilde dudaklarındaki canlı gülümsemesiyle beraber çocuğa bakıyordu.

Bay Wilkins burayı yaptıralı neredeyse bir haftayı tamamlayacaktı ve Gloria ile yaşadığımız olaylar o gecede sınırlı kalmıştı. O gece onun yanına gitmek verdiğim en doğru karardı. Göğsümde uyuması için fazlaca ısrar etmiştim ama o canımı acıtmak istemediğini açık açık söylemese bile istemediği için sadece yanında olmamın yeterli olduğunu söylemişti. Tabii ki kazanan ben olmuş ve saçlarını okşayarak uyutmuştum. Sabah gözlerini açtığında da sadece gülümseyip yavaşça göğsümden kalkmış ve sonrasında birbirimize takıla takıla kahvaltı etmiştik.

O günden bu yana aramızdaki değişen tek şey ona artık o soğuk bakışlarımla ruhsuz ruhsuz bakmıyordum. Hala flörtle karışık atışıyorduk ve bundan keyif alıyordum. Gloria'yı sinir etmek beni eğlendiriyordu.

Çocuğun çığlık atmasıyla sabrım iyice taşarken Luke'un bakışları altında bant aramaya başlamıştım. Çocuğun ağzını bantlayacaktım çünkü o küçük yaratık susmuyordu.

"Dostum saçmalama." Luke bıçağını bırakıp bana dönerken omuz silkip mutfaktan çıktım. Kapının sesiyle Gloria'nın bakışları bana dönerken elimdekini görüp yanıma gelmişti. Elleri göğsümde durup beni durdururken dokunuşunun sıcaklığıyla irkilmiştim.

"O elindekiyle ne yapmayı düşündüğünü sorabilir miyim Thomas?" elleri göğsümden elime inip elimdekini alırken gülümsüyordu.

"Bebek kafamızı sikti Glo." Michael açamadığı gözleri ve dağınık saçlarıyla yanımıza gelirken Gloria'nın ellerini ellerimden çekip çocuklu çiftin yanına gitmeye başladığında ne yaptığını izliyorduk.

Susmayan canavarın ailesiyle birkaç şey konuşup daha sonra çocuğa döndüğünde onu kucağına almış ve sallamaya başlamıştı.

Onu çocukları sevmeyen biri olarak düşünmem saçmalıktı çünkü kucağında bir çocukla yanımıza gelirken çok güzel görünüyordu.

Etkilenmiştim.

"Eliza'ya merhaba diyin." kucağındaki kahverengi saçlı kız baş parmağı ağzındayken hepimizi süzmeye başladığında Michael'ın mavi şaçları ilgisini çekmiş olacak ki ellerini onlara doğru uzatmıştı.

Michael küçük kıza kolaylık olsun diye ona biraz daha yaklaşırken Eliza'nın saçlarını çekmesiyle inleyip kafasını ondan uzaklaştırmaya çalışmış tabii bu pek işe yaramamıştı.

"Seni küçük canavar, saçlarımdan uzak dur!" eliyle saçlarını kızdan kurtarmaya çalışırken karşımıza komik manzaralar çıkıyordu.

"Ah Mikey." yeni gelen Leah'nın konuşmaya dahil olmasıyla az önce çocuğa canavar diyen Michael sahtece gülümseyerek "İstediğin kadar saçlarımı yolabilirsin minik melek." demiş ve Leah'ya yaranma çabalarına başlamıştı.

Bu manzara sap Ashton'ın göz devirmesine neden olurken Gloria sıcakça gülümsüyordu.

"Aman tanrım Gloria! Calum ile bizden önce çocuk mu yaptınız?!" Cassandra çıldırmış bir edayla gözlerini ben, Gloria ve Eliza arasında döndürürken Gloria kaşlarını çatıp gözlerini üstüme dikip çocuğu kendine doğru çekmişti.

Tabii ki bu hareketi elleri hala mavi saçlarının içinde olan Michael için oldukça acı verici olmuştu.

"Calum ile aramızda bir şey yok. Ayrıca ben çocuk istemiyorum."

"Hah iyi önce ben doğuracağım çünkü. Lucas!" Cassandra bağırarak mutfağın içine girdiğinde Ashton eliyle yüzünü sıvazlayıp "Bu kız çatlak." demişti.

Gloria'nın kucağındaki kız tekrardan Michael'ın saçlarına atak yaparken Michael Leah'yı çekerek hızla kendi çalışma alanına geri döndüğünde kahkaha atmıştık.

"Bebeklerden nefret ederim." Ashton söylenerek dışarı çıkarken Glo ile yalnız kalmıştık.

"Merhaba." elimi Eliza'ya uzatmamla bir elime bir de yüzüme bakarken Gloria kulağına bir şeyler fısıldamış hemen ardından da elim küçük bir el tarafından tutulmuştu.

"Adın ne?" tiz sesiyle sorduğunda gülümseyip cevaplamıştım onu "Calum."

Başını sallayıp utangaç bir şekilde kafasını Gloria'nın omzuna gömdüğünde Gloria iç çekip kafasını kızın kafasına yaslamıştı.

Size yemin ederim ki çok güzel görünüyorlardı.

"Sanırım onu artık almalıyım. Çok teşekkür ederiz Gloria." çocuğun annesi onu almaya geldiğinde Gloria onu verip arkasından el sallamıştı.

Onlar gözden kaybolana kadar arkasından baktıktan sonra bana dönüp "Çocuk nasıl susturulurmuş öğrendin mi?" demesiyle yüzüme bir sırıtma yerleştirip ellerimi beline yerleştirmiştim.

"Demek aramızda bir şey yok?" ellerim belinde iyice kendilerine yer bulurken Gloria gerilemek yerine kaşlarını kaldırmış yüzüme bakıyordu.

"Var mı?"

Dudaklarımı yalarken o sırıtıyordu
"Bence olmalı Wilkins."

"Ben varım Hood." ellerini saçlarıma çıkarıp onlarla oynarken Ashton'ın boğaz temizleme sesiyle birbirimizden ayrılmıştık.

"Romantik anlarınızı bozduğum için kusura bakmayın, müşteri sipariş bekliyor." Ash sırıtarak ikimize bakarken sipariş almaya gitmeden önce Gloria'nın kulağına yaklaşıp:

"Bu akşam bir şeyler yapmak için müsait misin?" diye sorduğumda klasik Gloria hareketini yapıp dudaklarını büzmüştü.

"Ajandamı kontrol ettikten sonra teklifinizi düşüneceğim Bay Calum Thomas Hood."

Dün babaannemle sevdiğim erkek ünlüleri yorumluyorduk Ashton'a ilk güzel dedikten sonra kırmızı saçlı halini görünce topa dönmüş dedi Michael'ın da mor saçlı halini sevgilisi sandı cşsmgşdmgşleşwşwşeş

Sassy || HoodHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin