Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor lütfen daha sonra tekrar deneyiniz...
Telesekreterin sokuk sesi beni tekrardan sinirlenirken sessizce bir küfür savurup telefonumu cebime attım. Bir insanın neden sabahtan bu yana telefonun kapalı olduğunu cidden merak ediyordum.
Onu fazla sıktığım için benden bıkmış mıydı? Ya da beni sevmeyi bırakmış mıydı?
Omzuma konan elle aniden irkilirken Bob'un pürüzsüz yüzünü gördüğümde zoraki bir şekilde gülümsedim. Bob Karly, kendisi bir seneye yakındır en yakınındaki insan. Onunla üçüncü sınıfın başında staj için başvuru formu verdiğimde karşılaşmıştım. Kendisi siyahi ayriyeten de eşcinsel olduğundan birkaç beyinsiz tarafından zorbalığa uğruyordu. İlk başlarda ne olduğunu çözememiş fakat onun hararetli hararetli bir şeyler anlatmaya çalıştığını duyduğumda o ve eski erkek arkadaşının yanına gidip onları olabildiğimce savunmuştum.
Geri zekalı insanlar benimle çene yarıştırmak istemediklerinden ortadan toz olurken Bob ve eski erkek arkadaşı John peşimi bırakmamışlar teşekkür etmek istediklerinden beni yemeğe davet etmişlerdi. O gün yemekte Bob ile aynı yerde çalıştığımı öğrenmiştim. Aslında ben tam olarak çalışıyor sayılmazdım. Okuldan çıkıp staj için buraya geliyor, muhabirlikle ilgili bir şeyler kapmaya çalışıyordum. Hatta bazen çoğu ödevimi buradaki uzmanlarla beraber hallettiğimden notlarım gayet iyiydi.
O günden beri birbirimizin en yakınındaki insandık. John onu terk etmişti, Calum da yakında beni terk edecekti çünkü onu sıkıyordum.
"Her şey yolunda mı?" dudağımı ısırıp başımı iki yana sallarken beni nazikçe iteleyip sandalyeye oturttuktan sonra ellerimi tutup önümde eğilmişti.
Bob'ın bana çocuğuymuşum gibi davranmasını seviyordum. Benden üç yaş büyüktü ve burada kameraman olarak çalışıyordu.
"Umarım akşamki randevumuz hakkında bir sorun yoktur?" kaşları cevap vermem için şirince havalanmışken gülümsedim. Bu akşam onu Calum ile tanıştırmak istiyordum.
"Calum telefonlarımı açmıyor Bobby. Onu fazla mı sıkıyorum?"
"Telefonun kapalı olması bilerek yaptığı bir şey değil güzelim. Tabii ki kendi de kapatmış olabilir ama seni endişelendirmek istemediği için yapmayacağını biliyoruz." yanağıma bir öpücük bıraktıktan sonra ayaklanmasıyla kafamı kaldırıp diyeceklerininin devamını beklemeye başladım.
"Benim bir habere çıkmam gerekiyor. Sen de gidip haber müdürünün yanında falan takıl işte. Ben gelmeden bir yere kaybolma." onaylamamı beklemeden hızla giderken ben de dediği gibi haber müdürünün yanına gidip onun dediği şeyleri yapmıştım. Yorulsam da burada çalışmayı seviyordum.
Ofis yavaş yavaş boşalırken ben de Bob'ı dışarıda beklemeye karar verip eşyalarımı toplamış ve dışarı çıkmıştım. Aklım hala Calum'daydı fakat onu yine aradığımda bu sefer telefonu çalmış, cevaplayan olmamıştı.
Siktiğimin çocuğunun beni endişelendirmeye hakkı yoktu.
Bob'ın arabası önümde belirdiğinde sesimi çıkartmadan bindim. Yoldayken pizza siparişlerimizi verip bir de şarap kapmıştık. Bu günün daha farklı geçmesi gerekirken ben Calum'a ulaşamıyordum bile.
"Boş kuruntu yapıyorsun Gloria." üzerindeki ceketi düzgünce koltuğa bırakırken gömleğimin birkaç düğmesini açıp koltukta yayılırken derince bir iç çekmiştim. Keyfimin kaçtığını anladığında telefonumu alıp şifresini kolayca açtıktan sonra Calum yerine Ashton'ı aradığını görüp sesimi çıkarmamıştım. Çocukların hepsinden haberdardı fakat çocuklar daha onu tanımıyorlardı bile.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sassy || Hood
Fanfic"Bu Calum, büyük ihtimal aramızdan en az onu seveceksin." Ashton bana bunları söylediğinde fazlaca yanılıyordu aslında. Çünkü ben zaman geçtikçe aralarından en çok onu sevdiğimi fark etmiştim. #calumhood 1 | 04.08.20 , 31.10.20 #lukehemmings 1 | 05...
