(Marco elçi olup olmayacağına karar vermekte zorlanmakta ve başkan Eclipsa ve Moon ile tanışmıştır)
Max, demek durum o kadar vahim ha.
Y, Max 47 yaşındadır. Kendisinin görünümü oldukça sadedir. Basit bir koyu kahverengi ayakkabının üstüne aynı renkte olan bir pantolan onun üzerine de kırmızı kravat ile siyah bir ceket giymiştir. Saçlarında hafif beyazlıklar oluşmuştur. Bu sade görüntüsünü bozan şeyler ise sağ yanağında ki uzun bıçak izi ve kızının ona hediye ettiği güneş gözlüğüdür.
Moon, biz durumu idare etmek için çok uğraştık ama bir türlü başaramadık.
Eclipsa, size bunu söylememiz gerekiyordu ama onca sorun arasında resmen boğulduk.
Max, bunda benimde suçum var. Kendimi daha erken göstermeliydim ama ilk hamleyi sizden bekleyerek bir hata yaptım.
Moon, anlayışınız için teşekkürler.
Max, şimdi sırada diğer konu var.
Eclipsa, ha?
Max, yolda Marco ve Star'ın anlattıklarına bakıcak olursak Mewnililer ve canavarlara öncelik vermek konusunda bir tartışma içindeymişsiniz.
Moon, Star!
Eclipsa, Marco!
Max, çok bekledim ama bana bunuda anlatmadınız. Bu pekde hoş birşey değil.
Moon, bunun içinde özür dilerim.
Eclipsa, bende.
Max, bakın sizin şu ayrım meselenizi pekde iyi bilmiyorum ve açıkçası öğrenmekde istemiyorum. Beni şu anda ilgilendiren şey evleri yok olduğu için kalıcak hiçbir yeri kalmamış olan halkım. Gönül isterdi ki ayrım yapmayayım ama sizin karar vermenizi bekleyemem ve ne Mewnililer ne de canavarlardan birini şecerek ikinizden biriyle ters düşmek istemiyorum. Bu yüzden insanların yaşadıkları yerleri düzeltme talımatını en yakın zamanda başlama vericem. Yani onlar birinci öncelik olacaklar.
Moon, sizi çok iyi anlıyorum ama şu anda onların evlerini düzeltmek canavarların dikkatini çok fazla çekicek ve insanlara zarar vermelerine sebep olacaktır.
Eclipsa, Mewnililer'in canavarlardan altta kalacağını düşünmüyorsun değil mi Moon? Ayrıca sarayda beş yüzden daha fazla muhafız bulunuyor. Onlar bu işi halledebilir. Şeyyy, tabiki zarar vermemek şartı ile.
Moon, onlara ihtiyacımız var Eclipsa. Artık sende burada yaşıyorsun. Tehlikenin sende farkındasın.
Eclipsa, muhafızların o kadar etkili olduğunu söyleyemeyiz. Sonuçta defalarca kez aşıldılar.
Moon, ama-
Max, bence sizi bu kadar alttan aldığımı düşünürsek biraz muhafız yardımının hak ediyorum.
Moon,(derin bir iç çeker) peki o halde size elimden geldiğince yardımcı olacağım ama bir şartım var.
Max, şart mı? Ne tür bir şarttan bahsediyoruz acaba?
Moon, merak etmeyin sizinle ilgili bir şart değil bay Max. Glabgor'unda muhafızlarla birlikte insanları koruma görevinde olmasını istiyorum.
Eclipsa, NE? Bu kesinlikle kabul edile-
Max, aslında bu oldukça mantıklı. Glabgor muhafızların canavarlara zarar vermesini önler ve muhafızlarda Glabgor'un göremediği kişileri görebilir. Tabi kabul ederseniz.
Eclipsa, eğer bu sizinle dostluğumuz için gerekliyse bay Max, kendisine bunu sorarım.
Max, o halde ben gidip çalışmalara başlamalarını söyleyeyim.
(Max ve onun ardından Moon oradan ayrıldıktan sonra Eclipsa, Star, Marco ve diğerlerini bir konu hakkında konuşmak için yanına çağırır)
Ryder, eğğğ, konu nedir?
Eclipsa, sanırım Meteora'yı düzeltmek için bir yol buldum.
M,S,T,J, NE?!?!?!
C&D, düşündüğümden daha hırslı çıktın Eclipsa. Bunu öğrenebileceğini hiç düşünmemiştim ama bu hiçbir seyi değiştirmez.
Eclipsa, yaptığım araştırmalar sonucu lanetleri bozan çiçeğin etkisini kaybettirecek başka bir çiçek olduğunu keşfettim. Bu çiçeğin yetiştiği ormanlar yüz yıllar önce yok olmuş. Bu yüzden çözüm ararken bu çiçeğin varlığını öğrenmem çok zor oldu.
Tom, iyi de çiçek yok oldu demedin mı?
Eclipsa, ben çiçeğin bulunduğu yer yok oldu dedim. Çiçeklerden bir tanesini bir kaşif saklamış.
Ryder, gerçekten mi? Kimmiş o?
Eclipsa, çok yakından tanıdığın bir Ryder. Senin baban.
Ryder, NE? Babam böyle bir çiçeğe mi sahipmiş?
Marco, sana bunu hiç anlatmadı mı?
Ryder, babam bana hiç birşey anlatmazdı. O onun yazdığı bilgilere ancak o ölünce erişimim oldu.
C&D, daha doğrusu onu öldürünce.
Star, peki bu çiçeği nerde saklıyormuş?
Eclipsa, kendisinin özel bir hazine odası olduğu yazıyor ama oranın nerde olduğunu bulamadım. Ryder sen bu konu hakkında birşey biliyor musun?
C&D, hmmm, dikkatlice düşününce bu Marco ve onun Butterfly Formu'nun ortaya çıkması için güzel bir fırsat olabilir. Biraz doğaçlama yapmam gerekicek ama olsun.
Ryder, evet biliyorum. Onun yazdığı 3. günlükte yazıyordu. Sizi oraya götürebilirim ama günlükte orayı birşeyin koruduğu söyleniyordu. Hemde çok güçlü birşeyin.
Eclipsa, benim başka bir seçeneğim yok. Kimseden korkmuyorum.
Marco, bende geliyorum.
Star, hayır gelmiyorsun. Son zamanlarda fazlasıyla şey yaşadın zaten. Burada kalıp aksiyondan uzak durman senin için en mantıklısı olacaktır.
C&D, bu kötü. Eğer Marco gelmezse yapacağımız şey benim içinde zaman kaybı olacaktır.
Ryder, bence yanılıyorsun. Marco Newerzone'u benden bile iyi biliyor ki ben orada doğdum. Bu yüzden bizimle gelirse risk azalacaktır.
Jenna, bu konuda Ryder'a katılıyorum.
Tom, üzgünüm ama bende onunla aynı fikirdeyim Star.
Star, sanırım yapacak birşey yok.
(Newerzone'da ki Hekapoo'nun yaşadığı yerden Nachos alırlar ve Ryder'ın öncülüğünde hazine odasına varırlar)
Marco, garip şu canavar bu zamana kadar ortaya çıkar sanmıştım.
Ryder, kendisinin eğer biz kilidi açmayı denersek ortaya çıkacağı yazıyor.
Marco, peki anahtarın yerini biliyor musun?
Ryder, üzgünüm ama hayır.
C&D, bunu size söyleyip tüm riski ortadan kaldıracak değilim herhalde.
(Star, Eclipsa ve Marco sihir yaparak kilidi açmaya çalışırlar ama bu yaptıkları şey kilidi koruyan canavarı uyandırır)
Marco, işte başlıyoruz.
(Ortaya çıkan canavar gerçekte bir ejdersikletidir ama normal bir taneye göre otuz kat daha büyüktür)
Star, bu şeyde ne?
Marco, o bir kraliçe ejdersiklet!
Tom, peki ne kadar güçlü?
Ryder, en üst seviye.
Tom, bunu demenden korkuyordum. Jenna arkama geç.
Jenna, ne yani şimdi kahraman rolünü mü oynuyorsun?
Tom, illa birşey diyeceksin değil mi?
Star, boynuz sende benim arkama geç.
Marco, bunu halledebilir misin?
Star, değnek ile büyü yapmakda paslanmış bile olsam bir canavar benzetmeyi asla kaçırmam.
Eclipsa, bir canavarı benzetmek mi?
Star, lafın gelişi dedim.
(Tom'un alev gücü ve Marco, Star ve Eclipsa'nın büyüleri ile kraliçeye pekde şans vermeden galip gelmeye başlamışlardır ama Ryder, kraliçenin dikkatini Boynuz Kafa'ya çekerek onu kurtarmaya çalışan Star'ın büyük bir darbe almasına sebep olur)
Marco, STAR!!!
C&D, hadi ama kahraman yap şovunu. Herkes bekliyor.
(Marco ani bir kararla yeniden Butterfly Formu'na dönüşür ve tüm gücüyle kraliçeye saldırır. Mewgenlik'de oluşturduğu kürelerden oluşturur ama çok daha güçlü halleriyle. Kraliçe bu ilk darbenin şiddetiyle afallar ve Marco'nun bu saldırıdan hemen sonra oluşturduğu enerji patlamaları ile bayılır.
Star, Marco! Sen iyi misin?
(Marco ona kırmızıya dönmüş olan gözleri bakar)
Star, sen iyi misin?
(Star'ın yanına iner ve geri dönüşmeye çalışır. Geri dönüşme sırasında sürekli bağırır ve on dakikadan daha fazla bir süre boyunca eski haline dönmeye çalışır)
Marco, bu şeyin bu kadar acıttığını söylememiştin.
Star, normalde bu kadar açılmıyor zaten Marco. Bence senin bu formunda da bir terslik var. Bu görünüşünden belli.
Eclipsa, Star, Marco şu işi bitirebilir miyiz artık?
(Kilidi açtıktan sonra büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar)
Eclipsa, anlamıyorum. Çiçek burda olmalıydı.
Jenna, belki de onu almışlardır.
C&D, almak me kelime onu yok ettik.
Eclipsa, yani herşey bir hiç içindi.
Star, YİNE!
C&D, aşırı kritik olmadığını bende kabul ediyorum ama Marco Butterfly Formu ile ilgili sorunu ne kadar çabuk anlarsa o kadar çabuk çözebilir. Sonuçta sorunu çözdüğü zaman Kanlı Ay ile etkileşim kuracak ve son kritik noktanın gerçekleşmesini sağlayacak. Of, bu çocuğun planımız için bu kadar kritik olmak zorunda olması, herşeyi o kadar yavaşlatıyor ki. Üstelik hâlâ çok fazla aşama var. En azından planımız için sorun oluşmuyorlar. Gerçi can sıkmaları bile benim için yeteri kadar kötü!

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Star vs. forces of evil geçmişin hayaletleri
ActionSihir gitse bile eski bir tehlike yeni bir düşmanla geri gelmeye hazırlanıyordu.