(Moon ve Eclipsa sihir pratiği yaparken Marco, Star, Tom ve Jenna Boynuz Kafa'ya kalenin onları görebilecekleri bir bölümünde onsuz yaptıklarını anlatmaktadırlar.)
B.K, vay be! Demek güçlerini böyle geri kazandılar.
S, aynen öyle. Üstelik Solaria ve şu Cipher olmasaydı planımız gerçekleşmiycekti bile. İnanabiliyor musunuz?
B.K, bensiz bunları yaptığınıza inanamıyorum orası kesin. Artık resmen beni görmezden geliyorsunuz.
M, bunu şimdi mi anlıyorsun?
S, Marco!!!
M, ne? Boynuz Kafa dürüst bir ekipten atıldın seremonisini hak ediyor Star.
T, merak etme, sadece şaka yapıyor.
J, büyük oranda yani.
T, hey ilk kez sözümü tamamladın. Bu çok iyi bir gelişme.
J, bunu büyütme tamam mı?
B.K, hey! Konuya dönebilir miyiz lütfen?
M, tabikideeeee hayır!
S, Marco diyorum.
M, tamam tamam sustum.
B.K, nihayet! Bakın bensiz maceralara atılmanız hiç hoş değil ama şu anda bundan daha önemli bir sorunum var.(iç çeker) Sea Horse'u biliyorsunuz, o pislik, Sea Horse Show diye bir programa başlamış buna inanabiliyor musunuz?
M, evet.
T, kesinlikle inanabiliyorum.
J, umrumda bile değil.
S, peki bu neden senin için bu kadar önemli?
B.K, neden mi? Çünkü son zamanlarda benim programımdan bile daha çok reyting alıyor!
M, veeeee
B.K, hepsi bu kadar.
M, sende ne sorunlarla uğraşıyormuşsun ya.
B.K, dalga geçmeyi bırak çünkü ben ciddiyim.
M, bende öyle! Biz nelerle uğraşıyoruz. Senin derdine bak.
S, ikinizde biraz sakinleşmelisiniz ve Marco Boynuz Kafa'ya yardım edicez bunu biliyorsun değil mi?
M,evet, bunun zaten farkındayım.
S, o zaman neden itiraz edip duruyorsun.
M, bilmem belkide seni böyle kızgın görmek hoşuma gidiyordur.
S, biliyorsun seni yok edebilirim.
M, geçekten yapabilir misin?
(Star Marco'ya bir yumruk atar)
M, tamam, anlaşılan gerçektende yapabilirmişsin.
B.K, harika şimdide siz mi flört ediyorsunuz?
M, öfff, çabuk olda nereye gidiceğimizi söyle.
B.K, söylemek yerine size göstersem daha iyi olmaz mı dünyalı ahmak?
M, bende bana ne zaman böyle diyecek diyordum.
(Sea Horse yeni programına başlamak üzereyken onun yanına gelirler)
B.K, işte onu bulduk. Şimdi SALDIRIN!
S, NE?
M, hey sen ne yapıyorsun?
B.K, tabiki de hainin işini bitiriyorum.
S.H, HAİN mi? Kusura bakma ama asıl hain sensin.
B.K, ben ve hainlik mi? Bu çok saçma.
M&D, bence hiç de değil😑
S.H, saçma filan değil. Sana kendi programımı yapıcağımı ve bu programda Mewni Creek'teki canavarları inceleyeceğimi söyledim. Hatta senden izin almaya bile çalıştım ama sen fikrimi çalıp kendi programın için bir bölüm yapmaya çalıştın. Üstelik kameramanın ben olmama rağmen. Bende bu yüzden sen izin vermesende programı yapmaya karar verdim. Yani hain sensin!
S, Bu doğru mu?
B.K, şey belki doğru olabilir ama sonuçta program yapmasına izin vermediğim için bu çalmak sayılmaz değil mi?
M, inan bana kesinlikle sayılır.
B.K, bu sadece senin düşüncen dünyalı ahmak.
S, kusura bakma ama şundan eminim ki bu şuan burada olan herkesin düşüncesi.
B.K, sizi buraya bana destek olun diye getirdim. Beni yargılayın diye değil.
T, ama yapacağımız şey tam olarak bu!
B.K, (öfkeli bir şekilde) pekala eğer cidden herkes bana karşıysa özür dilemek bu durumda kurtulmak için iyi bir yol olabilir!!!
S.H,(sevinerek)gerçekten mi?
B.K, ne yazık ki evet! Senden özür diliyorum.
S.H, öncelikle şunu söylemeliyim ki bu gerçekten güzel bir gelişme ama ne yazık ki sıradan bir özür bu durum için yeterli değil.
B.K, NE?
S.H, seni ancak bana programın bu bölümünde yardım edersen affedebilirim.
B.K, sana benimkine rakip olan programında yardım mı edeyim yani? Bu asla olmayacak.
S.H, peki o halde gidebilirsin.
T, hadi ama Boynuz Kafa eğer Sea Horse sana kameramanlık yapmazsa zaten yeni ve güzel bölümler yapamazsın.
B.K, onun yerine başka bir kameramanda kullanabilirim.
J, hayır kullanamazsın.
B.K, o nedenmiş?
M, çünkü sana dayanabilen başka bir kameraman yok.
B.K, seni(Biraz düşünür) tamam bu konuda haklılık payın olduğunu itiraf ediyorum.
S, o zaman gidip ve Sea Horse'a yardım edelim.
B.K, tamaaaaaam🙄
(Sea Horse'la birlikte ormanda ilerlemeye başlarlar)
M, peki burda tam olarak napıyorsun?
S.H, geçen haftaki bölümü izleyen on milyonuncu izleyicimin istediği birşeyi araştıracağıma dair bir söz vermiştim. Zaten bu yüzden burdayız.
B.K, yani programını on milyon kişi mi izledi?
S.H, (gülümseyerek)kıskandırıcı değil mi?
B.K, hiç de bile!
M, peki bu kişinin isteği neydi?
S.H, benden çıldırmış bir warnicornun bu ormanlardaki her cansız şeye zarar vermesi olayını araştırmamı istedi.
S, peki nasıl bir warnicorn bu?
S.H, hakkında bilinen şeylere göre boynuzunun kırıldığını ve yarı beyaz yarı siyah bir warnicorn olduğunu biliyorum.
J,(sıkılmış bir şekilde) peki bu şey daha ne kadar sürecek. Yani en azından onu bulmak için bir planın var değil mi?
S.H, aslında planım bu ormanda onu buluncaya kadar dolaşmaktı.
B.K, şaka yapıyorsun değil mi?
S.H, yani ne kadar zor olabilir ki? Sonuçta bu ormanda kaç tane çıldırmış gibi dolaşan warnicorn var ki?
T, hey! Sizde bir ses duydunuz mu?
M, ben hiçbirşey duymadım.
T, bir an için sanki orada birşey varmış gibi geldi.
J, büyük ihtimalle bir domuz keçidir.(Bu sefer herkesin duyabileceği bir ağaç devrilme sesi duyulur)
T, peki bu neydi? Hormonlu bir domuz keçi mi?
S, şey Marco şu uyum sağlama işi hala devam ediyor mu? Yani güvenlik açısından😓
M, emin değilim belkide tamamlanmıştır ve(aniden önlerinden bir unicorn geçer)
S.H, bu oydu! Hadi çabuk olun.
B.K, hey biraz yavaşla.
(Koşarak)
M, sizde onun sıradan bir warnicorn'a benzemediğini fark ettiniz mi? Biraz farklı gibiydi.
S, evet sanki sihir boyutundaki unicornlardan biri gibi.
T, ama bu nasıl mümkün olabilir ki?
S, bilmiyorum. Belkide sıradan bir warnicorndur.
S.H, pekala onun önünü kesicem sende saldırarak işini bitir.
B.K, bekle bir saniye Sea Horse, sen bir warnicornu durdura-
(Unicorn Sea Horse'un üzerinden atlayarak oradan uzaklaşır.)
S.H, vay be! Bu çok yakındı.
B.K, seni ahmak! Sen bir warnicorn'u durduracağını nasıl düşünürsün?
S.H, hey! Ben son karşılaştığımızdan beri çok daha güçlüyüm bir kere.
(Boynuz Kafa tek hamlede Sea Horse'un duvara çarpmasına sebep olur)
B.K, daha boynuzum tam düzelmedi ama bu bile seni yenmek için fazlasıyla yeterli. Üstelik o warnicornu kamera tutarken engellemeye çalıştın!
S.H, herneyse benim şu warnicornu biran önce yakalamam lazım. O yüzden kusura bakmayın ama gitmeliyim.
M, onu yalnız başına yakalayamazsın. Bize ihtiyacın var.
S.H, ama ben-
S, bu konu tartışmaya kapalı.
S.H, (iç çeker) peki o zaman ne yapıyoruz?
M, aslında benim oldukça basit bir planım var ama birkaç telsize ihtiyacımız var.
S.H, benim acil durum kitimde birkaç telsiz olması lazım.
B.K, senin bir acil durum kitin mi var?
S.H, tabikide var. hazırlıklı olmak önemli sonuçta.
M&D, sonunda beni anlayan biri çıktı.
M, peki o halde plana başlıyalım.
(Bir saat sonra)
T, pekala sonunda onu buldum. Öfff, neden sürekli bağırıyor ki?
M, bilmiyorum ve öğrenmeyede niyetim yok. Hadi plana başla.
T, tamamdır.(unicornun hemen yanına bir ateş topu fırlatır) sanırım beni fark etti.(unicorn Tom'u fark ettikten sonra kovalamaya başlar ve Tom uçarak ondan kaçmaya çalışır)
J, Tom sen ne yaptığını sanıyorsun?
T, ne mi yapıyorum? Planı uygulamaya çalışıyorum.
J, iyide bu kadar hızlı gitmeye devam edersen seni kovalamayı bırakacak.
T, daha yavaş gidersem de beni öldürücek.
J, eğer dikkatli bir şeklide yavaşlarsan sana zarar veremez.
T, çok kolaymış gibi söylüyorsun.
J, eğer iblis güçlerim olsaydı sana ne kadar kolay olduğunu kanıtlayabilirdim.
M, Tom biz hazırız. Hadi onu buraya getir ve bitirelim şu işi.
T, hey elimden geleni yapıyorum ama biraz zamana ihtiyacım var.
(Tom olabildiğince hızlı bir şekilde unicornu, Marco ve diğerlerinin yanına götürür)
M, işte geliyorlar. Şimdi yada asla.(sihir yaparak bir ağ oluşturur) harika! Böyle zayıf bir sihir bile çok fazla canımı yakıyor.
T, hazır olsanız iyi olur!
M, Star ve Boynuz Kafa çabuk şu ağı tutun ve-
S, şu iki ağacın arasına yerleştiricez. Biliyoruz.
T, bir saniye daha ağı hazırlamadınız mı?
M, hey sihir yapmak şu anda hiç istemediğim birşey. Olabildiğince ertelemek istemem çok normal.
T, peki o halde kötü haber vermek istemem ama zamanımız tükendi!
(Tom yükselerek ağa yakalanmaz ama unicorn zıplasa bile bundan kurtulamaz)
M, (gülümseyerek)bu planın işe yarayacağını söylemiştim.
B.K, neden onu sadece ağ ile yakalamadık ki?
M, çünkü eğer ağı attığımı görseydi kurtulabilirdi yani plan işe yaramazdı. Birinin dikkatini dağıtması şarttı.
S.H,(sevinerek) kim ne derse desin bu bölüm çok fazla reyting alıcağı bir gerçek.
B.K, (üzülerek)evet ne kadarda güzel bir haber.
S.H, Boynuz Kafa bak gerçek şu ki yaptığın hiç de güzel değildi ama fazla tepki verdiğimi kabul ediyorum.
M&D, hiç de abartı değildi.
S.H, ayrıca ikimizin tekrar bir arada çalışması bence çok işe yarar olabilir. Sonuçta ben kameramanlıkda iyiyim, sende show yapmakta, ben orjinal fikir bulmakda başarılıyım ve sende bana oranla oldukça güçlüsün. Bu özelliklerimiz birleştirmek çok işe yarar olabilir. Acaba tekrar birlikte çalışabilir miyiz?
B.K,(heyecanlanarak) gerçekten mi? Yani şeyyy neden olmasın? Sonuçta nadirende olsa senin kameramanlığına ihtiyacım olabiliyor.
S.H, harika!
S, peki bu unicorn'u ne yapıcaz?
S.H, sanırım warnicorn demek istedin.
S, aslında hayır çünkü eğer yüzüne bakarsan bir warnicorn olduğunu görebilirsin. Renkli gözler, garip burun delikleri ve garip bir şekilde olan doğum lekesi bunlar benim unicorn çocuğumun özelliklerine çok benziyor. Sadece o çok daha tatlıydı ve tabiki de boynuzu kırık değildi.
M, peki onu kim bu hale getirdi ve neden bu kadar vahşi?
S, bilmiyorum ama öğreneceğim kesin!

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Star vs. forces of evil geçmişin hayaletleri
AksiyonSihir gitse bile eski bir tehlike yeni bir düşmanla geri gelmeye hazırlanıyordu.