Başladığınız tarihi sevdiğiniz bir müzikle buraya bırakabilirsiniz . :)
"İnsan içinde bulunduğu umutsuz koşullarda bazen bir zinciri bir saç teliyle koparabileceğini sanır."
Victor Hugo
Keyifli okumalar !
Son olarak pantolonlarımı da rafımın üst katına koymuştum. Dün yeni evimize gelmiştik. Yolcuğumuz işlemlerimiz yüzünden ertelenmiş ve okulun ilk haftasında okula gidememiştim. Bugün pazar günüydü. Bir sürü eşyalar alıp son olarakta okul kıyafetimi almış ve eve dönmüştük. Yorucu ve sıcak bir gündü. Gaziantep'te sıcaklık yüksek oluyormuş hep. Çekeceğimiz var desenize yaz aylarında. Yastığa başımı koyduğumda kalbimin hızlanmasını bir türlü kontrol edemiyordum. Aşırı heyecanlı ve tedirgindim. Yeni okulumda beni nelerin bekleyeceğini bilmiyordum. İlk haftasında gidemedim ve ne yapacağımı da bilmiyordum. Beş günlük süre boyunca herkes birbiriyle kaynaşmış ve arkadaş olmuşlardır.
Aklımdan bir sürü şey geçiyor ve hiçbirine cevap bulamıyordum . Yarın gittiğimde taşlar yerine oturacak , bütün sorular cevap bulacaktı . Ben gitmeye hazır mıydım peki ?
Sosyal medyada küçük çaplı bir araştırma yapmıştım okulla ilgili. Biraz sıkıntılı bir okulmuş . Seviyesi normal düzeydeymiş. O kadar okul yazmıştım ve bana çıkan okula bakın. Şansım gerçekten ilk günden benden yanaydı. Okul sayfasını takip eden öğrencilere baktım . Hepsi havalı , yakışıklı ve güzellerdi. Birçoğunun hesabı ise gizliydi. Aynaya dönüp şöyle bir baktım kendime. Çok dikkat çekecek bir güzelliğim yoktu. Uzun boylu , kumral düz saçlara sahiptim. Herkes tarafından abartılan küçük bir burnum vardı. Fiziğimin de çok güzel olduğunu söylerler çevremdeki insanlar. Tamam çok övdüm kendimi . Çok güzel olmasam da halimden memnundum. Kendimi bazen öyle güzel buluyordum ki o gün hiç bitmesin istiyordum. Bazen de fazlasıyla çirkin oluyordum. Bunları boş verip benim için en önemli şeyin ne olduğu açıkça belliydi; sağlık. Sonrasında her şey olurdu zaten.
Saat on ikiye geliyordu. Uyumam gerektiğinin farkındaydım ama stres beni uyutmuyordu. Uyumam gerekiyordu çünkü ilk hafta okula gitmemiştim, yarın da ilk dersten geç kalmak olmazdı . Her ders yoklamasında yok yazılıyordum. Acaba merak ediliyor muydum ? Edilmemiş olmak işime gelirdi. Bütün gözlerin üstümde olmasından nefret ederdim. Kalabalık ortamlardan uzak durmaya çalışır, mecbur olmadıkça asla kafamı kaldırıp etrafa bakamazdım. Bu huyumdan nefret ediyordum.
Koyunları sayıp uyumalıydım. Uyanmasam ne iyi olurdu değil mi ? Kimsenin yüzünü görmek zorunda kalmazdım. En çokta onun. Her sabah uyandığımda, kahvaltı sofrasında, akşam yemeğinde, uyumadan önce. Her istediğimiz olmuyordu tabi. Her zaman olduğu gibi..
Sizin de oluyor mu böyle ? Hiç istemiyorsunuz ama hep var. Ben anlatamıyorum bari siz anlatın. Belki bende anlatırım bir gün sizden güç alarak. Ne dersiniz ?
Telefonumu kapatıp yastığımın altına tıkıştırdım. Gözlerimi kapatıp tekrar koyunları saymaya başladım..
Kahretsin ! Uyanmışım. Sinirle gözlerimi ovuşturup, güzelce esneyip kalktım yatağımdan. Lavabodaki işlerimi halledip çıktım . Saçlarım düz olduğu için üstünden bir kere de düzleştiriciyle geçmiştim. Okulumuzun güzel mi güzel siyah polo yaka tişörtünü giyip altına da siyah kumaş pantolonunu giymiştim. Aynanın karşısına geçip şöyle bir süzdüm kendimi. Güzel görünüyordum. Uzun bacaklarıma yakışmıştı kumaş pantolon. Çantamı da alıp çıkmıştım odadan. Ayakkabımı giyerken anneme sesleniyordum.
" Anne ! Gidiyorum ben . "
" Tek mi gideceksin ? Sınıfı nasıl bulacaksın ? Birimiz geleydik yavrum seninle . "

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kavuşamadığım
Teen FictionHayatta asla istemediğim bir durumdu iki erkek arasında kalmak. Şimdi anlıyorum ki başımıza gelmeden gitmezmişiz bu dünyadan.. Seni seveni mi ? Kendi sevdiğini mi ?