K |17|

142 27 27
                                    

Merhabalar, sizi bu kadar beklettiğim için öncelikle özür dilerim. Stresli bir dönem geçiriyordum. Sınava girdim çıktım. Sınava giren herkese geçmişler olsun. İnşallah güzel sonuçlar alırız. 

Artık sık sık buradayım. Bu günleri telafi edeceğim, en iyi şekilde. Destekleriniz için çokça teşekkür ederim. (:

Yorumlarınızı ve oylarınızı bekliyor olacağım *-*

"Hangi ümide sarılsam elimde kalıyor, neyi seversem ölüyor."

Reşat Nuri Güntekin


Keyifli okumalar !


Hatırlatma

Elimi yüzümü yıkayıp lavabodan çıkmıştım. Hırkamın önünü kapatmak için fermuarımla savaş veriyordum. En olmadık zamanlarda takılıp duruyordu. İçeride maç vardı ve ben izleyememiştim. Sinirle nefesimi dışarı verip fermuarı boğazıma kadar çekmiştim. Başımı kaldıracağım sırada önümde duran yumuşak bir cisme çarpmıştım. Sızlayan başımı tutmaya çalışırken neye çarptığımı öğrenmek için söylene söylene başımı hafifçe kaldırmıştım.

''Hayır yani anlamıyorum, niye böyle şeyleri ortalık yere koyuy-'' Sözümü bitiremeden küçük bir şok geçirmiştim.

''S-senin ne işin var burada ?''

''Kumsal, iyi misin güzelim ?'' Güzelim mi ?

***


Karşımda duran kişiyle dakikalardır bakışıyorduk. Güzelim demesine mi kızmalıydım, çarpıştığım kişinin benimle konuşmak isteyen basketbolcu çocuğun olmasına mı şaşırmalıydım, bilemiyordum. Adımı biliyor olmasına diyecek sözüm yoktu tabii. Çokta şaşırmamam gerekiyordu aslında. Sonuç olarak tanışmak istediğimiz kişiler hakkında bilgiler edinirdik hepimiz. Bende ilk zamanlarda Doğuş'un adını öğrenmek istiyordum. Tanışmak mümkün olmamıştı, orası ayrı konu.

Burada ne işinin olduğunu sorduğumda bir cevap alamamıştım. Saçma bir şekilde bana bakışına bakıyordum. Yakınımda olmasını fırsat bilerek yüzünü incelemiştim. Koyu maviye çalan gözleri, esmer teni, keskin bakışı insanı hipnoz ediyordu. Esmer bir tende göz renginin bu kadar güzel duruyor oluşu canımı sıkmıştı. Ne var yani benimde böyle gözlerim olsaydı ? Onu incelediğimi anlayınca yüzüne memnun olan bir gülüş yerleştirmişti. Hafifçe yutkunarak başımı önüme eğmiştim.  

 Ciddiyetimi korumak adına omzumu dikleştirip, bakışlarımı sertleştirmiştim. 

''Burada ne işinin olduğunu sormuştum.'' Ortamın sessizliğini bölmek adına konuşmaya başlamıştım.

''Biliyorsundur az çok, ben basketbol takımındayım. Hoca çağırdı, onun için gelmiştim. Seninle karşılaştık. Başka bir durum yok yani.'' Yanlış anlaşılmamak adına mimikleriyle hararetli bir şekilde konuşmuştu. 

''Anladım, benim salona gitmem gerekiyor. Kolay gelsin sana.'' Salak gibi her şeyi yanlış anlamıştım. Çocuğun işi gücü yok beni mi takip edecekti ? 

''Görüşmek üzere Kumsal.'' Gülümseyerek başını hafifçe öne eğmişti. Konuşmaya başlayacağım sırada arkamızda kalan kızlar tuvaletinin oradaki ses beni durdurmuştu.

Biri endişeli bir şekilde kapıya vuruyordu. Kıvanç'la beraber sesin geldiği yöne doğru dönmüştük. Sesini duyar duymaz kalbim hızla atmaya başlamıştı. Bu sesin sahibini biliyordum. Bana umut veren, mutluluk veren, aynı zamanda canımı yakan bir sesti.

KavuşamadığımHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin