Keyifli okumalar !
''Saçlarımı hep kestim , tutacak kadar kalmasın dedim.
Çünkü bir başkaldırma ancak saçlarından tutulur.''
Turgut Uyar
Sinirliydim , belkide bu sinirim fazlaydı. Bir insanın bir insanı sevmesi kötü bir şey değildi evet ama Okan için böyle düşünemiyordum. İlk zamanlar gayet iyi anlaşıyorduk. Düşünceli, sempatik biriydi benim için. Son zamanlarda sergilemiş olduğu tavırlar beni rahatsız etmeye başlamıştı artık. Bana karşı duygularının olması sinir eden bir durum değildi. Her insan gibi oda birilerinden hoşlanıyordu. Onun içinde o kişi bendim. Buna saygı duyardım ama Doğuş'u sevdiğimi bile bile bana bu şekilde yaklaşması rahatsız ediyordu. Yetmezmiş gibi bunu herkesle paylaşması , olmayacak bir şeyi olacakmış gibi insanlara lanse etmesi hoş değildi.
Merdivenlerin sonuna geldiğimi fark ederek bahçeye çıkan kapıya doğru ilerlemiştim. Koca bir fil ağırlığında olan kapıyı zorda olsa iteklemeye çalışıyordum. Kapıya sarf ettiğim güç fazla gelmiş olacak ki kapı hiç ağır değilmiş gibi son anda hızla açılmıştı. Dengemi kaybedip yüzüstü düşeceğim sırada kapının koluna sıkıca tutunup kendimi toparlamıştım. Etraftaki bakışları umursamamaya çalışarak duruşumu dikleştirip havalı bir şekilde bahçeye çıkmıştım. Hiç düşen insan görmemişlerdi sanırım. Bu okulda ne yapsak tuhaf karşılanıyordu.
Yüzüme çarpan sert rüzgâr beni kendime getirirken etrafa kısa süreli bir bakış atmıştım. Basketbol potasının orada duran Okan'ı görmemle adımlarımı oraya doğru yöneltmiştim. Okan onun yanına geldiğimi fark ettiğinde şaşkın ama bir o kadar da mutluluk belirten bir yüz ifadesine bürünmüştü. Yüzündeki mutluluğu herkes fark etmiş olacak ki arkadaşları Okan'a doğru eğilip bir şeyler söylüyorlardı.
Sakin olmalıydım. Kimseyi üzmek yok, kimsenin kalbini kırmak yok.
''Hoş geldin Kumsal.''
''Hoş buldum Okan. Biraz konuşabilir miyiz ?'' Memnun olmuş bir şekilde kafasını sallarken arkadaşlarına gitmeleri için kaş göz işaretiyle bir şeyler söylemeye çalışıyordu. Ne demek istediğini onlarda anlamış olacak ki yanımızdan uzaklaşmışlardı.
''Konuşabiliriz şimdi , seni dinliyorum Kumsal.'' Gözlerindeki mutluluk beni üzmüş olsa da bu konuyu konuşmak zorundaydım.
Nasıl konuşmalıydım bilmiyorum. Buraya gelmeden önceki öfkem yok olup gitmişti. Okan'ın bakışları bana kendimi kötü hissettirmişti. Başka insanlara , kendilerini seven kişilere şans vermedikleri için kızarken şu anda aynı durumu ben yaşıyordum ama benimki biraz farklıydı. Ben seviyordum, bir başkasını. Deneyecek , bir şans verecek durumda değildim.
''Okan.'' Deyip susmuştum. Kendimi toparlamak adına kafamı kaldırıp bakışlarımı etrafta gezdirirken beni mahveden gözlere denk gelmiştim. Burada arkadaşlarıyla oturması beni şaşırtmıştı. Okan'la aramızda geçen konuşmaları duyabilecek yakınlıktaydı. Yüzünü incelediğimde hiçbir ifade yoktu. Bu moralimi yerle bir etsede belli etmemiştim. Gözlerimi, hiçbir duygu barındırmayan gözlerinden çekerek önüme dönmüştüm.
Okan hâlâ konuşmamı bekliyordu. Sesimin düzeyini kontrol etmek adına boğazımı temizlemiştim.
''Okan, ben ikimiz hakkında konuşulması doğru olmayan şeyler duydum.'' Okan ne demek istediğimi anlamamış gibi yüzümü incelerken, duyduklarını aklında tartmaya çalışıyor gibiydi. Bakışları beni rahatsız etmeye başladığında kafamı öne eğmiştim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kavuşamadığım
Teen FictionHayatta asla istemediğim bir durumdu iki erkek arasında kalmak. Şimdi anlıyorum ki başımıza gelmeden gitmezmişiz bu dünyadan.. Seni seveni mi ? Kendi sevdiğini mi ?