"En kötüsü de; sahip olamadığın şeylere ait olmandır.."
Franz Kafka
Gün batımlarını sever misiniz ?
Ben çok çok seviyorum. Medyadaki fotoğraf çekmiş olduğum gün batımlarından bir tanesi.
Keyifli okumalar !
Yaklaşık on beş dakikadır yürüyorduk. Sağ yanımda Okan, sol yanımda Doğuş vardı.Sol yanımda. Kendi aralarında konuşuyorlar , bende dinliyordum. Yanımda olması mutluluk veriyordu bana. Heyecandan ne yapacağımı bilmiyordum. Aslında hiçbir şey yapmamak benim için en doğru olanıydı. Çünkü heyecanlanınca saçmalıyordum. Şanslı mıydım şanssız mıydım bilmiyorum. Kaderdi sanırım bu. Bir araya getiriyordu bir şekilde. Bu hoşuma gitmiyor değildi ama sevgilisinin olması canımı sıkıyordu. Bugün gülüşmeleri , bakışmaları aklıma geldikçe sinirim bozuluyordu. Zorla güzellik olmazdı ki. İstemiyorsa kesin bir dille reddedebilirdi. Kafamı kaldırıp Doğuş'a bakmıştım. Ne de güzel gülüyordu. Mimikleri , gülüşü , hareketleri .. Düşüp bayılacaktım şuraya. Bakışlarım dikkatini çekmiş olacak ki kafasını bir anda çevirmişti. O an ki telaşla ne yapacağımı şaşırmıştım. Elim ayağım birbirine girmişti. Bu halim ona komik gelmiş olmalı ki , benim duyacağım şekilde gülmüştü. O nasıl gülmektir ? bir daha gülsene. Gülümsemiştim. Mutluluktan ağzım kulaklarıma varıyordu eminim. İçim kıpır kıpırdı. Sanki sevgiliymişiz de yan yana yürüyormuşuz gibi. Okan uyarıcı bir tonda boğazını temizlemişti. Kendimi toparlayıp geri eski halime dönmüştüm. Kafamı öne eğmiş ayaklarımızı izliyordum anlamsızca. Doğuş ve benim ayaklarımı. Yürüyüşünde bile asalet vardı. Seni doğuran annenin ellerinden öpüyorum. Siz mükemmel bir detaysınız ve ben sizden olan bir parçaya âşık oldum. Bunları düşündükçe farklı ruh hallerine giriyordum. Yanaklarım kızarıyordu , sanki karşımda o varmış gibi gülümsüyor , değişik hareketler yapıyordum.
'' Bir şey mi oldu Kumsal ? '' Okan'ın seslenmesiyle kafamı kaldırdım.
''Hayır. '' Bir şey düşünüyorum şurada bölmesen olmaz mı ?
'' Niye sessizsin ? Sende konuşsana.'' Ne konuşacaktım ki. Ağzımın ayarı yoktu , yanlış bir şey söyleyip rezil olmak istemiyordum.
'' Bilmem, dinlemek daha iyi .'' Neydi şimdi bu söylediğim. Demiştim ben size.
'' Çok tatlısın Kumsal.'' Ne diyorsun Okan ya ! Utancımdan nereye bakacağımı şaşırmıştım. Kafamı çevirmemle âşığı olduğum gözlere denk gelmiştim. Yüzü gerilmiş , sinirlenmişti. Anlamaya çalışıyordum bakışlarındaki duyguları ama hiç belli etmiyordu. Nasıl bakarsa baksındı, tek istediğim yanımda olmasıydı. İmkansızdı biliyorum ama seviyordum işte. Hem ben sevgilisi olduğunu bile bile sevmemiştim ki onu. Aşk adam seçmiyordu. Birini seviyordun , sonunu düşünmeden kalbini ona teslim ediyordun. Severse mutlu oluyordun , sevmezse acıdan başka bir şey olmuyordu. Ona diyecek bir şeyim yoktu. Kalp bu , kimi seveceğine o karar veriyordu. Ben öyle düşünüyordum. Sevdiğinle kurduğun hayalleri bir başkasıyla yaşaması paramparça ederdi. Belki de ben aceleci davrandım aşk konusunda. Beklemeliydim. Pişmanlık mı yaşıyordum ? Asla.
'' Teşekkür ederim. ''
'' Sen nerede oturuyorsun ? '' Oha bana mı sormuştu o ?
'' Yolun sonundaki kavşağın orada oturuyorum.'' Kalbin müsaitse orada oturmak isterim ama yinede sen bilirsin. Kader utansın be. Gözlerinin içine bakma fırsatı bulmuştum. Kahverenginin en güzel tonuydu. Kusursuz kelimesinin karşılığı mısınız acaba ?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kavuşamadığım
Teen FictionHayatta asla istemediğim bir durumdu iki erkek arasında kalmak. Şimdi anlıyorum ki başımıza gelmeden gitmezmişiz bu dünyadan.. Seni seveni mi ? Kendi sevdiğini mi ?