Alarmın yüksek sesiyle uyanmış ve yatakta yaşamı sorgular hale gelmiştim fakat daha sonra geç kaldığım için azar işitmek istemediğimden tıpış tıpış banyoya ilerlemiştim.
Kızların daha uyanmamasını fırsat bilip duşumu almış ve cilt bakımımı yapmıştım, Chi-ha dün gece odaya gelmemişti. Büyük ihtimalle televizyon izleyerek uyuyakaldı diye düşündüm ve banyodan çıkıp günlük kıyafetlerimi üzerime geçirdim.
Çekim günü olduğundan şirket bir şeyler ayarlayacaktı zaten.
Gelen seslere bakılırsa kızlar da uyanmışlardı. Ben kirpiklerimi kıvırırken Chi ha odaya girmiş ve söylenmeye başlamıştı bile.
"Sırtım tutuldu kahretmesin. Aptal gibi uyuyakaldım orada."
"Kas gevşetici olacaktı bende, ister misin?" dedim. Bugün çekim vardı, rahat olması gerekirdi.
Kafasını sallamasıyla çekmecemde duran kas gevşetici kremi aldım ve elimle arkasını dönmesini işaret ettim.
Tişörtünü sıyırıp arkasını dönünce kremi sırtına ve boynuna yedirip birkaç saate daha iyi olacağını söyleyip çantamı hazırlayıp koluma takmış, hazırlanması için ona zaman tanımıştım.
Bu sırada Aera da atıştırmamız için bir şeyler hazırlıyordu. Ondan daha erken uyanmış olmama rağmen işlerini daha çabuk halletmesi işime gelmişti.
Çok geçmeden Yeji de gelip hepimize günaydın demişti.
Dün akşamdan sonra iyi mi değil mi diye çaktırmadan yüzüne baktığımda gayet normal olduğunu gördüm.
Chi-ha da aramıza katıldığında hızlıca bir şeyler atıştırıp dişlerimizi fırçalamış, ardından şirkete gitmiştik.
...
Saatler boyu çekim yapmak pestilimizi çıkarmış olsa gerek kendimizi çekim alanındaki koltuğa atmış bir sonraki sahne için gelecek komutu bekliyorduk.
Dışarıdan kolay gibi görünüyor olabilirdi ama sürekli makyaj ve kıyafet değiştirip dans etmek ve kameraların önünde olmak insanı yoruyordu.
Üstelik bazı sahneleri tekrar tekrar çekmek zorunda kalıyorduk çünkü ya yönetmen ya menajer bir şeylere kulp buluyorlardı.
Buna rağmen tüm enerjimizle devam etmeye gayret ediyorduk.
Çekimden sonra şirkette de ayrıca işlerimiz olduğundan kafamız zaten doluydu ve ben her ne kadar her şeyi idare edip yönetebiliyor gibi gözüksem de aslında neler olup bittiği ile ilgili hiçbir fikrim yoktu.
Akışına bırakmaya karar verip "Haydi kızlar burayı son kez tekrarlıyoruz." demesiyle ayağa kalkıp kızları da hızlıca kalkmaları konusunda teşvik ettim.
Yaklaşık bir saat daha çekimde kaldıktan sonra menajer ile birlikte şirkete gitmiştik.
O bize programdan bahsedeceğini söylemişti ama önce üzerimizi değiştirmek istediğimizden yarım saatlik bir boşluğumuz vardı.
"Öldüm resmen." dedi Yeji kendini tekli şişme koltuğa atarken.
"Al benden de o kadar." diye cevap verdi Sun-hee.
"Değdi bence."
"Efsane şeyler çıkacak ortaya bence de, o kadar çalıştık." diye konuştu Chi-ha.
Yarım saatlik boşluk su gibi akıp gitmiş, menajerin odasına doluşmuştuk.
Genel olarak sahne alacağımız yerlerden bahsetmiş, bu comeback'in şirkete yararını anlatıp durmuştu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
euphony ~ kth
FanfictionBirlikte geçirdiğimiz o geceyi hatırlıyorum, her şey başlamadan önce son kez delicesine eğlenip şarap içtiğimiz o geceyi... Tatlı tatlı yağan ilk karı ve o an zamanı durdurmak istediğini söyleyen seni... Bana sevgiyle bakan gözlerini hatırlıyorum, o...
