30

492 38 21
                                    

" Kaç dakika kaldı?"

Asya kolundaki saati iki dakika bir kontrol etmekten sıkılmış gibi gözüküyordu.

" On dakika var daha."

Beren oturduğu sırada resmen yerinde duramıyordu, bir an önce Selim'i bulup yapışmak istiyordu.

" Off az önce de aynı şeyi söylemiştin. "

Asya yapabileceğim bir şey yok der gibi omuzlarını silkti. O bu aralar Taha'nın aklının başına gelmesi için bir şeyler yapmaya çalışıyordu ama bir faydası olmuyordu çünkü Taha bir katır kadar inatçıydı.

" Taha ile ne oldu? O şeytan şimdi fırsat kolluyordur Selim'e yanaşmak için."

Beren sinirlenmişti, Taha ile Selim'in tekrar birleşmesi isteyeceği son şey bile değildi. Selim'i yalnız bırakmaması gerekiyordu, Taha'ya fırsat bile vermeden Selim'le barışması gerekiyordu.

" Çok inatçı, yoksa şizofren mi demeliyim? Neyse işte, o hala Selim'in kendisini sevdiğini falan düşünüyor. Sizin ayrıldığınızı biliyor ve Selim'e yanaşmak için uygun bir zamanın gelmesini bekliyor."

Beren'in içinde derin bir öfke oluştu, en nefret ettiği şeylerden biri de sevdiği insanları paylaşmaktı. Taha denen o şizofreni Selim'in yanına görmektense ölmeyi yeğlerdi.

" Sen ne yapıyorsun? Taha'yı seviyorsan onun seni sevmesi için bir şeyler yapmalısın, Selim ile yakınlaşmasına izin vermemeliyiz."

Asya'nın içinden bu sözleri sarf ettiği için Beren'e kızmak geliyordu, kendisinin hiçbir şey yapmadığını ima etmesi sinirlerini bozmuştu ama Beren'in haklı olduğunu biliyordu. Kendisi bu zamana kadar Taha'nın kalbini kazanmak için hiçbir şey yapmamıştı şimdi de hem Selim boştaydı hem de Taha.

" Bir planın var mı? Taha ile Selim'i birbirinden uzak tutmak için."

Asya, Beren'e baktığında yüzünde düşünceli bir ifade olduğunu gördü. Ne yapacağını düşünüyor gibi gözüküyordu.

" Şey yapabiliriz, benim Selim'e yapıştığım sırada sen de Taha'ya yapışırsan onların akıllarını karıştırabiliriz. "

Asya bu fikri kafasında tarttı, mantıklı gibiydi. Zaten Beren zeki birisi değildi aklına ancak bu kadarının gelmiş olmasını garipsemedi, onun arkasını toplayan hep kendisi oluyordu.

" Peki ben Taha'nın karşısına ne sıfatla çıkacağım benim zeki arkadaşım? Anonim olarak mı yoksa nefret ettiği kişi olan Asya olarak mı? "

Beren tekrar o düşünceli haline büründü, belli ki bu kadarını düşünememişti.

" Önce onun karşısına Asya olarak çık, anonimde konuşan kişinin sen olduğunu belli etme. Aklını karıştır, ondan hoşlandığını belli et. Seni reddederse anonim olduğunu söyle ve aklının iyice karışmasını sağla."

Asya şaşkınca arkadaşına bakıyordu, ondan böyle bir plan yapmasını beklemiyordu. Akıllıca bir plandı, özellikle Taha'nın aklını bulamaca çevirmek için idealdi.

" Aslında planda açıklar var ama denemeye değer. Şimdi özetlemem gerekirse ben Taha'nın aklını karıştırırken sen de Selim ile aranı düzeltmeye çalışacaksın."

Beren memnuniyetle başını aşağı yukarı salladı, yüzünde çocuksu bir gülümseme vardı ama aklına bir şey gelmiş gibi yüzündeki gülümseme silindi.

" Asya, seni zorlamıyorum değil mi? Yani Taha'yı gerçekten seviyor musun, sevmiyorsan bunları benim için yapmana gerek yok."

Bu sefer düşüncelere dalma sırası Asya'daydı. Taha ile konuşmaya başladıkları zaman bulutların üzerinde gibiydi, çok mutluydu. Onu sevdiğini de fark etmişti ama Beren ve Selim sevgili olduklarında Taha'nın değiştiğini de fark etmişti, hastalıklı bir kişiliğe bürünmüştü. Ancak onu düşündüğü zaman yüzünde istemsiz bir gülümseme olduğu, kalbinin hızla attığı da bariz bir gerçekti.

Hate Can Be Love (BoyxBoy) Texting Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin