Sabah kalkıp giyindim ve kahvaltı yapıp okula gittim. Sırama oturdum ve sonra denki arkaya dönüp benimle konuşmaya başladı . Sınavlar hakkında konuşuyordu
Denki: hey sınavlarınız nasıl geçti ben uygulamadan kaldım.
Sandalyemi geriye doğru yatırmıştım ve bir an dengemi kaybettim ama kirishima bir eliyle sandalyemi tuttu sonra yandan kafasını uzattı.
Kirishima: bende uygulama sınavından kaldım ama yazılı sınavlarım iyi geçti
Marry: ben ikisinden de geçtim galiba
Denki: şanslı kız.
Jiro:hey sanırım bende hepsinden geçtim
Biz böyle konuşmaya devam ederken Sensei içeriye girdi ve önemli bir şey konuşacağımızı söyledi.
Sensei: yazılı sınavlardan çoğunuz geçti ama uygulamalı sınavlardan kalanlarınız oldu
Sonra tahtaya bir şey yansıttı
Sensei: sıralamanıza buradan bakabilirsiniz 1-momo 2-ben ve deku 3-bakugou 4-shoto Sıralama böyle gidiyordu
Sensei: sınavdan kalanlar için bir eğitim kampı düzenleyecektik ama bu sene olanlar yüzünden hepiniz kendinizi tam anlamıyla geliştiremediniz... O YÜZDEN HEPİNİZ GİDECEKSİNİZ
Herkes bir anda sevinmeye başladı
Sensei: bu bir okul gezisi değil , oraya gidince o kadar zorlanacaksınız ki bir haftanın hemen bitmesi için dua edeceksiniz
Bunu söyledikten sonra yüzünde garip bir gülümseme olmuştu . Korkutucuydu. Ders bittikten sonra hepimiz toplanıp konuşmaya başladık.
Mina: HEPİMİZ ÇOK EĞLENECEĞİZ!!!! AMA BENİM ORAYA GÖTÜRECEK EŞYAM YOK
Bu fikir herkesin hoşuna gitmişti . Okul bittikten sonra eve gidip üstümü değiştirdim.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Üstüme bunları giymiştim( kızın yüzünü umursamayın, bizim karakterimiz farklı) Yavaş yavaş alışveriş merkezine doğru gidiyordum Yolda seroyla karşılaştım ve onula yürümeye devam ettim. Sero hayatımda gördüğüm en centilmen ve kibar erkekti. Eminin kız arkadaşına karşı da çok romantik birisi olucaktır . Ama benlik şeyler değil hem o benim arkadaşım. Avm girişine yaklaştığımızda Mina,denki,bakugou ve kirishima da vardı. Mina beni görünce üstüme atlayıp sarıldı bende ona sarıldım.
Mina: HEY MARRY ÇOK GÜZEL GÖRÜNÜYORSUN
hafifçe kızarmıştım ve gülümseyip teşekkür ettim. İçeri girince herkesle selamlaşıp alışverişe başladık. Kiminle gezeceğimi bilmiyordum ve ortam çok kalabalıktı . Kocaman kalabalığın içinde tek başımaydım . Herkes sanki bana bakıyordu , her saniye nefes almam zorlaşıyordu , acaba ilacımı almış mıydım? Ben bunları düşünürken omzumda bir el hissettim.
Kirishima: hey suzuki-san bana alışverişte yardım eder misin? Biraz kararsızım da
Kim olsa kabul edecektim çünkü nefessizlikten ölmek istemiyordum. Kapalı alan ya da kalabalık ortamlarda genelde bu oluyordu ve her gün düzenli olarak ilaç almam gerekiyordu. Kirishima beni bir mağazaya soktu ve güzel şeyler beğendik. Sonra sıra bana geldi. Bir mağazaya girdim ve bir erkek bana doğru yürümeye başladı
Erkek: merhaba sizden bir şey rica edebilir miyim? Bugün kız arkadaşımın doğum günü ve bir elbise almak istiyorum . Tarzınız ve fiziğiniz ona çok benziyor bana yardım eder misiniz ?
Ben daha hiçbir şey demeden kiri atladı
Kiri: tabiki de eder değil mi suzuki?
Evet anlamında başımı salladım ve birkaç elbise denemeye başladım. Adam sonunda bir tane beğenip teşekkür etti sonra gitti.
Kirishima: hey bence daha fazla elbise giymelisin sana yakıştı.
Marry: ıww hayır . Bugün giydiğim eteği bile annem zorla seçti
Kiri gülümsedi ve konuşmaya devam etti.
Kirishima: Hey senin doğum günün ne zaman?
Marry: 1 Ocak (benim de doğum günüm aynı zamanda eheheheheh)
Kirishima: woaaw çok şanslısın yılın ilk günü , hemde akılda kalıcı bir tarih
Normalde doğum günlerimi tek başıma geçirirdim ama önemli değil. Alışverişimiz bitmişti ve toplanma alanına gidiyorduk. Ama orada polisler vardı. Dekuyu sorular soruyorlardı ve uraraka çok endişeli gözüküyordu. Ne olduğunu anlamamıştım ve köşedeki bakugounun yanına gittim. Kollarını birbirine dolamıştı. Bir elimi omzuna diğer elimi koluna koymuştum
Marry: hey bakugou
Biraz irkilmişti ve elimden birini omzundan çekmiştim .
Marry: hey korkuttum mu özür dilerim
Bakugou: beni hiçbir şey korkutmaz
Marry: umm peki. Nolmuş burada ?
Bakugou bana bütün olayı anlattı ve kirishima ile ağzımız açık şekilde dinliyorduk. Sonra göğüsümde o his tekrar belirdi. Ya deku değil de ben olsaydım? Ya birinin başına bir şey gelseydi? Ya o adamda aslında bir villiansa? Bunları düşünürken yine nefesim daralmıştı. Elimi çantama attım ve ilaç aramaya başladım. Sonra hızlıca oradan ayrılıp büfeden su aldım . Şansıma bir tane kalmıştı. Hemen ilacı içtim ve su içmeye devam ettim. Sonra bakugou yanıma gelmişti.
Bakugou: hey neyin var? O aptal inek için endişelendiğini söyleme bana.
Marry:H-hayır sadece başım ağrıyor.
Bakugou: emin misin ? bir şey varsa bana anlatabilirsin.
Bakugounun bu hali çok hoşuma gidiyordu , çok softtu. Ama arkadaşımı kendi dertlerimle boğamazdım.
Marry:evet eminin teşekkür ederim.
O gün bitmişti ve eve gidince poşetleri bırakıp hemen yatmaya gittim. Kalbim hala hızlıydı . Bir tane daha ilaç içtim sonra istemsizce ağlamaya başladım ama neden ağladığımı bilmiyordum. Sonra aklıma annemin bana küçük yaşta eğitimler yüzünden ağladığımda söylediği şey geldi. " bir prenses ağlamaz" ben bir prenses miydim? Neden hep hanım bir kız olmam istenmişti. Bu saçma düşüncelerden sıyrılıp kendimi uykunun yumuşak kollarına bıraktım. Bakugounun bakış açısı* Yorucu bir gündü . Yatağa yatıp bugün olanları düşünmeye başladım. Flashback* •Hayır Mina eminin. M:bence bir daha düşün . Düşündün mü ? Tekrar söyle hadi. •HÂLÂ HAYIR MİNA. M:okul açılalı uzun zaman oldu nasıl kimseden hoşlanmazsın ki? •gündemimde bu yok. Mina güldü ve kulağıma 2-3 isim saydı. İsimlerden bir tanesini duyunca kalbim hızlandı. •ewww hayır . Mina eğer bu saçmalığa devam edersen pembe saçlarını havaya uçururum.
Flashback bitti*
Sonra aklıma suzukinin hali geldi. Sadece baş ağrısının onu bu kadar kötü yapma ihtimali yoktu. Onun arkadaşıysam onu biraz daha zorlayıp öğrenmem gerekiyordu. Tch. Okulda onu sorgularım , Artık saat geç oldu yatmam gerekiyor. Yavaşça gözlerim kapandı ve uyuyakaldım.