13. Bölüm

1.4K 141 41
                                        

Sabah kalktım hava düne göre çok iyiydi. Hemen dışarı çıkıp okula yürümeye başladım . Sınıfa girince sırama oturup çantamdan dün akşam hazırladığım notları çıkarıp okumaya başladım. Yavaş yavaş herkes sınıfa gelmişti ve ders matematikti. Dersleri işledik ve okul bitti . Çok klasik bir okul günüydü. Eve girince sebastianı yine göremedim. Çantamı dolabın üstüne koyacaktım ve şemsiyeyi farkettim. Tamamen unutmuştum. Bugün zaten ders çalışmak için kütüphaneye gidecektim yol üstünde bırakırım diye düşündüm ama hayır , direk şemsiyeyi verip gitmek iyi olmazdı.... BULDUM kek de yapacaktım. Hemen mutfağa gidip kek yapmaya başladım. Küçük bir kek yapacaktım . Elimin lezzetine güveniyordum. Keki fırına koydum ve hazırlandım. Aşağıya inip keki süsledim ve paketleyip poşete koydum. İçine küçük de bir not yazmıştım. Sonra kitapların olduğu çantamı şemsiyeyi ve poşeti alıp evden çıktım. Bakugounun evini bulabilirdim galiba. Biraz yürüdükten sonra evini bulmuştum. Kapıyı çaldım ve kapıyı bir kadın açtı , annesiydi galiba. Çok genç ve güzeldi ayrıca bakugouya çok benziyordu.

Mitsuki: merhaba tatlım nasıl yardımcı olabilirim.

Marry: merhaba bakugou evde mi acaba?

Kadının yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi

Mitsuki: hayır canım şuan antrenmanda. Söylemek istediğin bir şey varsa iletebilirim

Marry: geçen gün bana şemsiyesini verdiği için teşekkür etmeye gelmiştim.

Keki ve şemsiyeyi uzattım. Kadın teşekkür ederek aldı

Mitsuki: okuldan arkadaşı olmalısın değil mi ? Spor festivalinden hatırlıyor gibiyim seni.

Marry: evet efendim adım marry

Bunu derken eğilmiştin ve kadının yüzündeki gülümseme büyümüştü . Vedalaştıktan sonra kütüphaneye gitmiştim ve güneş ben kütüphanedeyken batmıştı.

*Bakugou bakış açısı*
Çok yorulmuştum , saatlerdir antrenmandaydım . Eve geldim ve kapıyı açtım. Annem hemen gülerek bana doğru yürümeye başladı.
Annem: katsuki bugün arkadaşın bize geldi
ne? Kim gelmişti ki? Zaten kirishima ve seroylaydım. Başka kim bize gelmiş olabilirdi ki? Denki malı gelmemiştir heralde diye düşündüm.
Mitsuki: şemsiyeni verdiğin için teşekkür etti.
Askıya baktığımda şemsiye ordaydı.
Mitsuki: çabuk üzerini değiştir ve ellerini yıka sonra da mutfağa gel. Arkadaşın kek'de getirmiş.
Kek mi? Şemsiye için kek mi getirilir?
Üzerimi değiştirdim , elimi yüzümü yıkadım ve yavaşça aşağıya indim. Tezgahta kek duruyordu. Çok güzel görünüyordu ve enfes kokuyordu. Küçük bir parça koparıp yemeğe başladım. Gerçekten hayatımda yendiğim en güzel kek olabilirdi. O sırada babam da mutfağa girdi.
Masura: hey tatlım kek yaptığını bilmiyordum
Mitsuki: ben yapmadım zaten katsukinin kız arkadaşı getirdi.
Masura: sevgilin olduğunu bilmiyordum.
Yediğim kek boğazımda kalmıştı
Katsuki: SEVGİLİM FALAN DEĞİL ARKADAŞIM.
masura:ahh anladım. Annen kız arkadaş dediği için bir an sevgilin zannettim özür dilerim.
Babamda kekten biraz yedi
Masura: neden kek getirdi bilmiyorum ama kesinlikle daha çok getirmeli , tadı çok güzel .
Evet haklıydı , her gün bıkmadan yiyebilirdim.
Daha fazla yemeyecektim zaten nerdeyse hepsi bitti odama çıktım ve yattım. Sadece uyuyacaktım ama annem bağırmaya başladı.
mitsuki: HEY KATSUKİ , MARRY'E KEK İÇİN TEŞEKKÜR ETMEYİ UNUTMA.
Sonra söylerim düşündüm ama okulda söylersem yanlış anlayabilirlerdi o yüzden mesaj atmam gerekiyordu.
*tekrar bizim bakış açımız*
Kütüphanede gerçekten sıkı çalışmıştım ve eve varmıştım. Sebastian hâlâ yoktu. Uykuyla uyanıklık arasındayken bildirim geldi.
*bakugoudan 1 yeni mesaj*
Bakugou: kek için sağol.
Sen: ah sorun değil, asıl ben teşekkür ederim
Ekranı kapadım ve sonra yapacak bir şeyim kalmadığı için uyudum
*Bakugou bakış açısı*
Arkadaşım olmasına rağmen bütün konuşmalarımız teşekkür etmek ya da özür dilemekle geçiyordu . Sabah erken kalkacaktım yarın haftanın don günüydü. Ondan sonraki hafta  sınavlar başlayacaktı. Üzerimi örtüp alarmımı kurduktan sonra uyudum.

Yine sıkıcı bir haftaydı ve sınavları olmuştuk . Sıra uygulamalı sınavlardaydı. 5 öğretmen ve 20(21 ama olsun) kişi vardı iki grup halinde olacaktık . Yani her öğretmen 2 defa savaşacaktı. Benim ortağım lidaydı ve all might sensei ile karşılaşacaktık... neden yani. Ben aizawa Sensei ile savaşma taraftarıydım ama olsun , her şekilde kazanacağız. Süre başladı ve hemen koşmaya başladık, planımız aslında şöyleydi: ben lidanın sırtına binip iyice tutunacak ve saniyeler içinde çıkışta olacaktık. Dövüşmek istiyordum ama böylesi daha hızlıydı. Ben tam lidanın sırtına binmiştim ki Sensei yolumuzu kesti. Ben ne kadar kalkanla korumaya çalışsam da iyi dövüşüyordu. Bir anda bana vuracakken lida onun yumruğunu tuttu... sonra sensei onu duvara fırlattı. Çok sert gitmişti. Elimde hemen Nur topladım ve kısa süreli görüşünü engelledim . Hemen lidanın yanına koştum. Lida kostümü sayesinde çok hırpalanmamıştı. Tam biz toparlanırken Sensei bize hava mermilerini atmaya hazırlanıyordu.

Sensei: ALIN BAKALIM KAHRAMANLAR.

Bunu söylediği an arkamı döndüm ama bir şey olmadı çünkü hava mermilerini bir şey yapmama rağmen durdurmuştum . Saçlarımın havalandığını hissettim ama hayır hava mermileri yüzündendi akuma değildi ... en azından umarım. Mermiler u dönüşü yaparak senseiyi hedef aldı ve uzağa savruldu .

Sensei içinden*: hava mermilerini savurdu mu ? Hayır onları durdurdu . Ama nasıl olabilir imkansız?!?!

Hemen koşmaya devam ettik ama Sensei bize yetişti. Bana sert bir yumruk attı ve çıkışın dibine kadar gittim. Enerjim aşırı azdı. Kafamı kaldırıp lidaya baktım Sensei onu yere yapıştırmıştı.

Lida: HEMEN ÇIKIŞA KOŞ SUZUKİ-SAN

Sensei önce kahkaha attı

Sensei: CENTİLMENLİK YAPMAN GÜZEL FAKAT ŞİMDİ SENİ DE YERİN DİBİNE GÖMECEĞİM KAHRAMAN.

yumruğunu kaldırmıştı ama yumruk havada kalmıştı. Onu durduran şey bendim. Sensei kırmızı gözlerime ve yavaşça havalanan saçlarıma korkuyla bakmıştı. Bir anda kolunu tutup önce ileri sonra geriye savurup senseiyi yerden yere vurmaya başladım . Saçlarım çok az havadaydı ve gözlerim tahminen kırmızı değildi , kontrol bende sayılırdı. Sonra bırakıp bana attığı yumruğun iki katını ona geri verdim.

Marry: BEN GERİDE KİMSEYİ BIRAKMAM

Bundan sonra yediği yumrukla girişten çok daha uzağa savulmuştu . Lida ile birbirimizden destek alarak çıkışa vaktinde gittik. Çıktığımız an ikimiz de yere yığıldık. Gözümü açtığımda revirdeydim revirde 5 kişi vardı. Deku, bakugou, lida , ben ve denki.
Bakugou ve deku gitmek için hazırlanıyor gibilerdi. Denki de baygındı.

Marry: hey noldu bana böyle?

Deku: çok sert bir yumruk yedin ama mucizevi şekilde ayağa kalkıp savaştın.

Marry: nasıl ama

Bakugou: adrenalin oranın zirvedeyken acı hissetmemen normal aptal

Belki de haklıydı. Artık 3 kişiydik sadece ve denki hâlâ baygındı.

Lida: hey suzuki-san neden çıkıştan çıkmak yerine beni kurtardın? Tek başına çıksaydın da kazanmış olacaktık.

Lida haklıydı

Marry: ama o zaman daha kötü yaralanacaktın. Ben arkamda kimseyi bırakmam.

Lida gülümseyip teşekkür etti.
Kendimi toparlayıp eve gittim . Kendim için banyoyu hazırladım , normalde sebastian yapardı ama sebastian artık evde değil şirketteydi. Yapacak bir şey yoktu. Güzelce temizlenip uyudum, çünkü çok yorucu bir gündü.
___________________________________

Bakugouxreader Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin