Sabah*
Bakugou: hey daha iyi misin?
Marry: evet iyiyim... hadi gidelim
Revirden çıktık ve odalarımıza gittik. Giyindikten sonra okula gitmeye başladık. Haftaya ilk dönem sınavlarımız olacaktı o yüzden ders kaçıramazdık. Aynı zamanda akuma'nın bahsettiği savaş ne zaman bilmiyorduk. Bütün gün derslere girdik ve sonra yurda döndük. Akşam yemeğini yiyip odama döndüm. Biraz oyalandıktan sonra ortak alana indim. Bakugou oradaydı. Yavaşça yanına oturdum ve kafamı dizine koydum.
Bakugou: ne yapıyorsun?
Marry: sadece uzanıyorum
Bütün günün yorgunluğuyla yavaşça uyudum.
^marry uyuduktan sonra Bakugou telefondan kafasını kaldırdı ve uyuduğunu fark etti. Önce numara yaptığını zannetti ve hafifçe dizini salladı. Gerçekten uyuduğunu anlayınca hareket etmeyi kesti. Ne yapacağını bilmiyordu ve öylece duruyordu. Marry kısa kollu giydiği için hırkasını çıkartıp üzerine örttü. Yeterli olup olmadığı konusunda kararsızdı bu yüzden kirishimadan küçük bir pike getirmesini istedi. Kirishima pikeyi getirdi ve biraz dalga geçti. Marry'nin uyanmasını istemediği için yarın kıçını havaya uçuracağım dedi. Üzerini örttükten sonra yüzünü incelemeye başlamıştı. Bu gerçekten onu yatıştırmıştı. "Bana naptığını bilmiyorum ama lütfen devam et" hafif vanilya ve çiçek kokusu ne okursa olsun onu rahatlatıyordu. "Seni seviyorum" "çok güzelsin" saça ve çeneye küçük öpücüklerle 1 saat geçmişti. Artık aynı pozisyonda kalmaktan bacakları uyuşmuştu ama hareket edemezdi. Bu anı bozmak istemiyordu. Marry'nin birkaç fotoğrafını çektikten sonra elini kafasının altına koydu ve bacaklarını çekti. Sonra elindeki kafasını yavaşça bıraktı. Sıkıca sardığı marryi kucağına aldı ve odasına götürdü. Üzerini iyice örttüğüne emin olduktan sonra anlına bir öpücük kondurup odadan çıktı. Bu çocuk belki de anlını öpmeyi dudağından bile çok seviyordur. Kendi odasına gidip uyudu^
Sabah*
Sabah uyandığımda odamdaydım. En son Bakugou ile aşağı kattaydık sanırım sonra uyumuştum. Saat henüz çok erkendi. Yine Bakugounun odasına gitmeye karar verdim. Sessizce odasına girip boş bulduğum yere yatıp sarıldım. Biraz dağınık yattığı için yer bulmak zordu. Bazen onu uyandırabiliyordum. Biraz sonra vücudu hareketlendi ve beni sardı. Bende kolları arasında mutlu bir şekilde uyudum.
Uyandığımda kırmızı bir çift göz bana bakıyordu
Marry: günaydın suki
Bakugou hiç cevap vermeden kafasını gömdü. Elimi ensesine götürdüm. Hafifçe yukarı aşağı saçlarına doğru sevmeye başladım.
Marry: bugün antrenmanın var hadi
Bakugou: gitmek istemiyorum
Marry: ama gitmen lazım
Bakugou: sende benimle gelemez misin?
Marry: çalışmam gerekiyor biliyorsun
Bakugou:.....
Marry: hadi kalk, sonra randevuya gidebiliriz
Bakugou: randevu mu?
Marry: evet bilirsin... sadece 5-6 defa randevuya gittik. Okulda olduğumuz ve birbirimizi gördüğümüz için pek vakit ayırmıyoruz
Bakugou: böyle şeyler istediğini bilmiyordum. *ayağa kalkar*
Marry: hayır öyle demek istemedim, böyle mutluyum.
Bakugou: sorun yok ben anladım. *yatağa eğilip anlını öper*
Bakugou: ama sanırım önce antrenmana gitmeliyim.
