41. Bölüm

901 103 30
                                        

Biraz daha sakinleşmiştim. Tahminen saat gece 2 civarlarındaydı. Kapım çaldı ve içeriye sebastian girdi.

Sebastian: her şey iyi mi hanımım?

Marry: hayır sebastian değil *tekrar ağlama*

Sebastian yatakta bağdaş kurmuş olan benim yanıma oturdu. Bende ona sarıldım ve ağlamaya devam ettim.

Sebastian: eminim ki her şey yolunda girecektir küçük hanım.

Marry: *burun çekme* bütün hayatım bu kafesin içinde geçti. Tam normale döndüm derken yine burada kapana kısıldım.

Sebastian: beyfendi sizin iyiliğinizi düşünüyor hanımım.

Marry: bakugou kötü birisi değil. O beni seviyor ve değer veriyor. Belki babamın davrandığından bile iyi davranıyor.

Sebastian: şu an üzülmek sadece mental sağlığınızı olumsuz etkileyecektir. Bunun yerine çözüm yolu bulmalıyız hanımım. Bu süreçte sizi destekleyeceğim.

Marry: teşekkür ederim sebastian. Doğduğum günden beri yanımdasın ve bana karşı iyi davranıyorsun.

Sebastian: önemli değil hanımım. Benim görevim size ve ailenize hizmet etmek.

Marry: *burun çekme*

Sebastian: size atıştırmalık bir şeyler getirmemi ister misiniz?

Marry: çok iyi olur sebastian

Sebastian odadan çıktı. Bende biraz da olsa rahatlamıştım. 10 dakika sonra içeriye sebastian girdi. Getirdiği şeylerle biraz atıştırdım. Sonra sebastianın benim için hazırladığı duşa girdim. Bu geceyi bir şekilde atlatmıştım. Bu durumu nasıl atlatacağıma dair senaryolar kuruyordum. Evden kaçsam... Bakugounun yanına gitmek bir şey ifade etmeyecektir çünkü ilk oraya bakacaklardır ya da ailesi beni ele verecektir. Momo... ah hayır arkadaşlarımın evi bakugoudan sonra bakacakları yerler olur. Belki de dedemin yanına giderdim ama evin yeri çok karışık belki yine yer değiştirmiştir. Sanırım kaçmak bir işe yaramayacaktı. Bütün gece uyanıktım. Sabah 9.30'da uyudum. Akşam üzeri uyandım. Yarım saate güneş batmaya başlayacaktır. Biraz gerindim ve sonra kapım çaldı. (M.a: marry'nin ablası)

M.a: hey marry. Sebastian yemek yemediğini söyledi , hadi biraz yemek ye

Yemek yemedim mi... ah anladım sebastian yemek yememişim gibi gösterip isyan ediyormuşum gibi gösterecekti. Sanırım buna ayak uydurmalıyım.

Marry: bu evdeki insanların bir kalbi olana kadar yemek yemeyeceğim.

M.a: marry biliyorum babamın yaptığı doğru değil ama bu yaptığın kendine zarar vermek sadece

Marry: yemeyeceğim dedim.

Ablam iç çekerek odadan çıktı.^Zafer gülümsemesi✌️^ bende çok sevdiğim ve kafa dağıtmak için gittiğim yere gittim. Çatım. Daha önce de söylediğim gibi buraya çok az gelirdim ya da kimseyi getirmezdim çünkü sık gelirsem değerinin azalacağından korkuyordum. Güneşin batışını izledim. Sanki hiçbir sorun yokmuş gibi hissediyordum. Güneş batınca çatıdan indim ve odama gittim. Yatağımda uzanıp bir şeyler okurken tıklama sesi duydum. Kafamı kitaptan kaldırıp etrafa baktım. Sanırım yanlış duydum diye düşünerek kitaba geri döndüm. Biraz sonra ses tekrar gelince ayağa kalktım ve kapımı açtım. Kimse yoktu. Balkonumun kapısını açtığımda karşımda nefes nefese kalmış bir Bakugou vardı.

Marry: bakugou

Bakugou: seni özledim.

*sarılma*

Bakugouxreader Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin