Öğle yemeği vakti gelmişti ve sen senseilerin yanında olduğun için biraz geç inmiştin , kendine boş bir masa bakarken deku, uraraka , lida ve shotonun masasında yer vardı , sana gelmen için el sallıyorlardı. Bu daveti geri çeviremezdin. Lida'nın soluna shotonun karşısına geçecek şekilde oturmuştun böylece uraraka da yanında olmuş oldu , deku da çaprazındaydı. Yemeye başladın. Havadan sudan konuşurken
Uraraka: marry-san gerçekten çok iyi bir dövüşçüsün, nerden öğrendin?
Hepsi kafasıyla onayladı ve bakışlarını sana çevirdiler ama sen sadece
Sen: ailem .
Diyebilmiştim. Yalan değildi, shoto neler olduğunu bildiği ve rahatsız olabileceğini düşündüğü için hemen konuyu değiştirmeye çalıştı. Biraz daha konuştuktan sonra yemekleriniz bitmişti ve yavaşça sınıfa çıkıyordunuz . Son 2 dersiniz kalmıştı ve onlara da girmiştiniz. Herkes evlere dağılırken sen spor salonuna gitmiştin çünkü spor festivaline az kalmıştı. 15 dakika sonra salonda birisi belirdi , bakugouydu . Hafifçe gülümseyip selam verdim ama çok takmadı
Sen: birlikte antrenman yapalım mı?
Bakugou:
Sen: heyyy sana dedim
Bakugou:
5 dakika sonra*
Bakugou: özür dilerim
Sen: huh? Neden
Bakugou: maçta seni yaraladım
Sen:
Bakugou:
Sen: bende özür dilerim
Bakugou:
Sen: seni boğdum, ölebilirdin
Bakugou: tch bana hiçbir şey olmaz
Sen: fazla yumuşaksın , etrafta okuldan başka birisi yok diye mi yoksa?
Bakugou: NE ALAKASI VAR APTAL ÖZÜR DİLEDİM SADECE BİR ŞEYİ DE BEĞENDİREMİYORUZ
Sen: bağırma banaa
Kirishima: hey neden bağırıyorsunuz
Sen: hey kiri sen neden burdasın?
Kirishima: bakugou ile antrenman yapacaktık ama biraz geç kaldım
Bakugou: BİRAZ MI
O sırada ikisini görünce kıkırdarsın
Kirishima: hey bize katılmaya ne dersin?
Sen: çok isterdim ama olmaz gitmem gerekiyor
Havlunu ve suyunu alıp üstünü değiştirirsin , ardından okuldan ayrılıp eve gidersin.
Sebastian: merhaba leydim
Sen: merhaba sebastian , rica etsem antrenman alanını ayarlar mısın ? Haftaya spor festivalim var hazırlık yapacağım
Sebastian: tabiki küçük hanım
*4 saat sonra*
Ciddi anlamda ölüyordun , kıpkırmızı olmuştun ve yorulmuştun, senin de bir sınırın vardı sonuçta.
Sebastian: hanımım sizin için sıcak küvet hazırladım, bugün çok yoruldunuz.
Sen:teşekkürler sebastian.
Duş ve yatağın senin tek dinlenme yerindi o yüzden tadını çıkarmaya çalışıyordum.
Duştan çıktım , giyinirken son defa yarama baktım ve eşofmanımı çektim. Kendimi yatağın yumuşak kollarına bıraktım ve derin bir uykuya daldım .
Sabah*
Bugün haftasonuydu ama hiç halim yoktu , sebastian izin alarak odama girdi ve penceremi açtı , ışık gören vampir gibi bağırdıktan sonra bana hafifçe kıkırdadı. Ben üstümü giyinirken diğerleri sofraya inmişti. Çok uzun zaman sonra aile yemeğindeydim , herkes bana şaşkınca bakıyordu ben ne var bakışlarımı attıktan sonra sebastiandan çay istedim.
Babam: bu şerefi neye borçluyuz canım
Sen: yakışıklılığına dayanamadım
Herkes hafifçe kıkırdamaya başladı . Kahvaltıdan sonra yarım saat uzandım ve tavanı izledim. Sonra biraz kitap okudum ve bağırmaya başladım
sen:SEBASTİAAAN ANTRENMAAAANN
Sebastian: hazır hanımım , sizi bekliyoruz.
Üstünü giyinip yine antrenmana başlamıştınız 6 saatin sonunda bitti. Sen ölü gibi sürünürken sebastian size çay ve pasta getirir
Sen:teşekkür ederim sebastian çok ihtiyacım vardı
Sebastian: ne demek küçük hanım . Küveti hazırlayayım mı?
Sen: hayır sadece hızlı bir duş alacağım teşekkürler.
Gerçekten de çok hızlı bir duş olmuştu . Duvarı izleyip hayatı sorgularken yarın babanın seninle antrenman yapmasını isteyecektin. Bence reddetmez diye düşünürken uyuyakaldım.
