Sabah kalktığımda baya çok uyuduğumu fark ettim çünkü jeongin evde yoktu. Kapıyı çekip evden çıktım. Jeongin dükkandaydı , çalışıyordu. Müşterisi vardı ve onunla ilgileniyordu. Müşterinin çıkmasını bekledim ve müşteri gittikten sonra kollarımı beline sarıp hızlıca kendime çektim ve dudaklarımı dudaklarına yapıştırdım.
"Artık eve gitmeliyim, en yakın zamanda tekrar geleceğim bebeğim" dedim ve istemeyerek dükkandan çıktım.
Dünyadan ayrıldım ve tekrar kendi asıl benliğime döndüm. Odama gidip uzandım, mal gibi tavana bakıp sırıtmam dışında hiçbir problem yoktu. Arada tüm bu mutluluklar arasında kalbimde büyük acılar hissediyordum. Bunun sebebi jeonginle kurduğumuz hayat hayallerinin hiçbirinin gerçek olamayacağı düşüncesiydi. Tüm bunları düşünürken uyuyakaldım.
...
Çığlık atarak ve ıpıslak olmuş bir şekilde uyandım. Kabus görmüştüm. Rüyamda jeonginin çığlıklarını duydum hyunjin kurtar beni diyordu, ama ne kadar ararsam arayayım onu bulamadım. Ve çığlıklar bir anda kesilmişti. Uyandığımda gözlerimden yaşlar boşalmaya başladı. Sanırım bu onu kaybetme korkumdan kaynaklanan zihnimin bir oyunuydu. Tekrar uykuya dalmaya çalışsam da asla uyuyamadım.
Birkaç gün babamdan görev almamıştım. Sıkılmıştım ve bir an önce sevgilimin yanına gitmeyi diliyordum.
Yaklaşık dört gün sonra tekrar dünyaya inmek için fırsat buldum ve jeonginimin yanına gittim. O rüya beni korkutmuştu ve jeongin için çok endişelenmiştim. Dükkana vardığımda onu kasada otururken buldum ve iyi görünüyordu. Beni gördüğü için gülümsedi ve boynuma atladı. Beni öptü, böylece içimdeki korku duygusu o an tamamen geçmiş oldu çünkü artık yanındaydım ve o mutluydu.
Nasılsın aşkım diye sordum, beni gördüğü için çok iyi olduğunu söyledi. Dükkanda işinin bitmesini bekledim ve işini bitirdikten sonra dükkanı kapatıp beraber arka bahçeye gidip kitap okumaya devam ettik.
Kitabın bitmesine yaklaşık 50 sayfa kalmıştı ve bugün bitirmek istiyorduk. Jeonginin kucağına başımı koyarak uzandım ve dinlemeye başladım.
... (Kitabı bitirdiler)
Kitabın sonu... Sonu inanılmazdı. Dehşet vericiydi. Jeongin'in sonuna doğru sesi titremeye başladı, benimde gözlerim dolmuştu ve ikimiz de kitap bittikten sonra bir süre sessizce durduk. Etkilenmiştik.
Sonraki üç paragraf Romeo ve Juliet kitabından spoiler içermektedir.
Rahip Juliet'i ailesinden kurtarmak ve Romeo ile sonsuza kadar birlikte olabilmesi için bir plan yapıyordu. Plan Juliet'i öldürmeyen ama iki gün boyunca ölü gibi görüneceği bir iksirdi. Bu sayede juliet ailesi tarafından ölü bilinecek ve Romeo ile olabilicekti. Rahip Romeo'ya bu planı anlatan bir mektup gönderdi ama bu mektup Romeo'nun eline ulaşmadı. Juliet'in ölüm haberini aldığında buna inanmadı ve eline zehir alıp Julieti görmeye gitti. Eline zehir almasının sebebi eğer Juliet öldüyse yaşamasının bir anlamı kalmamasıydı.
Gidip Julieti öyle gördükten sonra gerçekten öldüğüne inanıp zehri içti ve öldü. Juliet sevgilisine kavuştuğunu sanarak mutlu bir şekilde uyandı ama gördüğü şey Romeo'nun cesediydi. Buna dayanamayarak kalbine bıçağı saplayıp intihar etti ve böylece kitap bitti.
İki ailenin hırsları ve nefreti yüzünden iki gencin aşkı böylece sönüp gitmişti.
Jeongin ağlamaklı sesiyle "Neden bu kadar acıklı bir kitabı okuduk ki" dedi. Haklıydı. Yinede okuduğum en büyüleyici aşk hikayesiydi. Gerçek aşktı.
Tüm geceyi Jeonginle geçirdikten sonra yanından ayrılmam gerektiğini söyleyerek evden çıktım. Yanından her ayrılışımda "Lütfen gitme" ya da "Biraz daha kalsan olmaz mı" diyordu. Maalesef sürekli Jeonginin yanında kalmam imkansızdı. Her ne kadar babamın dikkatini çekmesem de yine de dikkat etmeliydim. Bir yere kadar idare edilebilirdim ama yine de çok dikkat çekmemem gerekti.
"Gitmem gerek bebeğim, beni bekle" dedim ve dünyadan ayrıldım.
Romeo ve Juliet kitabından bir replik,
Juliet: "Binlerce kez iyi geceler sana!"
Romeo: "Binlerce kez beter olsun gece senin ışığın yoksa."
Yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Devil's Love - Hyunin
RomanceHyunjin çok güçlü bir şeytandı ama onu güçsüz kılan biri vardı. Bu güçsüzlüğün bedelini ağır ödeyecekti...
