Merhaba!
Bildiğiniz gibi bu gün YGS vardı, ve giren arkadaşlarımın inşallah güzel geçmiştir.
Hikayenin gidişi nasıl? Yorum olarak veya mesaj olarak bildirirseniz çok sevinirim.
Bu bölümü sadece Koray ve Öykü hakkında yazdım, evet hikaye Savaş ve Sumru'ya özel fakat o zaman kurgu biter ve anlamsız olur.
Okuyan herkes oy vermiyor lütfen herkes verebilir mi? Evet yorum da istiyorum fakar bir yıldıza tıklamak bu kadar zor olmamalı. Akşam bir bölüm daha yayınlıycam.
Karekterleri bulmada çok hızlı davrandığımı fark ettim Özellikler Koray karekterinde, yakın zamanda değiştirmeyi düşünüyorum.
Son olarak bu hikayeyi yazmamda büyük emeği geçen Buket'e çok teşekkür ediyorum, o olmasaydı bölümler daha geç gelirdi ve bu okuyanlar için hayal kırıklığı olurdu.
Keyifli okumalar.
Öykü’nün Anlatımından (Flash back)
Kulaklarımı dolduran kuş sesleriyle gözlerimi açtım.
Yumuşak bir yerde uyanmayı beklerken sert taşın üstünde olduğumu fark ettim, doğrulup etrafıma baktım ama gorilin ortalarda olmadığını fark ettim.
Gözümü ovaladım ve ayağa kalktım, aşağı bakmaya başladım kelebek ve kuşlardan başka hiçbir şey göremiyordum
Bu ne demek oluyor? ‘bu şans ele geçmez çabuk buradan tüy’ demek oluyor.
Ama nasıl? Evet, çok güzel soru, buradan atlamaya kalksam ya ayağımı ya kolumu ya da ikisini birden kırardım.
Tek seçeneğim kalıyor oda ağaç.
Zaten biraz ileride olan ağaç dallarına doğru gittim ve taş zemine oturarak ayaklarımı aşağı sallandırdım daha sonra tek bacağımı bir dalın üstüne attım bir elimle de diğer dallardan bir tanesini tuttum aşağı bakmaya korkuyordum çünkü çok fazla yüksekti.
Diğer bacağımı da bir dala dayadım, aynı işlemi bana yakın olan dala yaptım bunu yaparken bacağım kesilmişti ve kanıyordu ama acısını hissetmeyecek kadar korkuyordum.
Tekrar diğer bacağımı da aşağıdaki bir dala koydum, bunu birkaç kere tekrarladım ve yarıya ulaşmıştım.
Kollarımda ve bacaklarımda kesikler oluşmuştu, bu acı veriyordu yanma hissinin biraz dinmesini bekledim.
Bacağımı kaldırıp bana en yakın aynı zamanda uzak olan dala ayağımı atmaya çalıştım ve ayağımın sadece ucunu dayaya bildim diğer ayağımı da bir dala atmak için kaldırdığımda diğer ayağım kaydı ve çığlık attım kendimi boşlukta hissetim, yere düşüyordum!
Bir anda havada asılı kaldım ve arkama bakmaya çalıştığımda tişörtümün yakasının bir dala geçmiş olduğunu fark ettim.
Tekrar çığlık attım ‘’Sumru!!’’ sesim yankılanmıştı ‘’Koray!!’’
Tanrım kimse sesimi duymuyor! ‘’Savaş!’’
‘’Ya kimse yok mu?!!’’
Bağırmalarım yanıtsız kalıyordu.
Tişörtümden bir ‘cırrtt’ sesi geldi.
Korkuyla tekrar çığlık attım ‘’Yardım edin! Sumru, Koray!’’
Gözlerim yaşarmaya başlamıştı ve ilerden koşarak birisinin geldiğini gördüm.
‘’Yardım edin çabuk!’’ diye tekrar bağırdım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ISSIZ ADA
Fiksi RemajaIssız Ada'ya düşen dört genç. Çaresiz. Yapayalnız. Ve Kurtulmayı bekliyorlar. Çektikleri zorluklara rağmen ayakta durabileceklermi? Ya Sumru aşık olursa? Aşık olmak için bir kalbi olmayan Savaş'a.
