Merdivenleri çıkarken söylenmesi ile sesli kıkırdadım. Evin kapısına geldiğini anahtar ile açmaya çalışmasından anladım. Dizine koyduğu kalçam ile içimdeki kan hızını arttırdı. Ona temas etmek isteyen yanıma dur diyemiyordum.
Alkol yüzünden!
Eve gir...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁
🧚♀️Mahperi🧚♀️
"Ablaaaa!"
Yattığım yerde okuduğum kitabı duyduğum ses ile yüzüme kapattım. Ne kadar az duysam o kadar iyi olacak bir kelimeyi gün içinde yüzlerce kez duymak sıkmıştı artık beni. Kitabı yüzümden çeken kişiyi bildiğim için gözlerimi açmak istemedim.
"Ya hadi lütfen, ne olur çıkalım."
Birde bu mesele vardı! Babamdan aldığı paraları gömeceği butik varmış canım kardeşimin! Eylül ile gideceklerdi ancak benim de gelmem için sabahtan beri ısrar ediyordu. Hiç havamda olmama rağmen hem de.
Oflayarak gözlerimi açıp karşımda bana beni yumuşatacağını düşündüğü bakışlarını atan Melek'e baktım.
"Hiç havamda değilim dedim ya Melek! Neden ısrar ediyorsun ki?"
Elindeki kitabı arkasındaki sehpaya bırakıp koltuğun önünde dizleri üstüne çöktü.
"Sen iyi misin gerçekten abla?"
Değildim! Ve ben neden iyi olmadığımı da anlayamıyordum!
Hafif tebessüm etmeye çalıştım. Sadece çalıştım çünkü başardığımdan emin değilim.
"Senin zevkine çok güveniyorum ama ben. Bizimle gelmeni bu yüzden istiyordum zaten. Malum okullar açılacak güzel kıyafetlerim olmasın mı benim de?"
Olsundu! Elbette güzel kıyafetleri olsundu ama bu yol benden geçmese daha iyi olurdu. Ben ne kadar kardeşimden sıkıldığımı söylesem de o bakışlarına daha fazla dayanamadım. Oflayarak yattığım yerden doğruldum.
"Tamam peki, ama sadece iki saat takılırım sizinle bak!"
"O bile yeter."
Kollarını boynuma dolamasına güldüm. Ne yapayım ablalık vicdanım el vermiyordu işte. Sarılmasını boynumdaki kollarını çekip bitirdikten sonra yavaş yavaş merdivenleri çıkmaya başladım. Odaya girip dolabın kapağını açtığımda bu sıcak günde giyebileceğim elbiselere göz atıp içlerinden kırmızıyı çekip aldım. Elbiseyi üzerime geçirdiğimde omuzlarını düzgün bağlamayarak ofladım. Saçlarımı omzumdan geriye atıp küçük çantamı alıp içine telefon, cüzdan ve parfümümü sıkıp attım. Merdivenlerden hoplaya hoplaya inerken dövmeyi boşuna yaptırdığımı düşünmeye başlamıştım. Çünkü henüz dövmem olduğunu bilen iki kişi vardı.