Duygusal bir bölüm oldu. O yüzden en ağlamaklı şarkıyla okuyun derim.
Ben Rafet El Roman- Yana Yakıla yı öneririm. Neyse iyi okumalar. Not; Daha finale 20 bölüm var korkmayın bu final değil. ;)
Duyduklarım kulağımda uğuldarken gözümden damlayan bir yaşa engel olamadım. Ayaz'a güçlükle baktığımda onunda benden farksız olmadığını gördüm. Hatta biraz daha dikkatli baktığımda ağladığını fark ettim. Aklıma bebeklerim geldiğinde "Ayaz çocukları evde tek mi bıraktın?!" dedim endişeyle. Ayaz elleri ile gözünden akan yaşı silip "Öykü şu an bu durumda bunu mu düşünüyorsun" dedi. Haklıydı. Ama ben anneydim. Eğer ölürsem çocuklarım annesiz kalacaktı. Bunu düşünmem ile kalbime bıçak saplanmış gibi oldu. Elimin yanında olan Ayaz'ın elini tutup sesimi çıkarabileceğim derecede "Ayaz" dedim. Ayaz bana yavaşca dönüp "Öykü iyi olacaksın tamam mı? Ben seni asla bırakmam. Sen beni , kızımızı, oğlumuzu bırakamazsın ki zaten." dedi. Sanki bu söylediklerini kendini söylüyormuş gibiydi. Yeniden "Ayaz bak eğer bana birşey olursa-" gözyaşlarım arasından zorlukla söylediğim sözcükler Ayaz'ın bağırması ile yarıda kaldı. "Ne demek lan. Ne demek bana birşey olursa! Öykü sana birşey olmayacak tamam mı? Sen bizi bırakmayacaksın! Sana birşey olamaz! Bir daha böyle birşey dersen seni asla affetmem." sonlara doğru sesi hıçkırıklarından kısık çıkmıştı. Kendimi yattığım yerden doğrultup ellerimi Ayaz'ın elinden çektim. "Bak Ayaz. Çocuk değiliz. Bu hastalığın ne kadar zor bir süreç gerektirdiğini biliyoruz. Ben dayanamam tamam mı? Bu sürece dayanabilecek güç yok bende. Zaten duymadın mı doktoru geç teşhis dedi. Ameliyat olsam bile iyleşeceğimin bir garantisi yok. O yüzden lafımı kesmeden beni dinle. Bak eğer bana birşey olursa yeni biriyle tanış. Çocuklarım onu annesi bilsin. Sende çocuklarımızda mutlu olsun?" dedim umutla gözlerine bakarak. Ayaz bana sertçe bakıp oturduğu koltuktan kalktı. "Vay be Öykü hanım planları bile yapmış. Bizi terk etmeye bu kadar mı meraklısın sen! Daha çaba bile sarf etmeden ölümü kabulleniyorsun. Ama ne var biliyor musun? Ben senin bu hayattan kopmana izin vermem. Izin vermiyeceğim! Asla ama asla seni bırakmam. Daha çok erken. Hem sen bana söz vermiştin! Birdaha kızımız olacaktı. Hatta adını bile kararlaştırmıştık. Yaren olucaktı. Sonra biz sahil kenarında bir eve taşınacaktık. Bir köpeğimiz olacaktı. Çok mutlu olacaktık Öykü. Sen bu kadar çabuk pes edersen ben yaşayamam. Ne olur bırakma bizi. Lütfen nefes alma sebebimsin sen benim.." Dedi. Burukça gülümseyip "Nefes alma sebebindim. Ama artık iki tane daha nefes alma sebebin var. Onlara iyi bak olur mu? Buraya kadarmış. Seni çok seviyorum Ayaz. Insan ölünce de severmiş. Ben seni hep sevicem.." dedim ve gözlerimi kapattım. Son duyduğum şey ise Ayaz'ın "Öyküüüü" diye bağırması olmuştu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mavimsi Hayaller
Fiksi RemajaOnlar karanlığın gölgesiyken birlikte mavi oldular. Kalpleri ile HAYALLER kurup hayal etmeyi öğrendiler. Gerçek aşk nedir bilmezken bir anda aşkın içinde buldular kendilerini. Siyaha yer yoktu onların hikayesinde çünkü onların Mavimsi Hayalleri vard...
