Güven Part1

476 32 6
                                        

Selam. Bu part1 yarın part2 gelecek. Sizi seviyorummm :**

"Poyraz "Anne" Dedi gülümseyerek ve ne olduğunu anlamadan bir anda kayboldu. Sonrasında ise etraf kapkaranlık oldu." dedim yaklaşık 2 saatir benim rüyamı dinleyen psikoloğum Eflin hanım'a. O ise hiç sıkılmadan beni dinliyordu. Sonunda sustuğumda Eflin hanım "Evet Öykü hanım çocuklarınızın fazla üzerine düşüyorsunuz. Her an onlara birşey olacak gibi bir telaş içindesiniz. Bu gibi durumlarda bilinç altınız size bir oyun oynar. Yani böyle kabuslar görmeniz çok normal." dedi. Başımı önüme eğip "Haklısınız ama nasıl üzerlerine düşmeyim. Onlara birşey olursa yaşayabileceğimi sanmıyorum." dedim. Esra hanım 2 aylık bir süre izin almıştı ve şu an çocuklar Ayaz ile aynı evde bulunuyorlardı. Ayaz'a çocuk bakma konusunda fazla güveniyordum. Kafamdaki baba profiline tam uyuyordu. Bu sebeble ona her baktığımda aşkım daha da fazla büyüyordu.

Eflin hanım kafasını anlayışla sallayıp "Merak etmeyin Öykü hanım. Bu tip durumlar her hassas annenin başına gelebilecek bir durum." dedi. Bende bu duruma gülümsemek ile yetindim.
....
Psikologtan çıktıktan 10 dakika Sonra arabamın yanına geldim. Arabamı Eflin Hanımin ofisinin uzağına park etmiştim. O yüzden 10 dakikada arabama gelmiştim. Tam binecekken telefonumun fon müziği ile çantamdan telefonumu çıkardım.
Arayan ;
Öküz'üm
"Efendim Ayaz" dedim neşeli bir ses ile. Sanırsam bu psikolog iyi gelmeye başlamıştı. Fakat Ayaz'ın söyledikleri ile neşem yerini endişeye bıraktı. "Öykü sakin ol. Galiba Poyraz ve Eylül'ü kaybettim" dedi. Bütün dünya başıma yıkılırken ne yapacağımı belirleyemedim. Telefon elimden yavaşça düşerken beynimden vurulmuşa döndüm. Ne yapacağımı bilmiyordum. Yere düşen telefonumu umursamadan arabaya bindim ve eve doğru yol aldım.
...
Eve nasıl geldiğimi anlamadım bile. Gördüğüm, duyduğum herşey uğultu halinde geliyordu. Tam kapıyı çalacakken kapı açıldı. Karşımda güçlü bir Ayaz beklerken gözleri kızarmış bir Ayaz beklemiyordum. Ağlayan bir Ayaz her ne kadar içimde buruk bir sızı oluştursa da çocukları kaybettiği aklıma gelince ellerim ile göğsünden ittirdim. "Ayaz! Nasıl yaparsın böyle birşeyi. Ya ben 2 saat sana canlarımı emanet ediyorum. Sen 2 saat bakamıyorsun! Ama zaten ben biliyordum. Senden baba olmaz ki! Sen kim çocuk bakmak kim. Değmezsin. Keşke çocuklarımın babası daha olgun biri olsaydı."
Düşünmeden söylediğim kalp kırıcı sözler sonrası Ayaz'ın gözlerine bakmayı akıl edebilmiştum. Gözlerindeki kırgınlık kalbinin parçalarını barındırıyordu. Içim pişmanlık duygusu ile kavrulurken Ayaz "Sadece basit bir şaka. Ne tepki vereceğini merak etmiştim. Al çocukların yukarda odalarında mışıl mışıl uyuyorlar. Ha bu arada umarım çocuklara daha olgun bir baba seçebilirsin" Dedi. Çocuklara birşey olmaması içimi sevinçle doldurduğu anda Ayaz'ın son soyledileri ile içim karardı. Dünyanin renkleri soldu. Dediklerim bir bir aklıma gelirken "Ayaz. O an ne dediğimi bilmiyordum. Özür dilerim" dedim. Bana burukça gülümseyip "Öykü sen düşüncelerini söyledin. Beni baba olarak görmüyorsun. Sen beni olgun görmüyorsun. Ya onlar senin canınsa benim de canım. Biraz güven bana ya!"
Gözlerimden akan yaşları umursamadan "Hayır." dedim ve devam ettim. "Ayaz Ben sana çok güveniyorum. Ama o an kalbim sıkıştı. Canım yandı. Dayanamadım. Onlara birşey oldu diye nefes alamadım. Nolur anla beni. Böyle bir şaka mı olur!" Dedim. "Öykü böyle bir şaka yapmamı pskoloğun Eflin hanım söyledi.Böyle bir şokta neler yapacağını bilmek istemiş." dedi ve kırgın bakışlarından birini yolladı. "Ayaz nolur sen çok iyi bir babasın." Dedim ama gözlerini gözlerimden kaçırıp "Öykü çekil" dedi ve arabasına doğru ilerledi. Arkasından öylece bakarken gözyaşlarım yanaklarımda kuruyordu. Bir süre arkasından baktıktan sonra eve girdim.

Mavimsi HayallerBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin