Arkadaşlar yarın part 2 gelecek
Karanlık tenimi yırtarcasına bedenimi ele geçirirken bunca sene neden bu kadar saf olabildiğim aklıma geliyordu. Canım adeta kalbim ile orantılı olarak atarken bunca sene babamın bana bırkatıklarından bir haber yaşamıştım. Ayaz haklıydı belkide söylememekte. Sonuçta annem söylememesini istemişti ama neden? neden söylemedi annem bana böyle birşeyi. Düşüncelerimi daha da güçlü bir kalkan haline getirirken boş ve karanlık sokakta ilerliyordum. Cenk'in yaptıklarını magazine yaymış ve Cenk'i polislere teslim etmiştik. Şimdi ise bunca olan şeyleri düşünmek için evden çıkmış ve düşüncelerime yenilerek bir sokağa sapmıştım. Yanımda iletişime dair hiçbir şey yoktu. Üzerime ne olur ne olmaz diye aldıım mavi hırkama biraz daha sarıldım ve ellerimi birbirine sürttüm. Nede olsa yazın sonlarındaydık ve geceleri hava soğuyor hafif bir esinti başlıyordu. Açık bıraktığım düz kahverengi saçlarım rüzgar nedeniyle yüzüme çarpıyordu. İleriden gelen araba farları ile donakaldım. Araba biraz daha yaklaştığında bunun Ayaz'ın arabası olduğunu fark ettim. Ayaz arabayı yürüdüğüm kaldırımın yanına park edip hızla arabadan ateş saçan gözleri ile çıktı ve "Öykü! kızım sen neredesin bu saate. Hiç mi düşünmüyorsun bizi. Telefonun kapalı gecenin bir saatinde sana ulaşamıyoruz. Annen çıldırdı. Bin arabaya bunu eve gidince konuşucaz!" dedi. Hiçbir şey hissetmiyor ve aynı zamanda hiçbir tepki veremiyordum. "Ayaz ben kimseye birşey açıklamak zorunda falan değilim tamam mı? Siz benden babamı sakladınız be! Ben ne hissediyorum şu an düşünen var mı acaba?Bana kızmaya hakkın yok. Aslında bana kızmaya kimsenin hakkı yok!" dedim ve Ayaz"ın kırmızı arabasının kapısını açıp ön koltuğa bindim. Ayaz ise önce şaşkınlık ile olduğu yerden bana baktı sonra ise şöför koltuğuna bindi. Bakışlarımı cama doğru çevirip ayaklarımı torpidoya yasladım ve gözlerimi kapattım.
Bir el bedenimi kavradığında gözlerimi açmaya çabaladım fakat uyku daha da ağır bastığı için uyumaya devam ettim. Ayazın sesini duydum fakat uğultu halinde geliyordu. Sesler tamamen kesildiğinde bedenim yumuşak bir zemine değdi. Yanağımda bir baskı hissettiğimde gözlerimi açtım. Etrafa baktığımda Ayaz'ın arabasında gözlerimi kapattığımda uyuduğumu ve Ayaz'ın beni odama getirdiğini anladım. Perdemden içeriye yoğun bir güneş ışığı girdiğinde perdemi sonuna kadar açıp dolabımın yanına gittim ve siyah bir etek ile kırmızı kareli gömleğimi alıp oracıkta üzerime geçirdim. Makyajı es geçip saçlarımı üstten dağınık bir topuz yaptım ve aşşağıya indim. Koltukta uyuya kalmış Ayazı görmemle gözlerim yuvalarından çıkacakmış gibi oldu. Tam yanına gidip yanağından öpecekken dün gece aklıma geldi ve somurtarak odama geri çıktım.Aptal kafam benim ne diye Ayaz'a yükleniyorsam sanki! Büyük bir cesaret dalgası ile mutfağa indim ve çok güzel bir kahvaltı hazırladım. Sonrasında uyandırmak için annemin odasına girdim fakat yatağı toplanmış duruyordu. Yatağının üzerinde sarı bir kağıt görünce kağıdı elime aldım.
Öykü kızım;
Dün seni çok merak ettim. Anneciğim aramızda ne geçerse geçsin sakın birdaha böyle birşey yapma olur mu? Birde Ayaz birşey anlatmadı ama bütün gece yüzünden düşen bin parçaydı. Sanki bu konuda Ayaz'ın üzerine çok gitmiyor musun? Bu gün bizde kalmasını ben söyledim.Git ve gönlünü al bu günü beraber geçirin ben Cem ile birlikte Nilay teyzenin yanına gideceğiz. SENİ ÇOK SEVİYORUM..
ANNEN..
Annem haklıydı bu gün kesinlikle Ayaz'ın gönlünü almalıydım.Odama inip bir kağıt ve bir kalem aldım.
BU GÜN YAPILACAKLAR LİSTESİ..
Güzel bir kahvaltı ve ardından sahilde yürüyüş
Lunapapark
ormana gidiş ve piknik
Hemen aşşağıya inip hala uyuyan Ayaz'ı uyandırdım
"Ayaz hadi kalk" dedim hafif bir kıkırtı eşliğinde. O ise tek gözünü aralayıp bana baktı ve soğuk bir şekilde "Günaydın" dedi. Sonra iki gözünüde tamamen açıp ayağa kalktı. Üzerindeki örtüyü benim bile beceremeyeceğim şekilde katlayıp koltuğa bıraktı. Tüm bunları yaptıktan sonra yüzünü bana çevirmeden karşıdaki sandalyeye asmış olduğu gri hırkasını üzerine geçirdi. Susmaya artık dayanamayacağım için "Nereye bay ukala?" dedim. O ise omzunun üstünden bana bakıp cevap vermemeyi tercih etti. Gözlerim hafiften dolmaya başladığında "Ayaz" dedim kısılmış sesime lanet ederek. O ise sonunda yüzüme bakmayı akıl edebildiğimde akmasına engel olamadığım gözyaşlarımı gördü. Önce hafif kaşlarını çattı sonra ise kollarını belime dolayıp saçlarıma bir öpücük kondurdu. "Öykü ağlama lütfen. Bak ben özür dilerim tamam mı? Ama dün seni çok merak ettik." dedi. Sonunda sesim çıktığında "Asıl ben özür dilerim. Çok üstüne gittim senin" dedim ve burnumu çektim. O ise bu halime kıkırdayıp hazırlamış olduğum masaya çevirdi bakışlarımı. "Aslinda seni affetmezdim ama sanırsam kahvaltı hazırlayarak yeniden kalbimi feth ettin"
.........................
Kahvaltı sonunda Ayaz'a bu gün yapılacaklar listesini okudum.Önce bana garipser bakışlar atsa da onayladı ve şu an sahilde pestilim çıkmış bir vaziyette koşuyorum. Tabii Ayaz'da koşuyor ama hiç de pestili çıkmış gibi görünmüyor. Hemen olduğum yerde durdum ve derin derin nefesler almaya başladım. Ayaz benim durduğumu gördüğünde yanıma yaklaştı ve gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı. Sonrasında ise dayanamayarak kahkahalarını özgür bıraktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mavimsi Hayaller
Fiksi RemajaOnlar karanlığın gölgesiyken birlikte mavi oldular. Kalpleri ile HAYALLER kurup hayal etmeyi öğrendiler. Gerçek aşk nedir bilmezken bir anda aşkın içinde buldular kendilerini. Siyaha yer yoktu onların hikayesinde çünkü onların Mavimsi Hayalleri vard...
