Günler hızlı bir şekilde geçiyordu. Hirayı ikna etmek için çok uğraştım ama sonunda kabul etmişti. Bu gezinin ve Miracın ona iyi geleceğini biliyordum. Adam her yönden güvenimi kazanmıştı. Yakışıklılığı da göz ardı edilecek gibi değildi. En önemlisi Hira'nın bahsettiği manevi Boşluğu onun doldurabileceğini düşünüyordum. Maneviyat ah bir zamanlar belki de tek Önem verdiğim şeydi, şimdi ise kuru bomboş bir kelime.Önceden yani kazık yemeden önce insanların duygulara,anılara,zekaya Önem vermeleri gerektiğini ve verdiklerini düşündüm. Daha sonra çok adi bir şekilde öğrendim ki insanoğlu ID diye soluk soluğa maratona Başlamış. Insanlar artık gözlerine hoş gelen şeyleri beğenmeye başladı. Gönüllerini hoş edeni değil. Gerçekten şuan insanlığın istediği tekşey cinsellik,başarı,güzellik ve en önemlisi para. Bir yanım her ne kadar bu durumu kabul etsede bir yanım durumun aksini iddia edecek insanların var olduğunu umut ediyor.
Ben sırf o kişiyle beraber olmadım diye bunun bedelini çok ağır ödedim. En iyi arkadaşımla hatta belki tek arkadaşımla çocukluk Aşkım ...
Beraberlik o güllerini aldığımdan belli üstünde durduğum konu! Sırf tensel bir doyum mu ? Manevi bir doyum olamaz mı? Bazı şeyleri evlenmeden önce yapmayacak kadar sığ düşünmesemde Herşeyin bir yolu yordamı OLDUĞUNU düşünüyordum. Belki de gerçekten o anı onunla yaşamak istemiyordum. Yine de aynı duruma düşmemek için tecrübeli, rahat bir kadın portresi çizdim. Beğendim mi ? Hayır! Bu ben miyim ? Hayır!
Ben kim miyim; Ben yarası hala kabuk bağlamayan, annesini çok özleyen, babasıyla da aynı hasreti çeken,birine koşulsuz bir şekilde güvenmek isteyen, ŞEFKAT fukarası bir işkoliğim...
Cümlelerimi böyle bitirip defteri kapattım. Dolabımın başına geçip valizimi hazırlamaya başladım. Miracın Kardeşinin Nişanı olacak diye iki şık Kıyafette koydum lakin onların düğünlerinde nasıl olur, ne giyerler hakkında bir bilgim yoktu. Olmadı ordan bişiler alırım diye geçiştirdim. Hirayla konuşunca onunda aynı fikirde OLDUĞUNU gördüm ve bu hoşuma gitti. Telefonumun titremesiyle valiz olayını kapatıp gelen mesaja baktım.
"Yarın sana benim Gözümden o muhteşem şehri göstermek istiyorum. Taşların ve inançların şehrinde , taşlaşmış kalbine benim için inanç tohumları ekmek istiyorum. Inan bu geziden sonra istemediğin sürece sesimi bile duymayacaksın... Iyi geceler yarına kadar bunu düşün duvarlarını yıkmak istiyorum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DUVAR(askıda)
RomanceHırslı ve işkolik Evren. Babasına kendini kanıtlama peşinde.Ama bu hikayede onu Yakışıklı Doğu yalnız bırakmıyor.Doğu , Evren'i erkek sanıyor ve hikaye Başlıyor .Bakalım Doğu Evren'in kalın duvarlarından tırmanıp kalbinde hüküm sürecek mi ?
