Genç kız sarı, gür saçlarından bir tutamını eline almış oynuyordu. Kırıklarını bulup koparıyor kırık olmasa bile saçlarını yoluyordu. Psikolojisi bugünlerde iyice bozulmuştu. Kızın yanındaki kahverengi saçlarını eliyle gerisine attıktan sonra genç kızın saçını çekiştiren elini kavradı ve "Kes şunu." dedi. Genç kız oflayarak elini kavrayan elden çevik bir harekette kurtuldu.
"Depresyondayım Eris."
Eris kollarını göğsünde birleştirdi. "Yaa öyle mi?"
"Öyle." dedi An. Aklında Araf'ın boynundaki kızarıklıklar belirirken ofladı. "Aldatıldım. Lanet olsun. Bunu bana nasıl yapar?" dedi yapmacık bir sinir eklediği sesiyle.
"Acıtasyon yapma." dedi genç adam karşı koltukta iyice yayılırken. Alayla gülümsedi. "Bir sevgilin bile yok. "
"Sanki senin var.. Üstelik aldatılmam için sevgilim olması mı gerek?" An burnunu çekip ağlamaklı tonda sordu. Şuan neden böyle davrandığı hakkında hiçbir fikri yoktu. Eğlencesine yapıyordu. İyice kafayı yemişti. Bu durumla daha önce 7 kere karşılaşmıştı. Hepsinde de acıtasyon yapmıştı ama üzüldüğü söylenemezdi. Hiçbir zaman Araf biriyle birlikte diye üzülmemişti. Bu durumdan istediği zaman çıkacaktı. Diğerleri de bunun farkındaydı ama tek bilmedikleri Araf'ın bu sefer kimle çıktığıydı. Bu savaş ortamında biriyle mi çıkıyordu cidden? Peki bu kim olabilirdi?
"Tabiki de." diye yanıtladı Eris onu. An gözlerini devirdi. Botan koltuğunda doğrulup "Eee.." dedi. "Bu seferki şanssız kim?"
An oturup düşündü. Gördüğü manzaraya bakılırsa şanssız olan Araf'tı. O kızıl kafa ona büyü falan yapmış olmalıydı. Zaten bu işlerden anlıyor gibi gözüküyordu.
"Araf.." diye mırıldandı An. "Zavallım."
"Acıtasyona yeni düzen getirmiş." dedi Eris. Botan da onu kafasıyla onayladı. Saate baktı. Bir saattir o odadaydılar. Ne konuşuyor olabilirlerdi acaba? Merak etse de oturup beklemekten başka çareleri yoktu.
"Araf kimle çıkıyor?" diye sordu Eris. Bu konu kafasını karıştırıyordu. An sarı saçlarını geriye attı. Söyleyip söylememek arasında tereddütte kalsa da zaten yakında duyacaklarını biliyordu. Omuz silkip "Daren ile." dedi. Ardından kafasını elleri arasına aldı. "Bunu bana nasıl yapar? Çok aşağılanmış hissediyorum. Daha önceki aldatmalarını hep kızlarla yapmıştı. Ama bir erkek.. bu çok küçük düşürücü "
Eris ve Botan birbirine baktıktan sonra aynı anda "Ciddi misin?" diye sordular. An kafasını aşağı yukarı sallayıp "Ne kadar aşağıl-" diyordu ki Botan onun sözünü kesti.
"An, kes şunu."
"Peki." deyip içine girdiği moddan çıktı kız. Güya üzüntüden çökmüş olan yüzü hemen aydınlanmıştı. "Beni de baya şaşırttı." diye yorumda bulundu. Eris hala ağzı açık bir şekilde duruyordu.
Botan "Biliyordum Araf'ın böyle olduğunu." dedi. An'e bakıp "Tutulmak için yanlış kişiyi seçtin tatlım. " diyerek göz kırptı. Eris Botan'a "Ne kadar çabuk kabullendin." dedi. Botan omuz silkti. "Kişisel tercihleri beni ilgilendirmiyor. "
Eris burun kıvırarak kendini koltuğa attı. Bunu beklemiyordu. Derin bir nefes aldı. Duydukları karşısında şoke olmuştu ve toparlanmaya çalışıyordu. "Tamam sakinim." diye mırıldandı. Botan göz devirdi. Aynı hareket An'den de gelmişti. İkisi de aynı anda bacağıyla yerde ritim tutmuş ve elini sıkıca yumruk yapmış kıza yönelik konuştu. "Hiç de öyle gözükmüyor."
Eris "Anormal olan sizsiniz, ben değil." dedi. Botan güldü. "Senin anormal olduğunu söylememiştik ki."
Eris kızarırken "Ne haliniz varsa görün." dedi. "Ben su içeceğim. "
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mutasyon
ChickLit3.Dünya Savaşı'ndan sonra yok olan bir dünya ve gidilen yeni bir gezegen. Ortaya çıkan farklılar ve bir farklı olan Araf için tarafını seçme zamanı. *** Yaoi, yani gay konulu bir hikayedir^^ İyi okumalar:)
