-Son-
Medya;Araf
Merhabalar! Bu son bölümdür gençler. İyi okumalar. Altta veda konuşmamı okumayan olursa, ölür^^
//
Güne, Daren'in ilahi sesiyle uyanmıştım. Uyku mahmurluğuyla çıkan sesiyle gözlerimi aralarken ister istemez dudaklarım yukarı doğru kıvrılmıştı. "Günaydın." diyerek dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Geri çekilirken gülümsemişti. Bu herif her haliyle mükemmeldi. Dudaklarımı tekrar dudaklarına yaklaştırdığımda gülerek bana yaklaştı. Dudaklarımız arasında çok az bir mesafe kalmışken kapının açılmasıyla ne olduğunu şaşırıp Daren'i kendimden uzaklaştırdım.
"Uyandım bugün baktım kimse ayakta değil. Dedim hadi ben uyandırayım bu uykucuları ye-yo." Anastasia'nın bir rapper edasıyla nereden bulduğu aşikar olan zinciri sallarken şarkı söyler gibi konuşmasına ifadesiz bir suratla karşılık verirken uyandığımızı fark etmesiyle Botan'ın olduğunu bildiğim kafasına ters taktığı şapkaya dokundu. "Sonra girdim bir odaya baktım bunlar uyanmış sevişme peşinde. Rahatsız etmeyeyim çıkayım dedim ye-yo." Anastasia odadan çıkarken kapıyı kapattığı sırada söylediğinde Daren göz devirerek bana döndü. "Ne içmiş bu sabahın bu saatinde?"
Anastasia'nın her zaman bu kadar çılgın olduğunu bildiğimden omuz silktim. O, okulda eteği açıldığında onu gören herkese sanki bundan onlar suçlularmış gibi bakıp, müdireye gören herkesi şikayet eden biriydi. Botan yanlışlıkla yanağını öptüğü için onu sapıklıkla suçlayan ve her gördüğü yerde çığlığı basan biriydi- tabi sadece kısa bir süreliğine-, her zaman taktığım beremi çıkarıp saçlarımın parladığını görünce çığlığı basıp "Uzaylı." diye çığırarak kalbimi kıran sonra da "Hep bir uzaylıyla evlenmek istemişimdir."diyerek peşimi bırakmayan biriydi. O, Anastasia Garcia'ydı ve olduğu gibi iyiydi.
Daren'i kendime çekip dudaklarımızı tekrar birleştirdiğimde karşılık vermesi çok uzun sürmemişti. Onu nasıl öptüm? Açlıkla. Ona açtım. Ve tabi birde guruldayan karnım vardı.
Daren gülerek geri çekildi ve "Demek acıktın." dedi.
Bakışlarımı yan taraftaki komodine çevirip saate göz attıktan sonra, sekizdi, Daren'e geri döndüm. "Dokuz saatten beri bir şey yemedim ben tamam mı?"
Güldü ve alayla "Anlıyorum, anlıyorum." dedi. Kaşlarımı çattım. Zaten öpüşürken karnım guruldadığı için utanmıştım ve Daren'in yaptığı kelimenin tam anlamıyla pisliklikti. Onu itekleyerek yataktan kalktım. Odadan çıkarken duyduğum şey lanet olası mükemmel gülüşüydü. Gülsün diye kendimi rezil edebilirdim. O gülünce, mutlu oluyordum çünkü.
Mutfağa geçtiğimde Anastasia ile birlikte Eris'in de şarkı söylediğini duydum. Ama bu sefer tanrıya şükürler olsun gerçekten şarkı söylüyorlardı. "Belki de ben en büyük hatamı seni sevmekle yaptım." dedi Anastasia Yuan'ın sözlerini ona nazaran beceriksizce söylerken. Yuan en sevdiğim şarkıcıydı ve Anastasia şarkıyı katletmiş gibi geliyordu.
"Çünkü senin sevilecek bir yanın yok." diye devam ettirdi Eris. Ardından ekledi. "Sai aşkım üzerine alınma."
Onlar şarkıyı katlederken masadaki yerime oturdum. Botan kahvaltıyı hazırlıyordu. Kısa bir süre sonra boynumu gıdıklayan dudaklarla ve iki yanıma konmuş kollarla gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Daren sıcak nefesini kulağıma doğru verip kulağımı ısırıp emdiğinde dirseğimle karnına vurdum ve onu kendimden uzaklaştırdım. Karşı tarafta oturan Kier'in Daren'e attığı bakış bu yaptığına sinirlendiğinin bir göstergesiydi. Mikail ise bize kısa bir bakış atıp önüne dönerken Anastasia üzerindeki bol eşofmanının da verdiği cesaretle, rapper havasına girmeye çalışıyordu, Daren'in kalçasına tekmeyi geçirdi. "Seni lanet olası." diye çığırdı. "Bari gözümün önünde sevgilimle elleşme."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mutasyon
ChickLit3.Dünya Savaşı'ndan sonra yok olan bir dünya ve gidilen yeni bir gezegen. Ortaya çıkan farklılar ve bir farklı olan Araf için tarafını seçme zamanı. *** Yaoi, yani gay konulu bir hikayedir^^ İyi okumalar:)
