15

577 67 144
                                        

slmmmm
kaldridigim icin pisman miyim? hayir.
ama olum tehditleri almaktan korkutugum icin en azindan bu fici bitireyim uarim kalmasin dedim
iyi okumalarrr
yorum yapmayi unutmayin egleniom okurken fksneowk

iki ay sonra

"Neden her zaman bu parkta takılmak zorundayız ki?''

Sorusuna karşılık Felix üzerinde uzanmış olan Jisung'un ağzına bir parça çikolata attı. "Burası hep gelebileceğimiz kolay ulaşılabilir bir yer."

"Aynı zamanda okula da yakın, yani şoför geldiğinde onu buradan görebiliyorum. Babam da hiç bir şey çakmıyor." diye ekledi Hyunjin. Jisung'un arkasından bir anda çıkan Yeji "Parkta çocukları izlemek eğlenceli." dedi. Minho içeceğini açarken göz devirdi. "Bana aslında fark etmiyor siz ezikler hep buraya geliyorsunuz." Seungmin de ona katılırcasına başını sallayınca kıkırdadım. O ikisi bir anda arkadaş grubumuzun bir parçası olmuştu ve ilk başlardaki gibi didişmiyorlardı. Sanırım Minho Yeonjun'u Seungmin'den özür dilemesi için zorlamıştı. İşe yaramış gibi de gözüküyordu. "Ben Minho burada olduğu için geliyorum aslında." Hepimiz arkadaş grubumuza aniden dahil olan Yeonjun'a baktık. Minho'nun peşinden ayrılmadığı gibi, hepimize karşı daha özenli davranıyordu. "Sana sormadık."

Şey, Beomgyu hariç. İkisi didişip duruyordu.

"Ne demek bana sormadınız ben de geliyorum sonuçta."

Beomgyu sahte bir üzüntüyle cevap verdi. "Evet ne yazık ki geliyorsun."

"Çok kırıcısın"

"Sana özel tatlım."

"Piç."

"Teşekkürler."

İkisi ağız dalaşına devam etmesin diye Beomgyu'nun ağzına jelibon soktum. "Kimse benim nedenimi merak etmiyor mu?"

O sırada daha fazla çikolata için Felix'e saldırmakla meşgul olan Jisung başını iki yana salladı. "Sen götümüzden ayrılmadığın için nereye gitsek gelirsin zaten.'' Aslında haklıydı. Beraber takılabileceğimiz her yere giderdim. Arkadaşlığımıza düşündüklerinden çok değer veriyordum. Büyük ihtimalle aramızda bu küçük gruba en çok değer veren de bendim. Ne kadar göremeseler de.

"Benim için geliyor o. Hiç üstünüze alınmayın."

Şey, en azından aramızda bunu gören bazı istisnalar vardı. Hyunjin her zaman yaptığı gibi yanıma sokuldu ve saçlarımla oynamaya başladı. "Saçlarıma ne yapıyorsun?" dedim. "Huylanıyorum." Omuz silkti. Sarı saçları güneşte parlıyordu. Her zamanki gibi büyüleyiciydi. "Onları düzeltiyorum. Yine dağılmışlar."

"Dağınık seviyorumdur belki." Bir anda ellerini çekti. "O zaman senin için daha fazla dağıtmamı ister misin?" O saçlarımı dağıtıp anasını ağlatırken yemeklerimizle uzaktan bize doğru gelen diğer iki arkadaşımızı gördüm. Biraz daha yaklaştıktan sonra Chan Hyung "Yemek geldi millet!" dedi gülümseyerek. Hepimize teker teker siparişlerimizi dağıttı ve en sonunda kendisi de yemek için çimlerde yanıma oturdu. "Yavaş yiyin. Boğazınızda kalmasın." dedi gülümseyerek. Aramızdaki en büyük o olduğundan hepimize bir abi gibi davranıyor, özen gösteriyordu. Bizi bir aile olarak gördüğünü hepimiz biliyorduk.

İkimiz tanıştıktan iki ay önce annesi bir hastalıktan dünyaya gözlerini yummuştu. Böylece yanına olan tek aile üyesini kaybetmişti. Söylediğine göre bir bataklığa batmış gibi hissettiği zamanlarda benimle tanışmıştı. Uzun zamandır böylesine gülmüyorum derken kastettiği de buydu. Bunu bana ve diğerlerine herkesi onunla tanıştırdıktan iki hafta sonra söylemişti. Jisung o kadar duygulanmıştı ki Chan Hyung'un boynuna sarılmış, artık yeni ailesinin o olacağını söyleyip durmuştu. Ne kadar o ara ağlamıyorum dese de hepimiz ağladığına emindik. Chan'ın tişortünde göz yaşlarının izleri duruyordu. En sonunda onları tanıştırma nedenimi söylediğimde Jisung'la beraber müzik yarışmasına katılmayı kabul etmişti. Fakat isimlerini yazdırmaya gittikleri gün müzik öğretmenimiz çok geç kaldıklarını söylemiş, yarışmaya onları almamışlardı. Jisung'un ne kadar sinirlendiğini tahmin etmişsinizdir.

lovers rock - hyuninHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin