..
"Şey ya Eylül.. abim baba olmak istiyormuş da! "
Ne?
Sinirle Melih'e döndüm. Ben öyle bir şey mi dedim?
Eylül' e döndüğümde gözleri kızarmıştı.
"Kahverengi'm.."
"B-Bera! Bunu gelip bana söylemen gerekirdi, Melih'e değil."
"Kahverengi'm bak-"
Eylül beni dinlemeden mutfaktan çıkmıştı.
Melih'e dönüp bağırdım" Oğlum ben sana öyle mi dedim! Al işte mutlu musun?"
"A-abi böyle olacağını düşünmemiştim inan."
"Çocukça davranıyorsun çünkü Melih!"
"Özür dilerim."
Melih'in de gözleri kızarmıştı.. o balkona çıkarken bende Eylül 'ün peşinden gittim.
Banyoya geçip kapıyı kapatmıştı.
Of!
Şu an aşşırı sinirliydi bana biliyorum.
Of Melih of! Düşünmeden hareket ediyorsun ya.
Kapıya yavaşça vurup konuştum " Güzelim açar mısın? Konuşalım."
Açmıyordu.. ama ağladığını duyabiliyordum.
"Güzelim lütfen dinle beni bi?"
"İstemiyorum seni Bera! Git ya git."
"Hayır gitmiyorum.. burda seni bekliyorum. Lütfen kapıyı açar mısın?"
Bir süre bekledikten sonra kapıyı açmıştı.
Gözleri ve burnu kızarmıştı..
Kollarımın arasına alıp başından öptüm."Güzel kızım yapma böyle."
Beni kendinden uzaklaştırmıştı..
"Ya Bera çocuk istediğini bana neden söylemedin? Bana söylesen ben sana kızacak mıydım sanki."
"Ya evet çocuk istiyorum ama o öyle değil yani ben bir şey demedim ki Melih'e.. Melih bebek sevmek istediğini söyledi sadece."
"Neden benimle bebek hakkında konuşmuyorsun o zaman Bera.. ben hep bu konuyu senin açmanı bekliyorum."
Ne yapacağımı bilemezken ellerimi Eylül 'ün yanaklarına koydum" Sende mi istiyorsun?"
"Evet.. çok istiyorum ama senin bu konuyu açmanı bekledim işte."
Eylül 'ü göğsüme çekip, sımsıkı sarıldım.
"Özür dilerim güzelim.. ben sana bu konuyu açıp sıkmak istemedim."
"Ya saçmalama Bera! Neden sıkacaksın ki?"
"Ne bileyim.. hani üniversite okuyunca."
"Anladım.. ince düşüncen için teşekkür ederim erik gözlüm."
Geri çekilip Kahverengi'min alnından öptüm.
"Çok seviyorum seni güzel kızım."
"Yiağğ."
Bir kez de yanağından öperek elinden tuttum" Hadi yüzünü yıka, çıkalım banyodan. Merak etmesinler daha fazla."
"Peki."
Eylül'ün yüzünü yıkamasının ardından banyodan çıkmıştık.. mutfağa geçip Melih'e bakındık ama yoktu.
Balkonda da yoktu..
"Nereye gitti ki acaba?"
"Bilmiyorum güzelim ama ben onun üstüne çok gittim bir an."
"Keşke bağırmasaydın ona."
"Bir an sinirlerim bozuldu güzelim."
Eylül elini koluma sarmıştı.. "üzülme gelir şimdi."
Akel'in mutfağa girmesiyle bakışlarımızı ona çevirdik" Kıvırcığım, dayın nerde?"
"Odasında, ağlıyor.."
"Of! Çok kırdım onu."
Eylül'ün elini okşayarak mutfaktan çıkıp, Melih'in odasına adımladım..
Kapıyı bir iki kez vurarak içeri girdim. "Melih, kardeşim?"
Yuh Melih!
Her yerde peçete ve çikolata kabukları vardı.
Hayır! Bu kadar kısa bir sürede depresyona girmiş olmazdı değil mi?
"M-Melih?"
"Seni sevmiyoooğrum artık! Yalana dolana baktık.."
"Ne oluyo lan?"
"Ele nispet gülüşler, günü dolmuş vaatler. Bana uymaz git yazık!"
"Yuuh! Bu nasıl bir abartma?"
"Sus abi! Daha fazla konuşma."
Bu ne yaşıyor hâlâ anlamış değilim?
Yavaşça yanına geçip oturdum. "Topla şu sümüklü peçetelerini!"
Bana alayla bakmış ve bir yeni peçete alarak inadıma yapar gibi burnunu silmişti.
"Melih.. abicimmmm sen iyi misin?"
"Sence?"
"Peki normal misin?"
"Yoooğ anormalim."
Bana yaklaşmış ve başını göğsüme yaslamıştı "Abi! Ben seni çok seviyorum, sen beni sevmesende."
"Ne alaka lan?"
Geri çekilmişti"Bak ağlıyorum!"
Kahkaha atarak yaklaştım "Görüyorum Melih!"
"Senin için ağlıyorum ama.."
Bir peçete daha alarak göz yaşlarını silmişti.
Ben şu an ne izliyorum ya! Tövbe estağfurullah.
Melih'i sarsarak bağırdım" Oğlum kendine gel lan!"
Ağlamaya devam ederek yastığının üstündeki çikolatayı göstermişti" Şu albeniyi bana versene abi?"
"Al lan al!"
Çikolatayı verip ayaklandım. "Kalk hadi sende."
"Banane!"
"Kalk bak sana ıslak kek yapacağım!"
"İstemiyorum! Ben çocukça davranıyormuşum ya."
Ellerimi sertçe saçlarımdan geçirip eğildim. "Bak abicim.. ben onu bir anlık sinirle söyledim."
"Ama söyledin!"
"Of evet ama o an çocukça davrandın."
"Ben buyum abi! Tamam mı?ben buyum."
"Peki abicim ben sana bir şey demiyorum. Hadi şu depresyondan çık artık?"
"Beni yalnız bırak abi!"
"Off Melih!"
Ne kadar konuşsam da şu an beni anlamak istemiyordu..
Başımı iki yana sallayarak odadan çıktım.
Eylül 'de hemen kapının önündeydi" Bera, çok mu ağlıyor ki?"
"Baya kırılmış bana ki depresyona girmiş bir de!"
"Ne?"
İkimizde birden kahkaha atmıştık..
Ah Melih ah..
18.09.2022
ŞİMDİ OKUDUĞUN
kahverengi
SpiritualSaate baktığımda ders çoktan bitmişti, Akel'e dışarı çıkacağımı söyleyip derslikten çıkmıştım. Fakültenin bahçesine çıkmadan önce kantine doğru yürüyüp bir kahve aldım ve ilerledim. O sırada hahverengi başörtülü bir öğrenci kitabını düşürmüş ama fa...
