Islak yolda resmen sırıtarak yürüyordum. Kahverengi'min erik gözlüsüydüm ben...
Evin önüne geldiğimde hiç beklemden zili çaldım.
Elim ıslak saçlarıma giderken kapı açılmıştı.
"Abi! Allah'ım, ıslanmalara doyamıyor bu da."
Elimi indirerek Melih'e sırıttım. "Islanmak güzel şey..."
"Kafayı yedin herhalde, bunun sonunda hasta olmakta var!"
"Ya sonbahar yağmuru bu, bir şey olmaz."
Melih bana onaylamaz bir bakış atarken, elimi yüzüne koyup ittim.
"Abi! Islak ıslak dokunma bana ya."
Odama gidecekken durdum. "Böyle olmadı ben en iyisi sana bi de sarılayım kardeşim."
"N-ne? Sakın!"
Melih'e dönerek sırıttım ve kollarımı açtım.
"Abi bi git! Senin yüzünden hasta olamam."
Kahkaha atarak yanına koştum ve sımsıkı sarıldım. "Canım kardeşim benim."
Melih kollarımdan kurtulmaya çalışsa da başarılı olamamıştı.
"S-sen ne dedin? Kafanı bir yere çarptın herhalde. Bana böyle bir şey hiç demezsin çünkü."
Melih'i bırakıp arkamı döndüm. " Sana böyle demem için bir şey mi olması gerek?"
Başımı iki yana sallayıp gülerek odama geçtim.
"Abi!"
"Hı?"
"Önce bir oturma odasına gelseydin?"
"Neden?"
"Sen bi gellll."
Seslice oflayarak girdiğim odadan geri çıktım. Melih bana sırıtırken oturma odasına geçmiştim bile. Gördüğüm kişiyle gözlerim kocaman açılmıştı... "A-anne?"
"Fatih'im! Bu halin ne oğlum?"
Gülümseyerek hızla yanına geçtim ve sımsıkı sarıldım. "Ah annem, seni çok özledim."
"Bende seni çok özledim oğlum."
Geri çekilip annemin elimi tuttum." Haber verseydiniz sizi almaya gelirdim."
"Aradık ama duymadın sanırım?"
"Çok önemli bir işi varmış demek ki? Neyse ki ben varım."
Melih'e bakıp kaşlarımı çattım. Bi de sırıtıyordu!
Tekrardan anneme döndüm. "Babam nerde?"
"Eniştenle namaza gittiler. Gelirler az sonra."
Başımı sallayıp annemin yanağından uzunca öptüm. Annem ise beni iteleyip yüzünü silmişti" Öpme şöyle ıslak ıslak!"
Annemin böyle demesiyle bir kez daha yaklaştım ve hızla öpüp ayaklandım. Ben koşarken annem ayağındaki terliği kafama atmıştı.
"Ah benim anam işte. Uf be ne güzel attın kız!"
Bu Melih insanı delirtirdi!
"Çok konuşma da, getir şu terliğimi. Daha senin de kulağını çekeceğim."
"Ben ne yaptım ya!"
Melih ağlamaklı sesler çıkararak yanıma gelmiş ve bana sinirle bakarak terliği almış, annemin yanına geçmişti. Bende kıkırdayarak odama geçmiştim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
kahverengi
SpiritualitéSaate baktığımda ders çoktan bitmişti, Akel'e dışarı çıkacağımı söyleyip derslikten çıkmıştım. Fakültenin bahçesine çıkmadan önce kantine doğru yürüyüp bir kahve aldım ve ilerledim. O sırada hahverengi başörtülü bir öğrenci kitabını düşürmüş ama fa...
