.
.
.
.
.
.
.
.
"Okul yanıyor!!" Milasın sesli şekilde söylediği şey ile ikimizde yavaş yavaş öksürmeye başlamıştık.
Her yer dumandı.
Biz bunu nasıl farketmemiştik? Ateşler bu odaya henüz gelmemiş olsada içimi bi korku kapladı.
Milas aceleyle çantasından bir şey alıp yanıma geldi ve elimi tuttu. "Elimi sakın bırakma tamam mı?" Gözlerimi kısmış ona bakarken kafamı olumlu anlamda salladım.
Dumandan dolayı gözlerim yanıyordu ve ikimizde öksürüp duruyorduk.
Camın birini açıp derin derin nefes aldık "alevler buraya gelmeden çıkmamız lazım" Milasa bakıp onayladım.
Kapıdan çıktığımızda koridordaki alevlerle Milas bi süre durdu ama sonra dikkatli bi şekilde yürümeye devam etti.
Aklıma Urazların gelmesi ile birden durdum, ben durunca Milasda durmuştu. "Urazgil kütüphane-" devamını getiremeden öksürmüştüm.
"Kütüphane bi alt katta, onlar çıkmıştır" kararsızlıkla ona baktığımda "aşağıya inince yardım isteriz zaten, korkma" mecburen onayladığımda hızlı adımlarla aşağı indik.
En alt kata indiğimizde alevlerin burada daha fazla olması işimizi zorlaştırdı. Artık zar zor nefes alırken Milas bana döndü "iyi misin" onunda zor nefes aldığı aşikardı. Şu an aklımdan geçen tek şey Urazgilin iyi olup olmadığıydı.
Elimle alevlerin gelmediği bir tarafı gösterdim "bu taraftan" gösterdiğim yere bakarak hızlıca ilerlerik ve kapıdan çıktığımızda koşup okuldan biraz uzaklaştık.
Bahçeye geldiğimizde ikimizde yere çöküp nefes almaya çalışırken Annemin korku dolu sesini duydum "Aleda! İyi misiniz?" kafamı kaldırdığımda Annemlerin geldiğini gördüm.
"İyiyim" deyince annem rahat bi nefes alıp gözyaşlarını silmişti. Atlas yanımıza geldi "diğerleri nerede?" Telaşla sorduğu soru ile etrafıma bakındım ve ellerimi yere dayayarak ayaklandım "gelmedilermi?" Korku dolu soruma yutkundu.
Kalbim korkudan gümbür gümbür atarken sol gözümden bi damla yaş aktı. Milas yanıma geldi "itfayeyi aramışlar, birazdan burda olurlar ve onları çıkarırlar tamam mı?" Atlas abim arkasına dönüp bir taşa tekme attı "nerede kaldı bunlar!"
Daha fazla düşünmedim. Aklıma ilk gelen şeyi asla şüphe duymayarak, aklıma geldiği an yaptım.
Arkamı döndüm ve okula doğru var gücümle koştum "Aleda!" "Aleda dur!" "Kızım bekle!" Gibi bi kaç söze aldırmadan Uraza ve diğerlerine bir şey olma düşüncesi ile okuldan içeri girdim.
Biz ilk başta 3.kattaydık yani Milasın söylediğine göre kütüphane 2.katta kalıyordu. Bi kaç tahtanın üstünden atlayarak merdivenlere ulaştım ve yavaş, dikkatli adımlar ile 2.kata çıktım.
Kütüphane kapısının önüne geldiğimde kapıyı nasıl açacağım hakkında hiç bir fikrim yoktu. Birinin karnımdan sarılıp beni hafif çekmesi ve kolunu siper etmesi ile üzerimize alev parçası düşmesi bir oldu.
Korku ile arkamı döndüğümde beni çekenin Milas olduğunu gördüm. Arkadan Atlas abimde gelmişti.
Atlas abim karşıma geçti "aklını mı yitirdin sen!" Bana bağırması ile gözümden bi kaç damla yaş düşmesi bir olmuştu. Bana sarıldı "tamam bir şey demedim" sakince söyledikleri ile ağzımdan bi hıçkırık koptu "Uraz.."
Milas "kapı kilitli" diye sinirle konuştu, kapının olduğu taraf alevlerle kaplıydı.
Atlas abim ayağı ile kapıya bi kaç tekme attıktan sonra kapı kırılmıştı "Uraz!" Diye seslenerek alevlerin umursamadan kapının üzerinden atlayarak içeri girdim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Olmayan Hayat
Literatura FemininaAbilerim kurgusu! Berbat bir hayatım vardı demek isterdim ama benim berbat denilebilecek bir hayatım bile yoktu. Benim farkım buydu, herkesin hayatında kötü olan bir kısım vardır, oysa benim bir hayatım bile yoktu... Geçmiş yaralıdır, geçmiş her zam...
