Jungkook
Yolda giderken gördüğümüz düz çimenlik bir alana geçip oturduğumuzda onun nasıl bir bahanesi olabilir diye düşünüyordum. Taehyung yere oturup bağdaş kurduğunda yanına geçip dizlerine yattım. O saçımı okşamaya başladığında gözyaşlarımı silsem de yenileri ekleniyordu.
Onu o kadar özlemiştim ki, yerimde kim olsaydı gurur yapar, onun yüzüne bile bakmazdı. Ama anlatacakları vardı ve onu dinlemeden çekip gitmenin bi mantığı yoktu. Taehyung konuşmaya başladığında dikkatimi ona verip sessizce dinlemeye başladım.
"Jungkook, 1.5 yıl boyuca uyutulmuşum. Yani sen benim öldüğümü öğrendiğin gün babam beni kaçırıp buraya, Amerika'ya getirmiş. Ben bunu aylar önce öğrendim. Babam bana senin beni unuttuğunu söyledi. Başta inanmadım fakat birkaç fotoğraf gösterdiğinde beni gerçekten unuttuğunu düşündüm. Şuan da öyle mi bilmiyorum ama ben seni hep seveceğim. O kadar özledim ki o gülüşünü, sesini, yüzünü ve inanır mısın şu gözyaşlarını bile çok özledim."
Kurduğu cümleler beni şoka soktuğu kadar da ağlatıyordu. Yavaşca başımı kaldırıp kucağına oturdum. Ellerini yüzüme koyup gözyaşlarımı silmeye başladığında ben de yüzüne yaklaşıp yanaklarını öptüm.
"Hayatımda kimse yok Taehyung. Senden sonra bir ölü gibiydim. Sadece Jimin ile konuşuyordum. Ben de bi kaza geçirdim. İyileşmem aylarımı aldı. Daha sonra mesleğime devam edip işleri büyüttüm."
"Sen Amerika'ya neden geldin?"
"Dediğim gibi işlerim büyüdü. Ama iyi ki de gelmişim. Eskisi gibi olabilecek miyiz?"
"Oldururuz."
Gülümseyip ilk başta da benim yaptığım gibi yüzüne yaklaştım ve dudaklarına kapandım. Gözlerimi kapattığımda bana karşılık vermeye başladı. Ellerimi boynuna sardığımda o da kollarını belime dolayıp beni kendisine biraz daha çekti. İçimde ki tüm özlem ile onu öpmeye devam ediyordum. Nefes almak için yavaşça ondan ayrıldığımda ağladığını gördüm.
"Yapma. Senin ağlamana dayanamam."
"Ben senin ağlamalarına dayanabiliyo muyum sanıyorsun?"
İkimiz de sırıtarak ağlamaya başladığımızda başımı göğsüne koyup acıyan ve yorgun olan gözlerimi kapattım. Dakikalar sonra uyku beni kendine çektiğinde huzurlu bir şekilde ona daha da yakınlaşarak kendimi bıraktım.
_________
"Sikir git! Ne yapacağıma karışamazsın artık."
"Sana benimle geliyorsun dedim."
Sesli bağırışlar ile uyandığımda içeriden Taehyung'un, kapıda babası ile kavga ettiğini gördüm. Hemen geri çekilip muhattap olmamak için yatağa oturdum ve beklemeye başladım.
Daha sonra kapı çarpma sesi geldiğinde derin nefes alıp verdiğini duydum. Birden sinirle bağırıp bir vazoyu düşürüp kırdığında yerimde korku ile sıçradım. Ellerimi kulaklarıma götürüp ağlamaya başladım.
Dakikalar sonra Taehyung içeriye telaşla girdiğinde hemen önümde diz çöktü ve ellerimi tutup sakince konuştu.
"Özür dilerim bebeğim. Korktun mu benden?"
Kafamı sağa sola sallayıp gözyaşlarımı sildim. Taehyung ayağa kalkıp yanıma oturdu ve hızla beni kendisine çekti. Ben de kollarımı beline sarıp ağlamamak için kendimi tuttum. Dakikalar sonra Taehyung benden ayrılıp elimi tuttu ve beni mutfağa götürdü.
Olaylardan sonra şuan da çok lüks bi evde olduğumuzu fark ettim. Burası Taehyung'un evi miydi?
"Yeter bu yaşadıklarımız. İkimiz de Kore'ye dönüp ayrı eve çıkalım. Artık bize kimse karışamaz. Sen de ağlama lütfen. Yaşattıklarım için çok özür dilerim. Neden böyle yapıyorsun anlamıyorum. Bağır bana, kız, vur, tokat at. Yeter ki bi tepki ver. Kalbin o kadar temiz ki. Seni hiç haketmiyorum."
Son cümlesini duyduğumda omzuna vurup kaşlarımı çattım ve ona sinirle bakmaya başladım.
"İşte şimdi bi dayağı hakettin."
"Eyvah"
Taehyung evin için de kaçmaya başladığında ben de sinirle onu kovalıyordum. Dakikalardır koşuşturuyorduk ve bir türlü yakalayamamıştım. En sonunda Taehyung kendisini koltuğa atıp derin nefesler almaya başladığında hızla üstüne çıktım.
"Yakaladım!"
"Affet beni lütfen. Bi daha demiycem söz."
Kafamı sağa sola salladığımda Taehyung belimden tutup tek seferde beni altına aldığında şaşkın gözlerle ne yapmaya çalıştığına bakıyordum.
"Affetmiyorsun öyle mi?"
Şaşkınlığı üstümden atıp gururla gülümseyip başımı salladım.
Anında beni gıdıklamaya başladığında kahkalarla gülüyordum. Neredeyse nefes alamıyordum.
"T-taehyung!!! Tamam dur. Affetim"
O durmayıp daha çok gıdıkladığında zar zor kendimi kaldırıp dudağına yapıştım. Kolları birden durduğunda şaşkın bir şekilde gözlerime bakıyordu. Kendimi geri çekip tekrar yattığımda Taehyung sinsice gülümseyip tekrar yüzüme yaklaştı.
"Demek beni kandırdın ha?"
"Y-yoo"
Yaklaşıp dudağıma minik bir öpücük kondurdu. Üstümden yavaşca kalkıp derin bir nefes aldı kafasını sağa yatırıp yüzüme gururla baktı.
"Gece görüşürüz."
"Taehyung!!!"
Hızla elime gelen minderi ona attığımda gülerek içeriye kaçtı. Ben de o sırada kumandaya uzanıp televizyonu açtım. Netflix'e girip bir kaç film baktım ve korku kategorisine girdim. Filme tıklayıp durdurdum ve Taehyung'u bekledim. Elinde cips ve içecekler ile döndüğünde açlığımı bile unutup gülerek yüzüne baktım. Taehyung kapıyı kilitledi, perdeleri kapattı ve yanıma geldi. Saat akşam 6 7 civarlarıydı.
"Korku mu?"
"Hmhm"
"Korkarsın sen olmaz."
"Ben bebek değilim."
"Evet öylesin."
Gözlerimi devirip arkama yaslandığımda kollarımı önümde birleştirdim. Taehyung kumandayı alıp filmi başlattığında kolunu omzuma atıp beni kendisine çekti. Ben de başımı omzuna koyup filmi izlemeye başladım.
1 saat sonra film bittiğinde ciddi anlamda çok ama çok korkmuştum. Ekrana birden birşeyler çıkıyordu ve filmin konusu çok gericiydi. Taehyung sofrayı kaldırıp yanıma geldi.
"Jungkook! Kime diyorum"
"He, ne?"
"Korkmadığına emin misin? Dakikalardır haraketsizsin."
"K-korkmadım ya."
"Tamam öyle olsun. Hadi uyuyalım."
Başımı sallayıp koltuktan kalktım ve ağır ağır içeriye yürüdüm. Oda karanlık olduğu için içeriye giremeden koridorda bekledim.
Taehyung arkamdan gelip kollarını belime sardığında yerimde sıçradım.
"Sakin ol benim."
Derin bir nefes alıp ikimiz de içeriye geçtiğimiz de Taehyung ışıkları açıp yorganı kaldırdı.
Yavaşca ilerleyip yorganın altına girdim. O da yanıma yattığında hızla yaklaşıp kollarımı beline sardım ve yüzümü boynuna gömdüm.
"Hani korkmuyordun."
"Tamam korkuyorum. Dalga geçme."
Gülerek beni kendisine çekti ve sıkıca sarıldı. Derin bir nefes alıp yan masadan birşeye uzandı ve kumanda ile ışığı kapattı. Yüzümü daha da fazla boynuna gömüp iyice ona yaklaştığımda gülerek tekrar kollarını bedenime sardı.
"Sen uyuyana kadar ben uyumam merak etme."
Bana fazlasıyla güven verdiği için gözlerimi kapatıp kendimi uykuya bıraktım.
•
•
•
ŞİMDİ OKUDUĞUN
7020 // Taekook
FanfictionGece uyuyamadığı için omegleye giren Jungkook, karşısına çıkan çocuğa aşık olur. Fakat mesafeler istedikleri zaman buluşmalarına engeldir. Bu da yetmiyormuş gibi dünyaya bir virüs yayılır.
