15.Bölüm

773 38 4
                                        

Selamlarrr. Nasılsınız? 

Umarım iyisinizdir. Yorum yapmayı ve oy vermeyi unutmayın.

İyi okumalar...❤



İyi günler ve kötü günler olacaktı. Bugün sadece kötülerden biriydi; yoldaki bir dönemeçti, atlatılacak ve hayatta kalınacaktı.

-Jojo Moyes

-15.BÖLÜM-



İlahi Bakış Açısı

"Efendim, günlerdir aramadığımız yer kalmadı. Yemin ederim her yere baktık ama Alçin Hanım yok." dedi genç adam korkuyla. Doğruyu söylüyordu, bir haftadır Alçin'i aramadıkları şehir kalmamıştı.

Yüzüne gelen sert yumrukla genç adam kendini yerde buldu. "Ne demek lan yok! Bulacaksınız, fare deliği de dahil her yere bakacaksınız!" dedi Cihan kükreyerek. Günlerdir gözüne uyku girmiyordu. Koskoca bir hafta olmuştu ve sevdiği(!) kadını bulamıyordu. "Size boşuna para ödemiyorum ben!" dedi ve önünde sürü halinde 150'den fazla adama baktı. 

"Hepinizin ailesi, çocuğu, karısı veya sevdiği birileri var. Size bir hafta müddet veriyorum, ya Alçin'i bulursunuz ya da hepiniz, o çok değer verdiğiniz insanların ölümüne şahitlik edersiniz! Seçim sizin!" dedi sinirle. Önündeki adamların hepsi kafasını sallayarak Cihan'ı onayladı. İşin ucunda sevdikleri vardı, Alçin'i bulacaklardı. Çünkü karşılarında öfkeden elleri titreyen, gözleri kan çanağına dönmüş, acımasız bir adam vardı. 

Hepsi de Cihan'ın söylediği şeyleri yapacağına adı kadar emindi.

Cihan sinirle eve girdi ve merdivenleri kullanarak Alçin'in odasına ilerledi. Yorgunluk tüm bedenini esir almıştı fakat uyumak onun için son seçenekti. Alçin'in dolabından bir tişört alarak yatağa uzandı. Elinde tuttuğu tişörtü burnuna götürerek kokusunu içine çekti. Zambak ve vanilya karışımı kokuyla burnunun direği sızladı. O an her yeri yakıp yıkarak ağlamak istedi. 

Kadınını, sevgilisini özlemişti. Ne kadar Alçin ondan nefret etse de, Cihan da bir o kadar çok onu seviyordu veya öyle sanıyordu. Cihan, bazen Alçin'e karşı hissettiği şeyin bir takıntı olup olmadığını sorguluyordu fakat onun için hızlanan kalbinin sesini duyduğunda ise bu düşünceden hemen vazgeçiyordu.

Aslında beni sevmeyi denese, bir kere bana sarılsa ya da bana bir kere tebessüm etseydi... diye düşündü Cihan. Alçin onun için bambaşkaydı ama Alçin onu istemiyordu. Alçin onu sevmediğini defalarca söylese de Cihan bunu kabul edemiyordu. Yattığı yerden doğrularak kalktı.

Üstündeki beyaz gömleği çıkararak lacivert gömleğini giydi ve ceketini alarak evden çıktı. Bir an önce Alçin'i bulmak istiyordu. Hem onu deli gibi seven hem de ona zarar veremeden duramayan biriydi. Alçin'i bulduktan sonra onu öldürecekti belki ama yanında ölsün istiyordu.

Evden çıkarak arabasına bindi. Günlerdir şehir şehir Alçin'i arıyordu fakat Alçin yoktu. Kendi imkanıyla kaçamayacağının farkındaydı ama kim ona yardım etmişti? İşte bu soru Cihan'ın beynini kemiren bir soruydu. Fazlaca düşmanı vardı ve biri ona yardım etmiştir diye düşünüyordu fakat öyle olsaydı, düşmanları çoktan Cihan'a şantaj yapmak için bu kozu kullanırdı.

Sonsuz KaranlıkBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin