21.Bölüm

620 47 7
                                        

Selamm. Nasılsınız?

Umarım hepiniz iyisinizdir.

İyi okumalar...❤ 



"En güçlü savaşçılar, sabır ve zamandır."

-Lev Tolstoy



21.BÖLÜM



Gözlerimi zorlukla açtığımda nerede olduğumu kavrayamadım. En son uçakta olduğumuz için bu odayı anımsayamamıştım. Üstümdeki örtülmüş battaniyeyi kenara çekip yataktan kalktım. İlk defa kesintisiz uyumanın verdiği enerji vardı üstümde fakat içimde korku da vardı. Ya şuan Rusya'da değilsem?

Etrafa bakınırken komodinin üstündeki annemin günlüğü, sigara paketi ve çakmağı görmemle rahatladım. Çakmak Ahu'nundu. Hem zaten şuan Cihan'ın yanında olsaydım büyük ihtimalle dövülerek uyandırılırdım. Yavaşça camın kenarına geçerek dışarıya göz gezdirdim. Yeni yeni hava aydınlanıyordu ve bahçe inanılmaz güzel görünüyordu. Dışarıyı seyre dalarken karnımın guruldama sesi kulaklarıma doldu. Bilmediğim bir evde olduğum için aşağı inip bir şeyler hazırlayamazdım. Bu yüzden yatağıma uzandım tekrar.

Yatakta ne kadar rahat olsam da karnımın guruldaması artmıştı. Homurdanarak yataktan kalktım. Odanın kapısını sessizce açıp çıktım. Kimsenin uyanmasını istemiyordum, sırf karnım acıktı diye insanları uyandırmam büyük ayıp olurdu. Koridorun sonunda gördüğüm merdivenlere doğru ilerlemeye başladım fakat iki tane merdiven vardı. İkisi de aşağı iniyordu.

Neden iki merdiven vardı ki, bir tanesine sığamıyorlar mıydı?

Merdivenleri bitirdiğimde etrafa bakındım. Evin içi o kadar görkemli ve lükstü ki ağzım açık kaldı. Hayatımın sonuna kadar çalışıp biriktirsem bu evi almayı bırak, duvardaki tabloya bile sahip olamazdım. Görmemiş gibi etrafı incelerken -ki görmemiştim- biri bu halimi görmesin diye hızla yüz ifademi düzelttim. Yavaş yavaş hem mutfağı aradım hem de etrafı inceledim. O kadar lüks bir evdi ki, ağzımı kapalı tutamıyordum. 

Ağzım açık etrafı inceleyerek yürürken gözüme çarpan mutfakla gülümsedim. Mutfak da bütün görkemi ve modernliğiyle mükemmel görünüyordu. Gördüğüm tek yer uyandığım oda, koridor, merdivenler ve mutfaktı. Salonu falan gördüğümde düşer bayılırdım herhalde.

Mutfak ferah ve ışıl ışıldı. Kocaman, altın renginde bir avize büyük tavanda asılıydı. Bir an avizenin altın olabileceğini düşünmedim değil. Alt dolaplar beyazdı ve kulpları altın rengindeydi. Üst dolapların da kulpları altın rengiydi fakat dolaplar camdı. Tezgahın üstü de beyaz ve altın rengi çizgiler vardı. Mutfak çok büyüktü, rahat bir yirmi kişiden fazla insan sığardı buraya. Mutfağın tam ortasında tezgah gibi renge ve çizgilere sahip masa vardı. Bu mutfak saraylardaki mutfaklar gibiydi. 

Mutfağı incelemeyi bitirip buzdolabı aradım etrafta fakat koskoca mutfakta buzdolabı yoktu! Saray mutfağına benziyordu fakat buzdolabı yoktu! Karnımın guruldamasıyla sıkıntıyla iç çektim. Ne yapacağımı bilemeyerek masanın sandalyesini çekip oturdum.

Sonsuz KaranlıkBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin